• 17 Eylül 2017, Pazar 23:58
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

BARZANİ REFERANDUMUNA KARŞI OLMAK

BARZANİ REFERANDUMUNA KARŞI OLMAK

 

Biliyorum bu hengamede afili bir başlık atmadım diye bu yazı gereken ilgiyi görmeyecek.

Ve tabi suyun akışına da biraz ters bir yazı olacak.

Sonunda sormam gereken soruyla başlayayım yazıma.

Topyekun Türkiye; niye Barzani’nin (Irak Federe Kürt Bölgesi) referandumuna ve hatta bağımsızlık ilanına karşıyız?

Kerkük Türktür Türk kalacak sloganından başka bana verecek cevabı olan var mı?

Şimdi karşı olanları ve gerekçelerini ele alalım.

Irak merkezi yönetimi: karşı olması kadar doğal bir şey yok.Bunu geçelim.

İran: Şia bir yönetimin altındaki parçalanmamış bir Irak devleti İran’ın elbette işine daha çok gelir.Ayrıca, şia karşıtı yeni bir devletin varlığını asla istemez.

ABD :Orta-Doğu projesinde zaten bölünmüş bir Irak olan Amerika için zaten bir Kürt devleti projesi var.Ama bu Barzani gibi dindar bir yapıya emanet edilmiş devlet değil.PKK/PYD gibi sekülerleşmiş bir kürt devleti.

O yüzden Barzani’nin erken rol kapması Amerika’nın işine gelmiyor.

İsrail : İsrail’in politikası kendi gelecek düşüncesi için en uygun ve açık politika.Ben bazı iddialar gibi Barzani ailesinin bilmem ne oluşuyla ilgili olarak görmüyorum bu taraf olmayı.İsrail kendi geleceği için bölgede ki her devletin hücrelerine kadar bölünmesini ister.Ve son8unda nasılsa aralarına bir nifak sokup onları bir birine kırdıracak bir yol bulur.Hatta şunu diyebilirim; Barzani’de Kürt devleti kursun, PYD’de kursun ister…

İsrail’in politikası aslında gayet açık ve net…

Gelelim Türkiye’ye…

Ben yıllardır yazıyorum; cin şişeden çıktı.Bugün kurulmazsa çok uzak olmayan bir gelecekte bölgede Kürt devleti kurulacak.

Irak’ın 1992 yılından beri yaşadığı Amerikan işgali sırasında Kürtlerin devletleşmesi için gerekli adımlar zaten atıldı.Ve bölgede ki demografik yapı çeşitli katliamlarla değiştirildi.Türk ve Arap halklarının çoğunlukta olduğu şehirlere büyük teşviklerle Kürt nüfus göç ettirildi.

Türkiye ne yaptı veya ne yapabildi bunlar olurken?

Hiçbir şey..

Bol bol nutuk attık.

Tuzhurmatu, Telafer, Kerkük ve Musul’da bu işgaller yaşanırken sadece sloganlar attık, protestolar ettik.

Şimdi Sayın Bahçeli’nin verdiği gazla tepkimizi ileri bir boyuta taşıyoruz.MGK toplantısını 3 gün öncesine çekerek yüksek perdeden tehditler, kırmızı çizgiler ilan edeceğiz.

Peki Barzani veya Irak Merkezi yönetimi altında olmasının Türkiye için hangisi daha uygun.

1959 Yılında Kerkük’te kan gövdeyi götürürken Irak’da merkezi bir devlet yok muydu.

Yukarıda yazdığım demografik değişimler yaşanırken sözde merkezi yönetim yok muydu?

Bizim Ülke’dekilerin tek korkusu var.

Barzani bizim Güneydoğu’muzda bir hareketliliğe sebeb olur mu?

Sen güçlü devlet olursan bir şey olmaz.Sen zayıf olursan elin Barzani’yi bırak 3 bin Kilometreden dandik Danimarka bile gelir senin ülkeni karıştırır.

Benim işime Barzani’nin devlet kurması gelir.Bölünmüş bir Irak benim işime gelir.Bunu ben yazar olarak söylerim ama devlet ricali elbette söyleyemez.Barzani devlet kursa da federe bir yapıda olsa da her zaman Türkiye ile iyi geçinmek zorunda.

Ayrıca; Amerika’nın PYD’yi bölgede ki etkili aktör yapma planlarını da suya atmış olacaksın.Hem de kendi gayretin olmadan.

Ayrıca İran’nın ve Irak’ın şia yayılmacılığı önünde bir Sünni kale oluşturulacak.

Bilakis Türkiye’nin bu bağımsızlığı desteklemesi, meşruiyet kazanması için uluslararası arenada savunmasını isterdim.

Türkiye Barzani ile ipleri atarak orada ki Türklerin hakkını koruyamaz.Bilakis ipleri daha sıkı tutarak gittikçe eriyen, yıllardır itilmiş kakılmış halkı koruyabilir.

Referandum kararından dönmeyen Barzani ile ipleri koparıp atmak bize ne yarar getirecek.

Referandumda bağımsızlık kararı bile alınsa zaten kısa zamanda ilan edeceklerini sanmam.Bunun için bir süreç gerek.

Unutmayın Rusya ile uçak krizi sonrası yaşadığımız sıkıntıların üzerinden çok geçmedi.Yani iki ülke arasındaki diyalog eksikliğinin kazananı yok, kaybedeni her iki tarafta oluyor.

Ayrıca; Barzani ile ipleri atarak, orada bağımsızlığa giden yolun dahada hızlanmasına, 1926 Ankara anlaşmasından doğan hakları koruyamama, Türk kökenli vatandaşlarımızla ilgili haklarını savunamamamı gibi durumlara meydan verecektir böyle bir şey.

Türkiye; her halukarda, her şart altında Barzani ile ipleri koparacak bir gerilim siyaseti içine girmemelidir.Bu inanın 3. devletlerin işine yarayacaktır.

Türkiye’de her şey sloganlarla yürüyor maalesef.

Şimdi beni de taşlayabilir insanlar umurumda değil.Slogan atmadan bu yazıma gereken cevabı verecek her fikre saygım var.

Tabi beni siyonizmin uşağı, kripto bilmem ne ilan edecekler olabilir.Benim abdestimden şüphem yokki namazımdan emin olmayayım.

Keşke devlet aklı Amerika’nın, İran’ın, Irak’ın planlarını bertaraf edecek bağımsız Kürt devleti fikrinin uygulamaya geçirmesine daha realist bakabilse.

Devlet Bahçeli’yi bazı duruşları sebebiyle severim.

Ama; beni takip edenler bilirler; 7 Haziran seçimi sonrası yaşanan o hükümet kurulamaması süreçte takındığı tutumun kendi duruşu bakımından en akılcı davranış olduğunu, eğer kafasındaki AK Parti+CHP koalisyonunu kurdurabilseydi AK Partiyi tarihe gömme hareketini yapmış olacaktı dediğimi bilirler.O gün Davutoğlu’nun da sıcak baktığı o koalisyonu Reis bozmuş ve ülkeyi seçime götürmüştü.Haliyle Devlet Beyğin planları da o gün suya düştü.

Şu anda da Devlet Bey tribünlere oynuyor.Ve bana göre kafasında değişen hiçbir şey yok.

Bu dediğimi anlamak için 2019’u bu Ülke’nin yaşaması gerekecek…

Son söz olarak:

Kerkük bin yıllık Türk yurdu.

Onu korumanın yolu Barzani ile kavga etmekten geçmiyor…

 

17.09.2017

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık