• 06 Eylül 2017, Çarşamba 20:56
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

FETÖ ÖRGÜTÜNÜN HİÇ BİRİ MASUM DEĞİLDİ

FETÖ ÖRGÜTÜNÜN MASUMU HİÇ YOKTU

Sene 89-90 yıllarıydı galiba.Artık iyiden iyiye kış yüzünü göstermeye başlamış, ceket gömlek gezme havaları çoktan geri kalmıştı.

Uzun zamandır iyi bir deri mont almak istiyorum ama bir türlü hesabı denkleştiremiyordum.

İşte o günde her akşamki gibi geç vakitlere kadar çalıştığım Şişhane bürosundan çıkmış otobüse binmek için genelde bir boydan bir boya arşınladığım İstiklal caddesinde hızlı adımlarla yürüyordum.Tünel meydanı, sağda Rus Konsolosluğunu solda Suriye Pasajını geçtim.Hocapulo ve Galatasaray Lisesi, solda Çiçek Pasajını geçmiş, eski meşhur Tokatlıyan Otelinin bitiminde ki sokak veya bir sonraki sokağın karalığından birisi “Hakiki deri mont ister misin” diye seslendi.

Gecenin o saatinde biraz ürksem de sesin sahibi caddenin vuran ışıklarında yüzü hayal meyal seçilen biriydi.Gayri ihtiyari durdum.Ve eliyle uzatıp “Dokun abi dokun, bak hakiki deri” dediği monta elimi sürdüm.Zaten yan taraftan gelen anason, sokaktaki o çöplerin hafif yağmur sonrası ortalığı saran kekremsi kokularına rağmen hakiki derinin kendine has kokusunu hissetmemek mümkün değildi.

Kullanılmış bir monttu.

“20 lira ver al senin olsun gece gece” dedi daha ben sormadan.

20 Lira..Kullanılmış olsa bile hala gıcır gıcırdı.Ve yenisi nerden baksan 250-300 Tl idi o zamanlar.

Bir an elim cebime gitti.

Sonra ani bir hareketle koşarcasına uzaklaştım oradan.

O çalıntı maldı.

Çok işime yarasada, gerçekte bana sudan ucuza da gelse alamazdım, almamalıydım.

Şimdi yaklaşık 27-28 sene önce yaşadığım bu olayı niye anlattım.

Malum 40 yıldır Fetö gerçeği var bu Ülke’de.

Hele 90’lardan sonra toplumu kasıp kavurdu.

Dini bir cemmat hüviyetiyle, İzmir Kestane pazarı camisinin belagatı cerbezeli Vaizi bütün Türkiye’de bir çekim merkezi oluşturdu.

Işık Evleri adı verilen talebe evlerinde düzenli olarak önceleri “Risaleler” okundu.Bu oltaya öğrenci takmak amaçlıydı.

Ve 90’lardan sonra Fetö’nün yazdığı kitaplar sanki kutsal metinler gibi okunmaya başladı.

Işık evlerinde yetişen öğrenciler büyümüş, birilerinin ellerinden tutmasıyla devlette kadrolar elde edilmeye başlanmış, taraftar i,ş adamları vasıtasıyla yurt içinde bir network oluşturulup daha sonra bu uygulama hem okullar hem de, iş alemi için yurt dışında da birebir uygulanmaya başlamıştı.

Artık cemaate yakın olan akademisyen titr alıyor, polis terfi, subaysa kurmay oluyordu.

İş adamı yurt içi ve yurt dışında ki geniş network ağı sayesinde bağlantılar kuruyor, mal satıyor, zengin oluyordu.

Oğulları damatları veya kızları bu saadet halkası içine giren ailelerin sosyal statülerinde, gelirlerinde değişiklikler oluyor, herkes al gülüm ver gülüm güzel bir hayat yaşıyordu.

Siyasetçi memnundu, devamlı kendi görüşleri medya organlarında övülüyor, rakibi yerin dibine sokuluyordu.

Şehirlerde, hatta en küçük köylere kadar herkes bu cemaatten olmayı göğsünü gere gere söylüyordu.

Cemaat içinde yer almayan iş adamıi, siyasetçi, asker ve polis hatta medya organları ya kurulan kumpaslarla içeri atılıyor, sindiriliyor, haraç vermeye zorlanıyorlardı.

Hatta bazıları öldürülüyor, ebediyen susturuluyorlardı.

Polis istihbartat ve soruşturmaları yapan amirler bunların adamlarıydı.

Kilit mahkemelerin savcı ve hakimleri hakeza.

Ve neticede herkes bu cemaat sistemi içinde mutluydu.

Prof titri olan din adamları cemaat organizasyonlarına çağrılıyorlar, dolgun telif ücretleri veya verdikleri zahmet karşılığı şişkin zarflarla yolcu ediliyorlar onlarda mesut bahtiyar oluyorlardı.

Ondan sonra bu yapıyı övecek beyanatlar, yayınlar, yazılar gırla gidiyordu.

“Koca koca ilahiyat Profları övdüğüne göre burası düzgün bir yer” tesellisi yapan avamda, gülüp geçiyordu eleştirilere avanta geldiği sürece.

Fakat bir gece tılsım bozuldu.15 Temmuz gecesi halk CIA/Pentagon planlamalı darbenin karşısına dikildi.

Bu cemaatin çirkin yüzü meydana çıktı.

Saadet zinciri kırıldı.

Bu arada alt tabakası masum filan diye söylemler oldu.

Hikaye.Asla inanmıyorum.

Dini bir hareketin ölçüsü göz yaşı, zorluk çekmek, rüya görmek, çok taraftar toplamak değildir, olmamalıdır.

Peygamber Efendimiz sallahualeyhi veselleme 13 senelik Mekke döneminde iman eden toplam 1700 kişiydi.

“Dinler arası diyalog” ne diye, dinimize aykırı mı diye muteber bir ehl-i sünnet alime sormaya bile korktular, “imanınız gidebilir uzak durun” der diye.Veya söyleyenlere itibar etmediler, hatta kendileriyle aynı yoldan olan "Tahşiyeciler" adlı gruba yönelik baskı ve zulüm uyguladılar.

Bu güç ve para imparatorluğunun tebaası olmuş, en tepedekinden tutun en alt birimde ki şakirte kadar hepsi de bu vebalin ortağıdır.Ha sorumlulukları ve günahları farklıdır orası başka.

Tarikat ve cemaatte olması gereken ölçüler; şeriat/hakikat/marifet gözardı edildi.

Peygamberi kamyonete bindirirken, Kuranı Kerimi yerlere atarken, Papa’ya tazimde bulunurken hiç birinin şeriata uygun mu diye sormak aklına gelmedi.

Yalan dolanı takiyye, kumpas kurmayı hizmet, şantaj ve tehditle para almayı himmet diye yuttururken hiç birinin aklına bu şeriat dairesinde nereye sığar demek bile gelmedi.

Tarikatın, cemaatın daha doğrusu dinin mihenk taşı “şeriattır”.

Şeriat olmadan ne marifet olur, ne hikmet.

Şeriatsız yani fıkıhsız, İslam ahlaksız bir öğreti; Budistlikten, Tibetin keşişlilerinden farkı ne olur.

Onlarda ne acılara, sıkıntılara mihnetlere göğüs geriyorlar.

Sıkıntı, yokluk, eziyet çekmekle Allahu Tealanın razı kul olunsaydı inanın tibet keşişlerinin ve budist rahiplerinin kavuştuğu nimetlerin haddi hesabı olmazdı.

Beyler; eğri oturup doğru konuşalım, ölçü kalmamıştı.

Tek ölçü kazanmaktı.

Velhasıl:

En alttan en tepedekine kadar bu hırsızlığın parçasıydılar.

O montun çalıntı olduğunu biliyorlardı, sadece bilmemezlikten geldiler.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık