• 29 Aralık 2017, Cuma 15:02
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

BYLOCK'TAN NEFRET ÜRETMEK...

BYLOCK'TAN NEFRET ÜRETMEK...

Bylock çıkıp yoğun tutuklamalar başladığında bir müddet sonra aklıma Ergenekon ve Balyoz soruşturmaları, tutuklamaları geldi.Hele bir deniz kuvvetleri casusluk davası vardı ki evlere şenlik..İzmir'de Deniz Kuvvetlerine bağlı 364 subay ve astsubay Yunanistan için casusluk yapıyor diye dava açılıp tutuklamalar yapılmıştı...

İzmir gibi bir yerde 364 subay Yunanistan gibi kıytırık bir ülke için casusluk yapıyorsa biz dükkanı kapatıp gidelim.

Ama birileri casus kim oyunu oynamıyordu ki.

Yani birileri, siz o birilerinin kim olduğunu gayet iyi biliyorsunuz; kendi adamlarının terfi ve makam alabilmesi adına önüne gelene sahte deliller ve ihbarlarla davalar açtırmıştı.

15 Temmuz'un kilometre taşları böyle döşenmişti işte.

Bylock aslında diğer bütün delillerden daha fazla örgüt üyeliğini belgeleyen veriydi.Sendika üyeliği, Bank Asya'ya para yatırmak, okullara inatla ve ısrarla çocukları vermeye devam etmek gibi deliller bylock yanında tali delil sayılırdı.

İşte burada Fetö örgütü mensupları bunu sulandıracak hamleyi yapıp, bylock yüklenmiş gösteren sahte programlar (trojan) ürettilerek hem davayı sulandırdılar, hem de bir sürü Erdoğan düşmanı meydana getirdiler.

Tabi aylardır benim gibi; Fetö ile mücadele de sapla samanın karıştırıldığını, yargı eliyle insanların siyasi hesaplarını kestiklerini görenler ikazlarını yaptı.

Ama maalesef;

aman bana da Fetö'cü derler diyen hakimler ve polisler, Erdoğan ve AK Parti yıpransın, daha fazla düşmanlık artsın diyen siyasi görüş olarak hasmı olan adli görevliler,

teknik olarak konuya hiç vakıf olmayan gözünü hırs ve ikbal bürümüş yandaş polis ve hakimler maalesef bu konunun sulanmasını ve daha fazla mağduriyetin oluşmasını sağlayanlar oldu.

Başından beri aslında yapılması gereken belliydi.

Ve ikazımızı da bu konuda yaptık.

Tutuklamaları Bylock listeleri üzerinden değil, bylock konuşmaları üzerinden yapın dedik...

MİT bylock listelerini, diyelim Samsun Emniyetine yolluyor.

Emniyet önce listeyi bir gözden geçiriyor(!)

Sonra savcılığa veriyor.

Savcılık listede isimleri olanları çağırıp ifadeyi alıp hakim huzuruna çıkartıyor, hakimde tutuklamalar veriyor.

Tutuklanan kişi 5-6 ay yattıktan sonra, MİT çözümlemeleri yolluyor, 'konuşma yokmuş, ya da bayram tebrik etmişsin' denilerek haydi çık deniyor.

Yahu kardeşim; niye bu çözümlemeler gelmeden işgüzarlık yapıp tutuklama yapıyorsunuz.

Adli takibat yap.

Bekle, konuşma çözümleri gelsin, eğer örgüt içi konuşmalarda bayram tebriği gibi hatta değersiz konuşmalar dahil, hiç konuşmamaış olanların dosyalarını kapat(başka iddialar ve isnatlar yoksa tabi) gitsin...

Ha; eğer örgütlü konuşmalar, kumpasa alet olmalar, suç teşkil edecek sözler, örgüte ayni ve nakdi destek, makamı ve nüfuzu örgüt lehine kullanımla ilgili emareler varsa, anasını ağlat.Sittin sene tut içerde...

Ama hiç konuşma olmayan adamı niye tutuklayıp aylarca mağdur ediyor, ihraç ettiriyorsun..

Sonuçta, işinden ettiğiniz, düzenini bozduğunuz, meslekten men ettiğiniz her şahsın, ailesi, akrabaları ve dostları AK Partiye düşman oluyor.

Erdoğan'a diş biliyor.

Erdoğan bunu bilmiyor mu, bu mağduriyetlerden haberi yok mu diyorlar.

Her iyi şeyi Erdoğan yapıyor, her kötü şeyi çevresindekiler yapıyor söylemi biraz saçma kalmıyor mu?

Noldu şimdi 11.480 kişi?

Bunların mağduriyetlerinin hesabını kim verecek?

Kimse...

2019 Martında Erdoğan ödeyecek...

Olan Türkiye'ye olacak....

Yazık, çok yazık...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık