• 15 Ekim 2018, Pazartesi 13:54
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

Hedef Saptıran Sapkınlar

Fetö örgütünü benzeteceksek eğer, tarikat ve cemaat yapılanmasına değil, olsa olsa  masonik bir yapıya benzetebiliriz.
Hani vin-vin ilkesiyle hareket eden masonlara.
Bir zamanlar bu ülke insanlarına mason olursanız siyasette, bürokraside, ticarette kapılar size açılır dendi, Fetö örgütü mensuplarını da aynı şekilde ikballere kavuşma vaadiyle yapı içine devşirdiler.

Fetö'nün masonik yapıdan farklı olarak algılanamayan planı, kendi nüfuzunu genişletirken beyinlerini iğfal ettiği zeki gençleri, gelecek Türkiye inşaası için gerekli olan kurumları ele geçirmeye yönelik eğitim aldırmasıydı.

Yani; ülke güvenliğini elinde tutan asker ve polis bürokrasisi için polis kolajlerine, savcı ve hakim kadroları için hukuk fakultelerine, kaymakam ve valilik kadroları içinde Siyasal Bilgilere yönlendirdi.
Çok zeki gençleri tıp veya diğer revaçta dallara bilakis yollamadılar.

Ve bu uzun süreçte siyasilerle arasını iyi tutarak, onlarla her fırsatta teşriki mesai tesis ederek kendisine bir nüfuz alanı da oluşturdu.

Adeta dokunulmazlık zırhı elde etti.

Maalesef bugün yine devlet içinde sızmış olan, hatta devlet bürokrasisinin en tepe noktasında köşe başlarını tutmuş olan mezhepsiz ve reformist bir kadro; devlette görev almaktan kılık kıyafet sebebiyle uzak duran tarikatları hedef göstererek ikide bir kendilerine alan açmaya çalışıyorlar.

Bilhassa kılık ve kıyafet konusunda sünnete uyduklarını söyleyerek devlette görev almaktan kaçınan Menzil ve İsmailağa yapılarını hedef göstermek tam anlamıyla hedef saptırmaktır. Bu mezhepsiz ve reformist tayfanın borazanlığını yapanlarında cahilliğinin ve aptallığının tescilidir.
Bu iki cemaat mensupları Türkiye'nine yaygın eğitim oranı az yapılarıdır.
Üstelik cemaat mensuplarının bilerek ve yönlendirerek çocuklarını yukarıda saydığımız okullara yönlendirdiklerine dair elde veri yoktur.

Bu yapıların Fetö gibi devlet içinde örgütlendiklerini ve gelecekte tehdit olacaklarını iddia etmek; cemaat ve tasavvuf hakkında bilgi sahibi olmamayı bırak, zahmet edip bu yapıları hiç tanımamaya gayret etmediğinin de göstergesidir.
Sağlık Bakanlı'ğından iki hastane açma izni  aldı diye, Tarım Bakanlığı'ndan iki hayvancılığı destekleme kredisi aldığı için bu yapıların devlet için tehdit oluşturacağını iddia etmek, Türkiye'd eki dini oluşumları, tarikat/tasaffuf geleneğini hiç bilmemek demektir.

Bu cemaatlere mensubiyetim yok.
İçlerinde bazı ifrata kaçan hareketler ve sözler edenler olsa da , ehl-i sünnet itikadında tarikatlardır ve bu yüzden muhabbetim vardır.
Ayrıca;
Dinin sabitelerine saldırıldığı, sünnet ve hadis düşmanlarının devlet eliyle palazlandığı, reformistlerin televizyonlarda her gün zehirlerini akıttııkları, İlahiyat fakultesi kürsülerini işgal etmiş, oryantalist ağızlı profesörlerin halkı zehirlemek için her gün devlet imkanlarıyla kitap yayınladıkları bir dönemde bu iki gariban tarikat mensuplarına saldırmak, ya birilerinin dolmuşuna bilmeden binmek ya da bilerek hainane garazkar olmaktır.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


İbrahim İbrahim 16.10.2018 07:40

Kaleminize, kelamınıza sağlık...

m oz m oz 16.10.2018 09:31

Allah cc gani gani razı olsun, büyüklerden birinin duası ile " zatının, sıfatının,esmaının,efalinin hudutsuzluğunca" ehli sünneti böyle savunan ve delalet ehlini faş eden sizlerden razı olsun

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık