• 19 Eylül 2017, Salı 0:33
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

BARZANİ DOST MU DÜŞMAN MI?

BARZANİ DOST MU DÜŞMAN MI?

Çeşitli makalelerde ve televizyon yorumlarında defaatle söylensede klasik dış politika geyiği var bizim insanımızın.

“Türk dostu falan, filan…”

Bunu siyasetçiler gelen yabancı misafirlerine onore etmek için söylerler ama aslında kimse kimsenin dostu filan değildir.

2 evleklik bahçe için bir birinin boğazına sarılan ana/baba bir kardeşlerin dünyasında, binlerce kilometre ötedeki halkla dost olacağız.

Menfaatlerimiz aynı yöndeyse beraber yürürüz, ama çakıştığında da ama savaşta ama masada bir birinin boğazına sarılır.

Amerika ile bakın sözde “Stratejik müttefikiz”.Ama Türkiye’nin altını oymak için elinden geleni yapıyor hemen Suriye’de.

3.000 Tır dolusu silah ve techizatı PYD’ye verdi.

PYD’nin oradaki varlığı Türkiye’nin hayat damarlarından birini kesmek için.

Herkes bilir ki yönetmenin duvarda asılı olarak kadraja aldığı silah o filmin bir yerinde patlayacaktır.

Hani biz bu Abd ile dosttuk!

Bir de bugünlerde sıkı fıkı olduğumuz Katar var.

İşte Katar’lılar Osmanlı’ya bile başkaldırmamış filan.

Niye diye sağlıklı bir tahlil koyan tarihçimiz yok.

Herkes Osmanlı’ya kalkan el onmaz geyiğini anlatıyor.

Yalan…

Bugün Körfez Emirlikleri diye adları anılan(Kuveyt, BAE, Katar) küçük birer kasaba ve köylerdiler.

Osmanlı’nın atadığı bir Hicaz Valisi veya Basra Valiliğine bağlı kaymakamlıklardı.

Bugün El-sabah ve Thani aileleri de Osmanlı’nın atadığı yerel idarecilerdi.

Cihan Harbiyle birlikte Hicaz bölgesinde Osmanlıyı yok etmek için çalışmalar yapan İngilizler Şerif Hüseyin ve bazı bedevi kabileleri çil çil altınlarla ikna ettiler.

Ama Necef’teki Suud ve diğer körfezdeki kabileler bu ayaklanmaya katılmadılar.

Öncelikle bu kabileler “Vehhabi, Şerif Hüseyin değildi.

Şerif Hüseyin’in kazanacağı bir payeye destek vermek istemeyip, Osmanlı gittikten sonra İngilizlerle iş birliği yapıp Şerif Hüseyin’den Hicaz bölgesini ve dolaysıyla Arabistan yarımadasının tamamını aldılar.

Yani öyle bazı hikaye yazıcılarının anlattığı gibi Osmanlı’nın kara kaşı kara gözü için isyan etmemiş değiller.

Herkes kendi hesabını yapıyordu da ondan.

Neyse bu yakın tarih örneklemesi sonrası gelelim bugünlerin en çok konuşulan Kuzey Irak Referandumu dolaysıyla çevrimde olan konuşmalara.

Bugünlerin en çok kullanılan geyiği “Barzani Türkiye dostudur.Babası da zaten Türkiye’ye aman uyma diye evlatlarına nasihat etmiştir”

Barzan aşiretinin hakim olduğu Erbil, Duhok ve Süleymaniye’nin daha çok dağ kesimleri kadim medeniyetlerinde hercü merc olduğu topraklardır.

Mezapotamya tarih kitaplarının yazdığı ilk yerleşim alanlarından biri.

Ve bu bölgede ayakta kalmak, hangi etnisite, din ya da mezhepten olursa olsun büyük başarıdır.

Molla Mustafa Barzani’de işte Şerif Hüseyin’in oğlu Irak Kralı olarak İngilizler tarafından taç giydirildikten sonra kendi siyasi geleceği için çeşitli atraksiyonların içinde oldu.

Daha sonra rejimle ters düşüp aşiretiyle İran topraklarına geçip, İran Kürt Mehabett Cumhuriyetinin Genel Kurmay Başkanı oldu.,

İran Şahının güçlerini toparlayıp Kürt Mehabet Cumhuri,yeti güçlerini dağıtması sonucu bir kısım adamıyla Rusya’ya kaçtı.

11 yıl Rusya da kaldı.

Irak’ta generallerin idareyi alması sonucu pazarlıklarla geri döndü.

Defalarca kendi bölgesini genişletmek adına Türkmenlerin yaşadığı alanlara tecavüz etti.

Oğul Barzani 1992 yılında Amerika’nın koyduğu uçuş yasağıyla ve Amerika’nın verdiği destekle 1971 yılında Irak Parlamentosunun verdiği Federatif hakkı defacto bağımsız bir devlet haline getirdi.

Gümrüğüyle, askeriyle, güvenlik güçleriyle, Meclisi ve Hükümetiyle, bayrağıyla zaten Kuzey Irak Kürt Federe devleti aslında kendi kendine bağımsız hareket eden bir yapıya sahip.

Barzani fırsatını bulduğunda elbette bağımsızlık ilan edeceğini her zeminde zaten söylüyordu.

Şimdi Irak’lı bir Kürdün kendi menfaati için çalışması kendi içinde çelişen bir durum değil.

Bunun dostluk ya da düşmanlıkla alakası da yok.

Barzani petrolünü satmak için Türkiye’ye ihtiyacı olduğunda bize yaklaşacak, biz de o petrolden alacağımız pay yüzünden bazı şeyleri unutup yutkunacak ve yapacağız.

Barzani ailesinin Türkiye’nin bir çok şehrinde bilhassa Mersin’de büyük yatırımları var.

Dün Halepçe katliamı sonrası 500 bin Irak Kürdüne kapı açar onları Saddam zülmunden korururuz ama 20 sene sonra o gün sınırımızdan salya sümük girip bizim ekmeğimizi yiyen çocuk, bugün peşmerge olarak bize silah doğrultur.

Ülkelerin arasındaki ilişkiler böyledir.

Bizim milletten başka da böyle dost/düşman geyiği yapan başka millet yoktur sanırım.

Bugün “Eyy Barzani” diye parmak salladığımız Barzini’yi dün olduğu gibi yarın devlet başkanı fgibi karşılayabiliriz.

Eyy Türk Halkı…

Yeme artık daha fazla gaz…

Canım sıkılıyor yahu…

Dost most yok kardeşim.Herkes kendi halkı için gayret ediyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık