• 20 Haziran 2019, Perşembe 21:47
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

Bu Seçim Sadece İstanbul Seçimi Değil!

 

Sadece İstanbul Seçimi Değil!

 

Sene 1957.

Başbakan Menderes bakanlar kurulu toplantısı yapmaktadır Başbakanlıkta.

Konu Suriye ile olan gerginliktir.

Türkiye sınıra askeri birlikler kaydırmakta, belki de oradaki hakları için müdahale etmeyi planlamaktadır.

İşte böyle bir gündemle toplanmış bakanlar kurulunun kapısı aniden çalınmadan, izin alınmadan pat diye açılır ve içeriye Fletcher Warren girer.

Yani Amerika’nın Ankara büyükelçisi.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti Bakanlar Kurulu toplantı halindeyken ahıra girer gibi hem de.

Ve Başbakan Menderes’e acilen görüşmesi gerektiğini söyler.

Kibar adamdır Başvekilimiz.

“Müsaade buyurursanız yan tarafta büyükelçi beyle görüşelim.” Der ve yan odaya geçerler.

Büyükelçi Warren kaşları çatık vaziyette doğrudan konuya girer;

“Suriye sınırında olası bir müdaheleye devletim Abd kesinlikle sıcak bakmıyor.Türk askerini sınırın ötesinde görmek istemiyoruz.Bu bir rica değil!”

Dedi.

Menderes:

“Bu konuyu yarım saat içinde Cumhurreisimle görüşüp Amerika’nın istediği doğrultuda hareket edeceğiz.Kamuoyuna’da nasıl aktaracağımız konusunda size bilgi vereceğim” der…

Daha sonra Rusya ile kredi ve bazı yatırımlar konusunda görüşmeler yapmaya başlayan Menders; 1948 yılında Texas’da kontrgerilla konunda eğitilen Türk subaylarından 16 tanesinin çelik kadroyu temin ettiği bir ihtilalle devrilir ve idam edilir.

1980 yılında Yunanistan’ın yeniden NATO’ya dönüşüne ve bazı Amerika’nın işine gelmeyen politik konular bahanesiyle “Our Boys” lar tarafından 12 Eylül darbesi yapılır ve Türkiye yine “stratejik müttefikimizin” arzu ettiği istikamete çekilir.

1996 yılında hem güçlenen ve yeni haklar talep etmeye başlayan mütedeyyin kesimin önünü kesmek, hem de ordu içinde yeni yapılanmanın olabilmesi için 28 Şubat postmodern darbesi yapılır.

1946 yılında “Yalta konferansı” sonrası şekillenen yeni dünyada bizi bağladıkları kapitalist düzende komünizm sopasıyla 50 sene sırtımıza bindiler.

Sadece bizim değil, bir çok ülkenin.

Aynı şekilde komünist blok içinde kalan ülkelerde de sömürü tersine Rusya lehine işledi.

Ama Rusya’da ki çözülme sonunda Amerika’yı yeni oluşumlara ve yapılanmalara itti.

Sömürge gibi idare ettiği ülkelerde askeri ve polis güçlerini kendi kontrolüne almak için yeni oluşumlara gitti.

Bölgede ve ülkemizde ki yeni yapılanmanın gelecekte Türkiye’nin nefes borularını keseceğini ve yaşamasının zor olacağını gören “yerli ve milli” güçler de harekete geçti.

7 Nisan bildirisini elinin etrsiyle iten Erdoğan’a bir çok suikast tertip edildi.

Doğrudan öldürmeye teşebbüs ettiler.

MİT kriziyle tuzağa çekmek istediler.

17-25 Aralık kumpasiyla hukuki olarak darbeye teşebbüs ettiler.

Ne yaptılarsa gitmedi.

Üstelik her seçimden daha güçlü olarak çıktı.

15 temmuz askeri darbesiyle de götüremedikleri Erdoğan’ı şimdi farklı yollarla indirmenin derdindeler.

Erdoğan gitmeli.

Duriye’de Türk asleri görmek istemiyporuz dedikleri Menderes gibi; “Zatıalileriniz nasıl tensip buyurursa..” demiyor.

Cerablus’tan bir hançer, Afrin’den bir kılıç, Hakurk’tan kama sokup, Amerika’yı böğürtüyor üstelik.

Silah üretiyor.

İHA-SİHA üretiyor.

Akdeniz enerji havzasında Abd-Yunan-İsrail- Mısır konsorsiyumunun hesaplarını ve beklentilerini alt üst ediyor.

Onun için gitmesi lazım Erdoğan’ın…

Söz dinlemiyor.

İstanbul onun için çok önemli.

Robert Koleji inşaa eden Cyrus Hamlin, temel atma töreninde;

“Fatih nasıl İstanbul’u bu Rumeli surlarını yaparak feth ettiyse, ben de aynı yerden İstanbul’u yeniden alacağım.”

Ya da atalarımızın dediği gibi;

“Yiğit düştüğü yerden kalkar..”

Ve Erdoğan’ı indirmek isteyenler de çok iyi biliyorlar ki;

Erdoğanı indirmek için kalktığı yerden başlamak gerek.

Yani İstanbul’dan…

İBB seçimi İstanbul seçimi değildir…

Anla artık!

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık