• 03 Ekim 2017, Salı 23:20
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

HALÂ HER YERDELER

15 Temmuz sonrası tutuklanan ve ihraç edilen Fetö örgütü mensubu veya iltisaklısı binlerce kişiye rağmen halâ bu örgütün sindirilememiş olması, cüretkarlıklarına ilişkin sağda solda duyduğumuz haberler bizi yılgınlığa düşürmemeli, bilakis bu yapının nasıl toplumun her yerine sirayet ettiği ve ciddi bir mücadele gerektirdiğine inandırması gerekmektedir.

Adli ve güvenlik mücadelesi yanında bu örgütün kurduğu girift ilişkiler deşifre edilmeli, bunları bir birine bağlayan manevi halkalar üzerinde de çalışmalar yapılmalı.

Yoksa sadece adli yargıyla bu örgütün su üstündeki unsurlarını geriletebilirsiniz.

Ayrıca; cezaevine konmuş ya da meslekten ihraç edilmiş olanların hiç birinin bu örgüte mensup olmaktan dolayı bir pişmanlık duyduklarına dair emareler olmadığı gibi beyanları da hiç yok.

Çok çok konuşurken zikrettikleri; “Eğer kim zulum ediyorsa, kim yanlış yapmışsa onu helak etsin” gibi yuvarlak ifadeler kullanıyorlar.

HDP’li vekillerin kamuoyu önünde PKK eylemlerini kınarken kullandıkları muğlak ve her yöne çekilebilir ifadeler gibi.

Mide bulandırıcı.

Ve kendilerini çok zeki, el alemi aptal sanan kibirli üstenci bakışın yansıması sadece.

Bugün Konya’dan bana yazan bir annenin yaşadıkları bunların hala korkmadan örgütlü çalışmaya devam ettiklerini gösteriyor.

Bu annenin kızı 17-25 Aralık öncesi bir pansiyonda kalıyor. Bu pansiyon Fetö’cü yapıya ait. Tabi Cumhurbaşkanı’nın çocuklarınızı alın çağrısıyla bu pansiyondan ısrarlara rağmen kızlarını alıyorlar.

15 Temmuz sonrası bu pansiyonda müdürlük yapan bir kadın içeri alınıyor ve halen tutukluluğu devam ediyor.

Tabi pansiyonda kalan öğrencileri 6 ay önce ifadeye çağırıyorlar. Kızını da.

SEGBİS sistemiyle savcılığa ifadesine veren kız, kendisine gösterilen müdürü teşhis edip; “Evet müdürümüzdü” diyor.

İşte bu anneye bugün 2 kadın gelip kızının ifadesini değiştirmesini, "arada gelirdi ama ben pek bilmiyorum" gibi bir ifade vermesini tembih ederler.

Anne; “Kızım ifadesini değiştirmez, savcılığa bunun için gitmez” deyince de;

“Gidecek, gidecek” deyip çıkarlar.

Tabi büyük ihtimal dosya mahkemeye intikal ettiği için avukatları vasıtasıyla ifadelerden haberdar oldular ve kadını yakan ifade sahiplerine baskı ve tehdit yapıyorlar.

Gelen iki kişi tutuklu Fetö’cü ablanın yakınları da olabilir.

Ya da örgüte mensup birileri.

İsim bırakmışlar ama büyük ihtimal isim sahtedir.

Telefon zaten bırakmamışlar.

Şimdi buradan anladığımız, bu örgütün haberleşme ve dayanışma kısmı aynen devam ediyor.

Zaten gelenlerden birisi adını zikretmediğimiz Ereğli’deki o pansiyonun halkla ilişkileriyim demiş.

Büyük ihtimal örgüt mensubu.

Ve halâ bunlar korkmadan, bizi şikayet eder örgüt üyeliğinden alırlar diye düşünmeden, 4 kızıyla yaşayan bir anneyi tehdit etmekten geri durmuyorlar.

Onun için bütün mekanizmalardaki etkili ve yetkili devlet görevlilerine sesleniyorum.

Ne olur; Sayın Cumhurbaşkanı’nın gösterdiği kararlılığın %1’ini bari gösterin.

Cesur olun…

Bir gün devran dönerse (Allah korusun) yemin ederim; “ biz zorla yapıyorduk, diktatör bizi rehin aldı” gibi salaklıklarınıza itibar eden olmayacaktır.

Ne şiş yansın ne kebab tarzı idare-i maslahatçılıktan vaz geçin.

Şu CIA güdümlü Pensilvania papazının örgütünü tarihe gömelim…

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık