• 31 Mayıs 2018, Perşembe 15:42
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

Batıyor muyuz Gerçekten!

Batıyor muyuz Gerçekten!

 

Geçenlerde 90'lı yıllarda ekranlarda arz-ı endam eden meşhur iktisat profesörü Osman Altuğ'dan bir guble bahsetmiştim.

Malum şahıs ağzından köpükler saçarak Türkiye'nin bir yıla kalmadan batacağından dem vururdu.

Söylediklerinin hepsi mi yanlıştı.Elbette hayır.

Ama 28 Şubat'ın hırsızları operasyon yapmasaydı bu ülke zorluklar yaşardı ama batmazdı.

Tabi şimdi o yok ama ekranlarda olmasa da yazılarıyla karamsar ekonomik tablo çizenler dolu.

Sosyal medyada dolaşan o masa başı apılmış düzmece capslardan bahsetmiyorum.

Suriye2liler gitmese battık, dış borç şu oldu, hırsızlar çaldı çırptı gibi abuk sabuk yazıları dikkate bile değer görmediğim için cevap bile vermeye değer görmem.

Bahsettiğim aklı başında ekonomi yazarları.

Mahfi Eğilmez mesela.

Ya da Karar Gazetesinde İbrahim Kahveci gibi.

Yazılarını takip eder ve zaman zaman hak veririm.

Ama iktidar gemisi dev bir translantik gibi.

Hele bizim ülkemiz gibi yönetim biçimi ve ekonomik modeli "aşırı demokratik" bir ülkenin, dış mihrakların manipülasyonlarına karşıda çok kırılgan olduğunu unutmadan yol ve yöntem tavsiye edilmesi ve uygulaması gerekiyor.

Sanayileşme hamlesinde geç kalmış, bilgi çağını neredeyse es geçen bir Türkiye'nin yer altı zenginlikleri de yok ki gelişmiş ülkeler gibi rahat bir ekonomisi olsun.

Bir iktidarın görevi, ülkeyi yeni gelişmelere adapte ederken halkın refah mutluluk seviyesini arttırmaktır.

Bir ülke'de yapılanları eleştirirken, ülke realitesini unutmadan, sanayileşme dönemini bitirmiş Alman ekonomisiyle kıyaslamak insafsızlık olur.

En azından AK Parti'yi bu konuda eleştirmek haksızlık olur.Sanayileşme 16 yılda olacak bir mesele değil zira.

Bir iktidarın ekonomik uygulamalarını eleştirirken nereden baktığınızda çok önemli.

Osman Altuğ gibi her şeyi olumsuzlaştırabilir, halkı karamsarlığa itebilir, sizin görüşlerinize itibar eden piyasa elemanları vasıtasıyla düzeni manipüle edebilirsiniz.

%60'larda bir faiz sarmalındaki ve yatırım yapamayan, hatta bu yüzden güven kaybı dolaysıyla uluslar arası kurulşluşlardan borç bile almakta zorlanan ve memuruna maaş ödemesi yapamayacak durumda bir ekonomiyi alıp, borç alabilen, faizleri düşürüp yurt dışına ödenen milyarlarca doları engelleyip üstelik bunu yatırıma çeviren bir iktidarı eleştirirken biraz insaflı olmakta yarar var.

İbrahim Kahveci Temel Amca'nın "Yatırımları durduracağım" sözünü pek sevmiş.

Türkiye'nin hatta küçülmesi gerektiğini yazmış.

Türk ekonomisinin kurtuluşunun bu olacağını düşünerek methiyeler yazmış.

Tamam belki yanlış yatırımlar, öncelik konusunda hatalar olabilir.

Türkiye artan nüfusuna hem iş hem aş hem de refah üretmek zorunda.

Ve bunu sosyal patlamalara sebeb olmadan gerçekleştirmeye mecbur.

Peki siz bunları yaptığınızda oluşacak işsizliği, iflasları, zincirleme şirket batışlarını ve bunun sonucu gelecek sosyal kaosu düşünebiliyor musunuz?

Bu 5. viteste giden aracı 1. vitese düşürüp defransiyel ve motoru dağıtmasına benzer.

Hani bir araba tamircisi demiş ya ünlü kalp cerrahı Dr.Debakey'i kast ederek, "biz de motor tamir ediyoruz Dr.Debakey'de.Ona rağbet niye."

Debakey'in verdiği cevap:

"Peki motor çalışırken motoru tamir edebilir misin?"

Evet sevgili ekonomi yazarı arkadaşlar.

Devlet yönetmek, hükümet etmek lego oyunu değil.

Yap-boz yaparak geldiğimiz nokta 90 yılda belli.

Çark işlerken, durdurmadan, nasıl yapacaksanız onu söyleyin...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık