• 03 Kasım 2017, Cuma 19:26
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

BELLETİLMİŞ KAHRAMANLAR VE EZBERLENMİŞ ŞABLONLAR

BELLETİLMİŞ KAHRAMANLAR VE EZBERLENMİŞ ŞABLONLAR

Osmanlı'nın ahir zamanında "türedi" allameler çıkmış; bu reformist sözde allamelerden biri olan Cemaleddin Afgani'nin peşine takılan sözde din alimi geçinen güruh yıkılışın günahına ortak olmuşlardı.

Gelenekselci diye küçümsenen tarikat/tasavvuf erbabı ehl-i sünnet akidesine mensup islam alimleriyle; Söğüt'teki çadırdan alemşümul cihan imparatorluğu olan Osmanlı, ne yazık ki mezhep tanımayan, "Kuran'dan aldığı ilhamla" "asrın idrakine İslamı uydurmayı" hedefleyen sözde allamelerin tasallutuyla kayboldu gitti.

Ve o yıkılıştan Cumhuriyete geçişte bir sürü arızayı da beraberinde taşıdı.

Genç Cumhuriyetin dini önce yok etme, sosyal hayattan silme gayretleri fayda etmeyeceği anlaşılınca, "Ortodoks" bir İslam anlayışını oturtmak ve dini sahayı kontrol altına almak istediler. Böylece devlet dini hayatın düzenlenmesini de üstlendi.

İmam-Hatipler ve İlahiyatlar kanalıyla bunu organize etmeye çalıştı.

Başarılı oldu da.

Bugün yapılan bu tahrifatın o boyutuna girmeyeceğim.

Sadece zihni kodlarımızla, İslami ve milli tanımlarla, sahip olduğumuz dini değerlerin nasıl tezatta olduklarına dair bir iki örnek vermek istiyorum.

Daha açık ifadeyle, resmi tarih bize sadece hainleri kahraman, kahramanları hain öğretmedi.

Bizim beyinleri iğfal edilmiş, zihinleri bulanıklaşmış, ehl-i sünnete mugayır fikirlere sahip ama bir şekilde toplumun önünde rol model olmuş tipleri ve bazı şablonları ezberlettiler.

Rejimin de işine geldi bu.

Sesini çıkarmadı.

Açalım biraz şimdi.

Bizde ezberletilmiş kahramanlar ve şablonik doğrular vardır ve bunları yıkmak o kadar zordur ki, mermeri yontar bunlardan kıl koparamazsınız.

Kemalist öğretinin 90 yıl bu milletin kafasına nakşettiği yalan tarihten bahsetmiyorum. Onun zaten elle tutulur, tarihi hakikatlerle örtüşür ve belgeye dayalı bir tarafı olmadığı için kanunla korunmaya muhtaçtır.

Bir gün gelecek o hakikatlerin meydana çıkışını kanunlar bile engelleyemeyecek.

Benim bahsettiğim kalıplar İslami kesimin kendi kendine motto haline getirmiş oldukları.

Kahramanlara örnek mi?

Ali Suavi.

Namık Kemal.

Cemaleddin Afgani.

Muhammed Abduh.

Fazlurrahman.

Mevdudi.

Yusuf El-Karadavi.

Seyyid Kutup.

ve

Mehmet Akif.

Bugün Nur cemaati mensuplarının yere göğe koyamadığı Said-i Nursi; C.Afgani, Abduh ve Ali Suavi'yi "rehberi" olarak ittihaz etmez mi?

Nur cemaatinden bir Allahın kulu bu şahıslar kimdir, nedir, ne yapmış, ne demişler diye araştırıp okur mu?

Hayır...

Hocam rehber kabul ettiyse, demek makbul adam.

Peki Mehmet Akif?

Sultan Abdülhamit Han'a ettiği küfür ve hakaretlerden vaz geçtim; şiirlerinin dini açıdan hiç tahlilini yapan birini gördünüz mü?

Ama her sene mart ayı geldi mi; okullarda, belediyelerde ve her tür alanda etkinlikler yapılır, yere göğe sığdırılmaz.

Bunları geçim kaynağı yapmış sözde yazar ve sohbet erbabları vardır.

Hele bunlardan ikisi çok meşhurdur.

Hele bunlardan biri konuşurkan dudakları öpücük yollayan pek yakışıklı tarihçimizdir mesela. Adam kitap yazmayı bile bıraktı bu sayede.

Hem de yapanlar kimdir biliyor musunuz; Sultan Abdülhamit Han deyince gözleri yaşaran ehl-i sünnet akideye bağlı müslümanlar!

Bu nasıl tenakuzdur kardeşim.

Ayrıca bugün Mustafa İslamoğlu ve Mehmet Okuyan'ın İslam'a verdikleri ifsattan midesi bulanan ve isimleri duyunca çıkaracak kadar nefret eden insanlar, Akif'i yere göğe sığdıramıyor.

Halbuki M.Akif'in dini anlayışıyla, Mustafa İslamoğlu'nun dini bakışı açısından hiç bir fark yoktur.

Dedim ya bizim ülke garabetler ve tenakuzlar ülkesidir.

Asımın neslini yetiştiriyoruz, yetiştireceğiz der bizim bütün eğitim camiası ve mütedeyyin yetkililerimiz. Cumhurbaşkanı da dahil.

M.Akif'in Asımın Nesli dediği gençlik; Sait Çamlıca ve Fatih Tezcan gibi "Yalnız Kuran" diyen tipler.

Sabah akşam Fatih Tezcan ve Sait Çamlıca'ya sosyal alemde giydirenler, Asımın Nesliyiz diye gururlanıyorlar.

Bu nasıl bir tezattır.

Yahu kim nedir, ne demiştir, neler yazmıştır biraz araştırın, okuyun...

Ezberletilmiş şablonları biraz yıkın.

Ama zor geliyor değil mi?

Şu cümleyi M.Akif savunucularına dediğimde diyecek söz bulamayıp hakaret ediyorlar.

"Abdülhamit Han kötüydü, tamam anladım. Dine de zarar verdi. Yahu M.Kemal'den de mi kötüydü?

Ondan çok mu dine zarar verdi?

Osmanlı'nın en büyük halifesine ağza alınmayacak hakaretler eden Akif; ezanı Türkçeleştiren, Ayasofya'yı kapatan, Arap harflerini değiştiren, şeriatı kaldıran M.Kemal'e "tüy kadar" bile hafif bir söz etmez!

Ama bunun için düşünmek ve sorgulamak gerekiyor.

Onun için de beyin lazım değil mi?

Biliyorum şimdi bir sürü insan; ezberledikleri şablonlarla bu yazıya da saldıracaklar.

Tamam saldırın da...

Cidden fikriniz varsa!

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık