• 13 Şubat 2020, Perşembe 22:03
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

Biz Saldırmayalım Tamam da, Üstümüze Çullananları Kim Durduracak!

Biz Saldırmayalım Tamam da, Üstümüze Çullananları Kim Durduracak!

 

Türkiye'yi içeriden ve dışarıdan karıştırmak için hiç bir fırsatı kaçırmayan onca örgütü, devleti görmezden gelip; Türkiye'nin silahlanmaya, kendisine kurulan oyunları bozmak için atılım yapmasına, kendi hayat damarlarına karşı oluşturulmaya çalışılan terör örgütlerini devletleştrme çabalarına dur demek için yaptıklarını "Saldırgan" bir politika izlemek olarak gören tatlı su aymazları mı, bilerek uluslar arası bir yapının yerli işbirlikçileri mi ya da gerçekten salak romantikler mi tam karar veremediğim bir kesim var.

Demokrasi olsun.

Her kafadan bir ses yükselsin.

Hukuk bir yere çeksin, Meclis başka yere, Cumhurbaşkanlığı ve hatta eski sistem Başbakanlık gelsin o da başka yere çeksin, mutabakat sağlanana kadar memleketin anası ağlasın istiyor birileri.

Savaş olmasın.

PKK'ya, PYD'ye, Suriye'den gelen milyonlarca mülteciye, Doğu Akdeniz havzasındaki enerji aramalarından seni bypass etsinler, hatta Antalya ve Mersin'de ayağını denize sokman bile muhal hale gelsin, sen hiç yerinden kımıldama.

67 ülke binlerce kilometreden gelsin ama sen 911 km. sınırın olan Suriye'ye sırtını dön.

PKK orada devletleşsin, mülteci gelsin.

Sen burnunu dışarı çıkarma, yoksa Osmanlı ruhunu yeniden canlandıran sömürgeci olursun.

Silah üretme sen hep pamuk, domates üret.

Ülkeni de sevme, faşist olursun.

Amerikalı, Rus, Fransız, İngiliz kendi ülkesinin kalkınması için kendi milli devletinin haklarını önceleyebilir, ama sen yapamazsın, sen yaparsan faşist olursun.

Aklı sıra;

“Göm kafanı kuma, kim senin arkana geçiyor hiç olmazsa kimliklerini öğrenmezsin” demek istiyor bu vatansız, vizyonsuz, kafasını demokrasi, insan hakları, barış kelimeleriyle uyuşturmuş salaklar.

Tamam biz savaşmayalım hep sevişelim de, elin Amerikalısına, Rus'una da anlatsana bunu.

Onlara desene, yetmedi mi dünyayı yaktığınız yıktığınız ateşe verdiğiniz?

Doymadınız mı hala döktüğünüz kanlara?

Bu tip bir kaç samimi romantik müslüman arkadaşım da var.

Sevelim, sevişelim modundalar.

Erdoğan çok sert, Kasımpaşa’lı ayakalrıyla ülkeyi ateşe atıyor.

Trump, Putin sanki gay barın en yumuşakları.

Elime alıp kiren sopasıyla bunları Edirne’ye kadar kovalayasım gelir.Oradan Yunan’a mı, Bulgara’mı giderler paşa gönülleri bilir.

Bunları okudukça aklıma bir fıkra gelir hep.

Adamın biri kendini tavuk sanırmış.Haliyle de sokakta gezen diğer erkekleri de horoz.

Hastalık artık o boyuta gelmiş ki; tecavüz edecekler diye sokağa çıkamaz olmuş.Neyse ikna edip psikoloğa götürüyorlar.10 gün yatılı olarak hastanede kalıp telkinler yapılıyor, tavuk olmadığına ikna ediliyor.

Taburcu edip yolcu ettiklerinden 10 dakika geçmeden alı al moru mor doktorun oraya kan ter içinde kendini atıyor tekrar adam.

-Hayırdır, Ne oldu? diyor doktor.

-Hocam, siz beni tavuk olmadığıma ikna ettiniz de, sokakta ki horozları kim ikna edecek benim tavuk olmadığıma!

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Laleyavuz Laleyavuz 13.02.2020 22:11

Burnunun dibinde olanı göremeyenlere ancak bu kadar güzel anlatılırdı tavukla horaz da cabası

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık