• 16 Ağustos 2017, Çarşamba 22:09
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

HACI ABDÜLGAFFAR VEYA HOLLANDALI MÜFTÜ

HACI ABDÜLGAFFAR VEYA HOLLANDALI MÜFTÜ


Chiristian SNOUCK-HURGRONJE 1857 yılında Hollanda’da doğru.

Leiden Üniversite’sinde eğitim gördü.

Öğrenimi sırasında Arapça, İbranice, Latince ve Süryanice, Aramice gibi dilleri öğrendi.

O devrin en büyük oryantilistleri Nöldeke ve Gldziher’den ders aldı.

Hollanda’nın Cidde konsolosluğunda görev alarak Cidde’ye gitti.O yıllarda Hollanda Endonezya’da ki adaları sömürgeleştirmeye başlamış, ve büyük bir kısmında da başarılı olmuştu.

O yıllarda ki dönemin Osmanlı Valisi Osman Paşa ile görüşüp Müslüman olmak istediğini belirtmiş, sünnet olup “Abdülgaffar “ adını alarak kendisine Osmanlı kimliği de verilmiştir.

Müslüman olduğunu söyleyerek dönemin yöneticilerini ikna eden Hollandalı Hungronje, yeni adıyla Abdülgaffar’a Mekke’ye girmenin yolları da açılmış oldu.

Hiçbir oryantalistin o güne kadar başaramadığını yapmış oldu böylelikle.

Ve 6 ay Cidde’de 6 ay Mekke’de kalarak 1884-85 yıllarını orada geçirmiş, bulunduğu dönemde hac ve eğitim için gelen Endonezya’lılarla ilişkiler kurmuş, onların yerel dillerini ayrıntılı bir biçimde öğrenmiştir.

İşte bugün internette dolaşan Mekke ve Cidde resimleri bu sahte Müslüman, oryantalizmin babalarından sayılan Abdülgaffar tarafından çekilmiştir.

Ayrıca; İslamiyet, Mekke ve orya gelen Cava’lı yani Açe ve Endonezyanın diğer adalarından gelen insanlarla ilgili sosyolojik bilgiler veren “Mekke” adlı eserini yazmıştır.

Bu eser Batı’lı birinin İslam’ın kutsal topraklarıyla ilgili ilk eser olması bakımından da Avrupa’da büyük ses getirmiştir.

Daha sonra Fransızlar ve Almanlar arasında ki bir tarihi eser kaçakçılığı sebebiyle Fransız Gazetelerinde adı çıktığında ve kendisinden ders almak istediği bir Açe’li din aliminin onun maksadını anlayıp Osman Paşa’ya şikayeti sonucu Mekke’yi değil, Arabistan’ı terk etmesi istenmiştir.

Hollanda Endonezya adalarında en büyük direnci, Müslüman Açel’lilerden görmeye başlamış, uzun yıllar bu savaş sürmüştür.

İşte Arabistan’da deneyim kazanan “Hacı Abdülgaffar” efendi’nin yeni rotası 1891’den itibaren Açe ve Batavia olmuştur.

Orada iki şapkası olmuştur.

Hacı Abdulgaffar kimliiiyle Müslüman halkın arasında sanki onların menfaatlerini düşünen samimi bir din adamı gibi görünüp bilgiler toplamış, diğer şapkasıyla da Hollanda hükümetine bu bilgileri aktararak sömürge idaresinin Açe’ye tam hakim olması için gayret etmiştir.

Verdiği raporlarında; Açe savaşının tetikçisi ve direnişin en büyük müsebbibi olarak gördüğü ehl-i sünnet alimlere karşı sert tedbirler alınmasını, bunların şiddetle yok edilmesi gerektiğini belirtmiştir.Halka ise dini hayatlarında karışmamayı salık vermiştir.

Açe’nin uyanık din adamları Hacı Abdulgaffar’ın gerçek niyetini anlamışlar ve devamlı onun uzaklaştırılması gerektiğiyle ilgili Hükümet komiserine baskı yaptığında Batavia’ya geri çekmişlerdir.

Fakat Açe sultanlığının 1903 yılında yıkılması önlenememiş, Açe tamamen Hollanda sömürgesi olmuştur.

Bu yıllarda Açe Sultanlığı Osmanlı Devletinden yardım istemişse de, kendi başındaki gailelerden dolayı bir gemi dolusu silah ve insan harici kayda değer bir destek verememiştir.

Bizim oryantalist casus Hacı Abdulgaffar 1906 yılında Hollanda’ya geri dönmüş ve ölünceye kadar hem devlette hem de üniversitede görevini yerine getirmiş, yeni oryantalistler yetiştirmeye çalışmıştır.

Ama Açe’de adı “Hollandalı Müftü” olarak kalmıştır.

Cidde’de “Hacı Abdulgaffar”, Açe’de Müftü…

İşte bizi böyle çökerttiler zaten…

Bu arada Batavia’da evlendiği iki eşinden olan çocuklarını ve eşlerini Hollanda’ya döndükten sonra reddetmiştir.

Aynı dönemlerde görev yapan Leiden Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyelerinden Köningsvald, Hungronje’nin hayatı boyu Müslüman gibi göründüğünü ama asla Müslüman olmadığını yazmıştır.

Yukarıdaki satırlarda kısaca anlattığım bu biyografiye bir bakın.Kendi ülkelerine ve dinlerine hizmet etmek için nasıl fedakarca çalışmılar.

Kendilerini yetiştirmişler.

Gittikleri bölgenin önce sosyolojik haritasını çıkarmışlar.

En ufak ayrıntısına kadar hem demografik, hem kültürel haritasını tespit edip buna uygun bir şekilde, onları yönetebilecek şekilde çalışmılar.

Konya vilayetimiz kadar nüfusa sahip bir ülke Dünya’nın dört bir yanında 150 yıla yakın milyonlarca insanı sömürmüş, onları resmen gütmüştür.

Biz işte bu oryantalistler kadar çalışmazsak, çocuklarımızı o bilgiyle donatıp onları adeta bir misyoner gibi yetiştirmezsek, 100 yıl sonra 1200 yıldır hizmetle şereflendiğimiz bu dini elimizden alır, Türklükte sadece sloganda kalır…

Christian Sunouck Hungronje, Goldziher, Dozy ile beraber oryantalizmin  kurucularından sayılır.

Artık böyle müsteşrikler/oryantalistler yetişmiyor.

Çünkü bunların yetiştirmiş olduğu Müslüman coğrafyadaki sözde Müslüman alimler(!), bu görevi onlardan devraldılar.

Onlardan daha beter Ehl-i Sünneti yerle bir etmek için ellerinden geleni yapıyorlar.

Yerli modernist/reformist din adamları bu oryantalistlerden daha fazla İslam’a zarar veriyorlar…

Onların adları; Goldziherdi, Schact, Nöldeke, Gibb, Watt’ tı…

Ama bunların adı Ali, İlhami, Hayri, Mehmet…

Bizim gibiler, Türkçeyi bizden iyi konuşuyor bir de bunlar Profesör…

Koskoca profesör….


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık