• 28 Şubat 2019, Perşembe 20:39
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

Bu Kadar Darbe Çadır Devletinde Bile Olmaz!

 

Bu Kadar Darbe Çadır Devletinde

Bile Olmaz!

 

Yaşlı sayılmam aslında.

Ama şöyle bir bakınca kaç tane darbe yemiş ömrüm.

1 yaşımda 60 ihtilali.

12 yaşımda 71 muhtırası.

21 yaşımda 80 ihtilali.

47 yaşımda 28 Şubat.

57 yaşımda 15 Temmuz kalkışması.

Yahu bu kadar kısa zaman diliminde (ülkeler için), bu kadar darbe, Afrika’nın çadır devletlerinde bile olmuyor.

Yazıklar olsun bu kara lekeyi bu ülkenin tarihine çalan şerefsizlere.

1876 yılında bu devletin askerinin ruhuna bu darbe ruhunu sokan JönTürk- İttihatçı yapının, ne dünüyle ne yarınıyla asla fikren zikren yakın olmadım, olmayacağım.

En kötü yönetim darbelerden ve darbecilerden daha iyidir.

Her darbe kendi mağduriyetlerini, istismarlarını, ölümlerini ve zulümlerini getirir, getirmiştir.

60 ihtilalinde 1 yaşımda olduğum için anlatılanlardan ve okuduklarımdan biliyorum.

En çokta annemin göz yaşlarından…

Onun için menderes:

“Ezanı okutan, Kuranı yasaklıktan çıkaran, buğday ekmeğini yediren adamdı”.

Bir devlet adamından okur-yazarlığı bile olmayan Anadolu kadını başka ne isterdi ki!

12 Mart’ta ortaokul öğrencisiydim.

Daha çok sol düşünceye yapılmış gibi hissetmiştim.Ama sonra öğrendik ki, Rusya’ya ihale veren Demirel iktidarını paylamak için Amerika’nın yerli işbirlikçisi generalleri eliyle kulak çekme operasyonuymuş.

Solun kahramanlaştırdığı Deniz-Mahir filanda operasyon elemanları…

80 ihtilalini dibine kadar yaşayan ve mağduru olan nesildim.

1 yıl kaçak gezdim.

Çok arkadaşım yıllarca yattı, falakalara çekildi, hayatını kaybetti.

28 Şubat artık hayatı iyi okuduğum yıllardı.

Bu ülkeyi soymak isteyenlerin insanların ve ülkelerin kaderiyle nasıl oynadıklarına fiilen şahit olduğum bir operasyondu.

Oyunun her iki tarafının oyuncuları da harika oynadı!

Mağdur olan binlerce İmam-Hatip’li ve meslek okullu genç oldu.

Genç kızların başörtüleri üzerinden bu ülkenin duyguları, inançları ve geleceği sömürüldü.

15 Temmuz’un daha ateşi sönmedi.

O gece çıkıp bir kurşuna hedef olamayanlardanım.

Olanlara Rabbim şehadet rütbesini bahşetsin inşallah.

O gece, ben ve benim gibi sokaklara çıkanlar; 1946 yılından beri tırnaklarıyla, gıdım gıdım kazandıkalrı haklarının yeniden birileri tarafından ellerinden alınmasına dayanamadıkalrı için çıktılar.

O gece çıkanlar; Abdülaziz Han’ın, Menderes’in utancını yine yaşamamak için çıktılar.

Bu ülke tarihine defaatle yazılan darbelerin birini daha yaşatmamak, bir daha sabah erken kalkan general bozuntusunun darbe yapmaya kalkıştığında Cumhurbaşkanı değil, hesap veren bir sefil olacağını göstermek için çıktılar.

28 Şubat’ta sokaklarda başlarındaki örtülerle sokaklarda sürüklenen kızkardeşlerine bir daha onları yaşatmamak için çıktılar.

Diliyorum ki bundan sonra kaç yıl yaşarsam yaşayayım, bir daha bir darbe/muhtıra ile muhatap olmayayım.

Yoksa Afrika’nın en ilkel kabilesine sığınmak için başvuru yapacağım.

Zira; Afrika’nın en ilkel kabile devletleri tarihinde bile bu kadar darbe yoktur!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık