• 23 Ekim 2018, Salı 21:17
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

Biz Andımızı Okurken…

Biz Andımızı Okurken…

Türkiye’nin yer aldığı coğrafya ve yaşamış olduğu tarihi süreç, suni gündemlerle uğraşmaya fırsat tanımıyor aslında. Lakin 100 senedir, hatta 200 senedir bu ülke yapay gündemlerle oyalanıp, esas yapması gerekenleri yapamıyor.

Kılık kıyafet, alfabe değişikliği, komünist/irtica/ faaliyetleri bahanesiyle toplumun büyük kesimini baskı altında tutmak, dini hayata baskı, ezanın Türkçe okunması v.s daha eski oyalandığımız suni gündemlerden bazıları.

Sağ/sol çatışmaları, darbeler, Türk/Kürt ayrılık tohumları, alevi/sünni çatışması çıkarma gayretleri, başörtüsü bahanesiyle insanların eğitim hakkının elinden alınması v.s. daha yakın zaman diliminde yaşadıklarımız.

Maalesef son günlerde de 5 yıl önce kaldırıldığında pek gürültü koparılmayan “Andımızla” yeniden ortalık toz duman oldu..

Üstelik 15 Temmuz sonrası bir birlerine daha çok yakınlaşan ve Cumhur İttifakıyla da bunu perçinleyen AK Parti ve MHP arasına kara kedi girecek kadar.

Halbuki yıllarca andımızı faşist bir uygulama gibi gören ve bu karar alındığında zil takıp oynayan HDP kesimi şu ana kadar dut yemiş bülbül gibi sessiz.

Mustafa Kemal’in mirası üzerinde tepinen, onun döneminde yapılan her şeyi kayıtsız şartsız savunan CHP ise bütün bu tartışmalara karşın, Mart seçimlerinde zimni ittifak yapmayı planladığı HDP’yi incitmeme adına sessiz.

Ama aynı sessizliği ne MHP ne de AK Parti kanadı göstermiyor.

Tabi bu arada biz andımız filan gibi suni gündemle oylanırken, etrafımızda olan gelişmeler ürkütücü boyutta.

Suriye cephesini kastetmiyorum.

Ama o cepheyi de dolaylı etkileyecek başka yerlerde bazı gelişmeler yaşanıyor.

Kıbrıs açıklarında çıkarılan gaz sebebiyle Mısır, İsrail ve Yunanistan ittifak halindeler. İkisi ezeli, Mısır’ın ise konjöktürel olarak Türkiye’nin istikrarsızlığını isteyen ülkeler olduğu gerçeğini unutmazsak, aleyhimize oluşacak her fırsatı kullanacaklarını göz ardı etmememiz gerekiyor.

İşte son günlerde sessiz sedasız İstanbul Fener Patrikliği Rusya ile bir süredir sürtüşme yaşayan Ukrayna Ortodoks Kilisesi’nin bağımsızlık talebini kabul etti.

Hristiyanlık tarihi süresince ilk konsülde kabul edilen 3 dini merkezin dışında daha sonraki konsüllerde kabul edilen yeni bağımsızlıklar olmuş.

Ama konsüller harici sanırım kabul edilen en son bağımsızlık Sırp Ortodoks Kilisesi.

Peki durup dururken en ufak siyasi tartışmada Fener Rum Patriği bu kararı niye aldı.

Türkiye’de yaşayan bir Patrik, şu an bizimle iyi ilişkiler içinde olan iki devletin arasını açan böyle bir karara Türk Hükümeti ile istişare etmeden vardıysa çok kötü. Elbette hiçbir dini merkeze baskı yapacak değiliz ama siyasi sonuçları olacak böyle bir kararı almadan önce; yer aldıkları Türkiye toprakları Hükümetiyle istişare etmeleri gerekirdi.

Bu istişarenin yapıldığını düşünmüyorum.

Zaten Moskova Patrikliği’de bunun NATO planı olduğunu, kabul edilemez olduğunu beyan ediyor.

Geçmişte; bilhassa Balkanlar eksenli savaşlar, dini motifler kullanılarak ve temsiliyetlerle yapılmış.

NATO yani aslında Amerikan derin aklı; kendisine bu bölgede rakip gördüğü devletleri en ufak detayına kadar bölerek bir birlerini yerken enerjilerini tüketmesini istiyor.

Rus’lar ve Ukrayna’lılar arasında ne ırk ne de dini olarak hiçbir fark yok.

Ama bir süredir siyasi olarak bölünme ve çekişmeyi derinleştirecek olan işte bu kabil dini ayrışmalardır.

Bir dönem Balkanları da bize karşı böyle kışkırtmamışlar mıydı?

Ayrıca; Ukrayna Ortodoks Kilisesi’nin bağımsızlığının tanınmasından hemen sonra Fener Rum Patriği Bartholomeos hemen Karadeniz gezisine çıktı.

Daha önce de dedim; 78 yaşında ki Patriği, Trabzon Sümela Manastırı ve Bafra Sarı Kilise kalıntıları gibi ıssız sarp yerleri keçi gibi tırmandıran dini gayret mi yoksa kulağına fısıldanan görev aşkı mıydı?

Bu coğrafya da 59 yaşını devirmiş ve az çok okuyan, araştıran biri olarak öğrendim ki; hiçbir şey tesadüfi değildir.

Aman bunlar derin ve ince konular.

Haydi çocuklar biz andımızı söyleyelim…

Türküm...

Doğru olan tek söz, evet Türküm.

Gerisi hikaye zaten…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık