• 14 Eylül 2018, Cuma 22:45
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

Bu Kış Çok Soğuk Geçecek Çok

 

Bu Kış Çok Soğuk Geçecek Çok

Dünya ülkeleri ekonomik olarak üçe ayrılır.

Gelişmiş, gelişmekte olan ve geri kalmış ülkeler.

Bilhassa gelişmiş ülkelerde birikmiş olan büyük sermaye birkaç yoldan edinilir.

İlaç ve silah sanayisi ile enerji.

Bunlara bir de uyuşturucu piyasasından aklanarak giren devasa milyar dolarları da eklerseniz, bazı ülkelerde ve şirketlerin elinde büyük bir sermaye birikimi oluyor haliyle.

İşte bu sermayeyi ellerinde tutmak yerine,dış yatırıma ihtiyaç duyan devletlere hükmetmek, hem de daha çok para kazandırması açısından başka ülke ekonomilerini sömürmede kullanıyorlar.

Mesela; dünyanın en büyük sermaye birikimine sahip Rothchild birikmiş devasa fonlarını;  Abd, İngiliz ya da Almanya'nın neredeyse sıfır faizli sisteminde kullanıp napacak, ne kazandıracak?

O zaman işte yukarıda bahsi geçen yollarla kazanılmış devasa fonların güvenli ülkelerde, tıkır tıkır işleyen yüksek oranlı faizlerde dönüp durması lazım ki, o ülkelerin kıt kanaat birikimlerinin bu kan içici vampirlerce emilmesi gerekiyor.

İşte burada yine bu fon yöneticisi ailelerin kurduğu kredi derecelendirme kuruluşları devreye giriyor.

Moody’s, Fitch, S&P v.s gibi kuruluşlar işte bu fon yöneticileri adına devletlere ve bankalara not verir, o ülkelerde parasıbnı değerlendirecek fon yöneticileri için çalışmalar yapar.

Fon sermayesine ihtiyaç duyan ülkeyi genç kıza benzetirsek, en belasız ve çalışkan genç kızı damat için puanlayarak sunan fon yönetimi oluyor haliyle.

Bu fonlar için en elverişli ülkeler, gelişmekte olan “demokratik” ülkelerdir.

Totaliter, fakir, yarın kimin iktidar olacağı belli olmayan ülkeler bunların yatırım yapacakları ülkeler kategorisinde asla değildir.

Sanayileşmemiş, hali hazırda ara madde üretimi ya da montajcı ülkeler en sevdikleri ülkelerdir.

Ülkenin ekonomisi dış yatırım gelsin diye içerideki yerli ortaklar ve yaltaklanan idari kadrolarca bu fon yönetimlerine amadedir her zaman.

Bahsi geçen bu gelişmekte olan ülkelerde zaman zaman bazı yönetimler gelir işleri yoluna koyar; faizler ve enflasyon düşer.

O zaman yabancı yatırımcı tabir edilen bu fonlar için o ülke para kazanılmayacak ülke durumuna gelmeye başlar.

Bu durumu işte bu vampirler hiç sevmez.

Onlar için en iyi hava belirsiz, puslu ve kaotik olandır.

O zaman bu ülkelerin en büyük handikapı olan enerji alımlarındaki girdi maliyetlerini yükseltecek dolar operasyonları başlar.

Gelişmekte olan kırılgan para piyasası olan gelişmekte olan ülke yöneticilerinin operasyonel elemanları ve sermayeleri olmadığı için ellerinden hiçbir şey gelmez, hamaset nutuklarıyla halkı inandırmaya gayret ederler.

Bu arada hazineyi çevirmek için ihtiyaç duyulan sıcak parayı temin için de habire faiz yükseltmek mecburiyetinde kalırlar.

Faiz ve döviz sarmalına sokulan ülkede enflasyonda onlardan geri kalmaz ve hayat pahalılığı alır başını gider.

Ve o ülke her tür manipülasyona açık hale gelir.

Orada her türlü operasyonu yapmak bir kıvılcıma bakar artık.

İşte Arjantin, Brezilya ve Türkiye; döviz/faiz sarmalında yıllardır iliklerine kadar sömürülür durur.

Bundan kurtulmanın yolu; bu masayı devirmekten geçer.

Siz kuralları başkasının koyduğu ve hep kazanan elin onlara dağıtıldığı bir oyunda sinek ikiliyle kazanmayı umuyorsunuz…

Şu an %24 faizle Türkiye’nin yılda ödeyeceği faiz 150 milyar dolar seviyesine yükselmiş durumda.

Bu Türk halkının cebinden, midesinden boğazından, dünyanın hiç doymak bilmeyen aç gözlülerinin kasasına gidecek demektir.

Bu kadar yüksek bir sarmalda Türkiye’min ne yatırım yapması, ne gelecek inşaası mümkün değildir.

İç piyasayı 2 köprü, birkaç Toki inşaatıyla daha ne kadar ayakta tutmak mümkün olabilir ki?

Devletin daha radikal kararlarla bu gidişe dur demesi gerekiyor.

Yoksa bu kış çok soğuk olacak çok…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık