• 18 Ağustos 2017, Cuma 13:45
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

CİN ŞİŞEDEN ÇIKTI

CİN ŞİŞEDEN ÇIKTI

Güney sınırlarımızın uzun yıllardır güvenli olmayışı, oralardaki ülkelerde yaşanan iç karışıklıklar ve işgallerin en büyük faturasını Türkiye ödüyor.

Zaten PKK terörüyle 33 senedir Irak sınırında yaşadığımız durumu şimdi bir de Suriye’nin iki bölgesinde yaşamaya aday pozisyonun gelişmesi gelecek için ülkemizi daha çok endişelendiriyor.

Önce meseleyi net ortaya koyalım.

Bizim içimizde çok fanatik bir kısım haricinde bağımsızlık dile getiren yok.

Ama bizim sınırlarımız dışında bilhassa Irak’ta yıllardır süren ve 1971 yılında Irak Hükümetince de tanınan federe bir Kuzey Irak Bölgesi var.

Amerikan işgali sonucu bu federe yapı ilan edilmemiş bir bağımsız devlete dönüştü.

Daha önce oluşmamış bir sürü idari yapı, merkezi yönetimin zaafa uğraması sonucu oluşturuldu.

Şimdi eylül ayında Barzani işi referanduma götürüyor.

İç hesaplar dolaysıyla bazı partiler karşı çıksa da büyük ekseriyetle referandumdan bağımsız devlete evet kararı çıkacak.

Bunu cebine alan Barzani’nin uygun zaman ve zeminde ilan edeceğini umuyorum.

Bu 3 ayda da olur 10 yılda da…

Fakat bu arada Suriye’de PKK’nın fikri ve eleman alt yapısıyla, ABD’nin lojistik ve stratejik desteğiyle PYD oluşumu oldu.

Şu an 50 binin üzerinde düzenli ordu eğitimi verilen bir kadrosu var.

Amerika DAEŞ’le mücadele kapsamında dolaylı yoldan YPG’ye tonlarca mühimmat ve TIR’lar dolusu silah verdi.

PYD'nin kontrol ettiği çok az petrol kuyusuyla bütün bu işlerin lojistiğini yapması mümkün değil.

50 bin kişilik düzenli orduyu ve şu an PYD’nin hakim olduğu yerdeki polis gücü tarzı oluşumlarını besleyecek kaynağı nereden buluyor?

PYD’nin finansını kim yapıyor?

Elbette onu da Abd.

Abd ise, bunun Türkiye tarafından propaganda malzemesi olarak kullanması gerekiyor.

Batı, bilhassa Abd kamuoyu büyük baskı aracıdır.

Trump seçim çalışmalarında, “Abd’nin Irak’ta 6 trilyon dolar harcadığını ama bunun karşılığında ne aldığını” sormuştu hatırlarsınız, işte Türkiye’nin sosyal medya ve basın yoluyla Amerika halkı üzerinde bunu kullanması gerekmektedir.

Beni takip edenler bilir ki ben uzun senelerdir Kuzey Irak Kürt Devleti oluşumuna öncülüğü Türkiye’nin yapması gerektiğini iddia ederim.

Öncelikle PYD oluşumunun geçerliliğini ve savunabilirliğini saf dışı edebilmek adına bunu yapması gerektiğini yazdım durdum.

PYD oluşumunu ekarte etmenin yolunun Türkiye’nin Rusya İran ve Esed’le anlaşmasından geçtiğini yazdım durdum.

Bu yüzden beni eleştiren, “eli kanlı Esed" ile anlaşmak nasıl düşünülebilir diye hakaret edenler olmuştu.

Ama Abd’nin ta işin başından beri Türkiye’yi nasıl bir tuzağa düşürdüğünü görmüş, kendi kısık sesimle bunu haykırmaya çalışmıştım.

Ama o günün dış işleri bakanı daha sonranın Başbakan’ı Davutoğlu’nun karizması ve çapının yanında tabi bizim esamemizin okunması mümkün değildi.

Yine övünüyor diyecek bazı aklı evveller ama hayır; sadece kaybettiğimiz zamana, ve Suriye’de hayatını kaybeden binlerce insana üzülüyorum.

Yoksa düşünmekten başka birikimim yoktu.

Şu an Astana zirvesinin askeri uygulamaları için Rusya ve İran Genel Kurmay Başkanları Türkiye’de. Abd Savunma Bakanı yolda.

Güvenli bölge, İdlib’teki El- Nusra militanlarının bölgeden sivil halka zarar vermeden çıkarılması, Afrin’in durumu ve Suriye’nin toprak bütünlüğü dahlinde PYD oluşumunun ekarte edilmesi konuları masada.

Tabii Türkiye kendi bakış tarzını ortaya koyarken diğer devletlerle aynı yerde olamayabiliyor.

Herkesin menfaati başka.

Ama gücümüz nispetinde sahada en iyi oyunu oynamaya çalışıyoruz.

Bizim maddi gücümüz yok belki ama 1400 yıllık müktesabatımız, bir o kadar da devlet olabilme geçmişimiz var.

Bu husular iyi devlet adamları elinde parayla pulla ölçülmeyecek avantajlardır.

Ne yazık ki; 90 yıldır bilhassa bölgede bu avantajlarımızı kullanmayı bırakın, kırmızı mumlu zarflı davetiyelere rağmen sırtımızı dönüp bakmamışız bile…

Suriye- Irak diye yazıda zik zak çizdirdim farkındayım ama artık bölgeyi yekpare yapmaya uğraşan idare bizi buna mahkum ediyor.

İşte bizim yıkmamız gereken, Türkiye’nin yıkması gerekende tam bu.

Bırakın Barzani devletini kursun.

Cin şişeden çıktı, bizim niye devletimiz olmasın diye gönüllerine ateş düşürülen Kürtlerin bu aşkını dindirecek güç yok.

Bugün olmazsa yarın.

Ve bunun için nasıl binlerce Kürdün kanı aktıysa, bölgede başka halkların da akacak.

Olsunlar devlet.

Irak’ın, Suriye’nin, Lübnan ve Ürdün’ün devlet olduğu gibi.

Nasılsa birinin kucağına oturacaklar…

Onlar da kimin kucağına oturmak istiyorlarsa otursunlar…

Zoruna mı gitti Barzani’ci, lafa geldi mi ümmet, öze geldi mi kürdün kedisi bile dünyadan değerli diyen İslam soslu faşist Kürt kardeşim.

Sayfasında; Gazi Muhammed, Mele Barzani, Şeyh Said ve Said’i Nursi’den başka figür taşımayıp beni faşistlikle suçlayan ırkçı Kürt kardeş…

Ömrümüz olursa göreceğiz…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık