• 16 Ekim 2017, Pazartesi 17:40
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

BYLOCK VE BAHİS ÇETELERİ ÜZERİNE...

En son yazmam gerekeni en başta yazayım.

Bylock soruşturması Erdoğan’ın 2019’da seçilmemesi için kurulan en baba tuzaktır.

Bu işi kim organize ediyorsa; bu işin içinde kim varsa, Erdoğan adına Erdoğan’a en büyük kazığı atıyor.

Şuna inandım artık; Sayın Cumhurbaşkanı’nın etrafında öyle bir halka oluşturmuşlar ki; ..mış gibi yaparak, göstermelik bazı hareketlerle esas resmi gizlemeye çalışıyorlar.

Gerçekte 17-25 Aralık’tan beri Erdoğan için, daha doğrusu paralel yapının yapmak istediği kumpası fark edip ülkenin geleceği için cansiperane mücadele eden, canlarını dişlerine takan, sabahlara kadar adliye de nöbet tutan savcı ve hakimler şu an sağa sola darmadağın edildiler.

Bylock konusunu az sonraya bırakıp hazır bu konuya girmişken devam edelim.

İstanbul Başsavcı vekilliğinden Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına tayin edilen Orhan Kapıcı; 25 Aralık 2013’de Bilal Erdoğan’ı içeriye almaya çalışan o bildirici savcılar karşısında cansiperane duran yiğitlerden biriydi.

4 gün 4 gece evine gitmeden "Erdoğan’ı alabilmek için Bilal’ı almaya çalışan" paralel çetenin polis ve savcılarına karşı amansızca göğüs geren, bunun için savaşan biriydi.

Minnetsiz, korkusuz ve vatan sevgisinden başka derdi olmayan bu savcımız, en son kumar ve bahis çetesinin gayretleri ile Yargıtaya düz savcı olarak atandı.

Orhan Kapıcı; Kıbrıs’ta üslenen ismi nezdimizde mahfuz bu kumar ve bahis çetesi liderinin Türkiye’den her sene 5 milyar dolardan fazla parasını kanunsuz ve vergisiz olarak dışarıya götürdüğünü tespit ederek bunlarla ilgili hukuki mücadeleye başladı.

Daha eski davalardan hakkında tutuklama kararı olan ama elindeki yüksek rantı daha önce Fetö örgütü savcı ve hakimlerine yedirdiği için tutuklanmayan bu lideri ceza evine attırdı.

Tabi bu arada hükümete yakın, hatta köşke yakın bazı hukukçular devreye girip bu davayı bırakmasını kendisine tembih ettiler.

MASAK tarafından da takip edilen biri olan bu bahis çetesi lideri hakkında işlem yapmayan kolluk ve hukuk, bu davayı takip eden Başsavcıyı düz savcı olarak Yargıtay’a tayin ettirerek çok yakında davanın sümen altı edilmesini, tutukluların salıverilmesini sağlamayı amaçlıyorlar.

Türkiye’nin kanını emen böyle bir yapının hukuk sistemi içinde kendine yandaş bulması ne kadar acı değil mi?

Ve Orhan Kapıcı; Bilal Erdoğan’a göğsünü siper etmiş olan bu Başsavcımız, ne yazık ki Sayın Cumhurbaşkanımıza ulaşıp meseleyi etraflıca anlatma imkanı bile bulamıyor.

Bu Sayın Erdoğan’ın etrafında nasıl bir yapının oluştuğunu göstermek için verdiğimiz bir örnek.

Bylock konusu ise daha komplike bir konu.

Şöyle ki; bylocku cihazına indirmiş veya indirdiği iddia edilen sanırım 250-300 bin kişilik listelerden söz ediliyor.

Bu kişileri tutuklayarak, ev hapsi verip sosyal hayattan çekerek, memuriyetten atarak maddi imkansızlıklara iterek, bir mağdur/ memnuniyetsiz çevresi oluşturuluyor.

Bu listeler MİT’ten adliyeye geldiğinde çoğu şehirlerde hakimler sorgusuz sualsiz tutuklama kararı veriyor.

Her bylock kullanıcısının eşi dostu akrabası diyerek bir hesap yaptığınızda, bu uygulamadan dolayı AK Partiye daha doğrusu Erdoğan’a düşman çok büyük bir kitle oluşturuluyor.

Ve bunların ekseriyeti AK Partiye oy veren insanlar.

Hukukçular için Yargıtay kararı mazeret.

Ama insanlar için de bu mağduriyetler mazeret.

MİT’in verdiği listeyle aylarca içeride yatan kişilerin bylock dökümleri gelmiyor.

İddianame hazırlanıp mahkemeye sevk edilmediği için dosyasına hiçbir şekilde erişilemiyor.

Ve şu an Anadolu’nun her şehrinde bu homurdanmalara sebep oluyor.

Öncelikle yapılması gereken şu:

MİT dökümlerle beraber vermedikçe kimseye ilişkin bylock tutuklaması yapılmamalı.

Cihaza indirilmiş görünmesine rağmen, hiç iletişim kurulmamışlarla ilgili acilen takipsizlik kararı verilmeli.

Cihaza indirmiş, iletişim kurmuş, mesaj yazmış ve almış kim varsa geberene kadar yatsın…

"İndirmedim" diye çırpınanlara da indirdiği ispat edilebilmeli. 

Ama bunların hepsini bir kazana koyup toplumda Erdoğan öfkesi oluşturmak için sistemli bir çalışma yapılıyor sanki.

Sayın Cumhurbaşkanım;

Sizin Fetö örgütüyle mücadelenizde sizinle beraber görünüp sizin altınızı oymaya çalışan bu sülüklere dikkat edin.

2019 yılında sizi yıkacak olan muhalefetin çalışması ve başarısı değil, sizin kurmay heyetinizin beceriksizliği ve basiretsizliğidir.

Daha geç olmadan bu konularda ciddi bir atılımlar olmazsa, mart seçimlerini değil, Cumhurbaşkanlığı seçimlerini de unutun derim…

Kumar ve bahis çete liderini tutuklayan bir Başsavcı görevinden anında alınıyorsa o ülkenin adalet sisteminde büyük çatlaklar var demektir.

Bylock listelerine külliyenin en kudretli adamlarının şahsi husumet duyduğu isimler yazılıp mağdur ediliyorlarsa,

Bir kısım polis şefleri milyon dolarlarla bazı bylock kullanıcısı iş adamlarını temizliyorlarsa,

Bylock indirdi diye her cihaz sahibini; ateisti, komunisti, kemalisti, gizli fetö’cüsü ve en kötüsü de ne şiş yansın ne kebap diyen hakim ve savcılar, daha fazla mağdur oluşsun diye habire tutuklamalar yapıyorsa, insanlar nereye kime güvenecekler.

2019’da Türkiye’ye yazık olacak…

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık