• 19 Mayıs 2018, Cumartesi 11:23
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

Bandırma Vapurunun Çil Çil Altınları

Bugün malum 19 Mayıs.
M. Kemal'in Milli Mücadele'ye liderlik için irade-i şahaneyle gönderildiği günün sene-i devriyesi.
Resmi tarihte bize bir sürü abuk sabuk şey öğretildi.
Ülke'nin sahibinin (cidden sahibidir padişah) ülkeyi İngilizlere sattığı gibi mesela.
Memaliki Osmaniye'nin sahibi Osmanoğlu hanedanı kendi mülkünü niye satsın bir başkasına.
Satan adamın bir kaç yıl sonra bakkal borcunu ödemediği için cenazesi niye rehin kalsın..
En basitinden işte böyle saçmalıkları kazıdılar yıllarca genç beyinlere.
Tabi M. Kemal'in Vahdettin'in fermanı ve verdiği 6 sandık dolusu altın, emrine tahsis ettiği o günün en büyük ve müreffeh gemisiyle yola çıktığını da anlatmadılar.
Bilakis derme çatma, sanki her an yolda kalacakmış gibi bir gemiyle, geceleri karaya yakın, gündüzleri açıktan gizlice gittiğini yazdılar utanmadan.
O günün işgal komutanlığının "vizesiyle" koca geminin, Ordu kıtaat müfettişi olarak 19 kişilik kurmay heyeti ve iki otomobille alayı vala ile yola çıktığını kimse yazmadı.
Boğazda demirli 6 tane işgal devletlerine ait zırhlının arasından, futbol sahası büyüklüğünde gemi nasıl gizlice gider kimse sorgulamadı.
Ayrıca; İngilizlerce işgal altında bulunan Samsun’da törenle karşılanıp, gittiği her yerde görüşmeler yapması nasıl bir akıl fukaralığıdır.
Samsun’u geçtim, kendi ifadesiyle o gün yolu üzerinde bulunan Merzifon’da bile İngilizler’den de geçtim, Amerikalı’lara ait 4 makinalı tüfekli bir askeri birliğin varlığından bahseder.
Biz bunları, sağolsun "Deli Kadir, Fesli Kadir" gibi sıfatlarla güya karalamaya çalıştıkları Kadir Mısıroğlu gibi şahısların yılmadan gerçekleri haykırmasıyla, ya da kendi yandaşlarının mızrağı çuvala sığdıramayıp, bazen gerçekleri ifşa etmeleri sayesinde öğrendik.
Ya da yabancı yazarların cumhuriyet aydınında olmayan en azından doğruyu yazma, tarihe sadık kalma dürüstlüklerinden.
Neyse işte bugünün mana ve ehemmiyetine uygun olarak yıllar önce dinlediğim bir olayı sizlerle paylaşmak istedim.
1980'li yılların sonlarına doğru, İstanbul Karaköy'de teknik nalburiye ticaretiyle uğraşan Al nalburiye firmasının sahibi Lokman amca anlatmıştı bana da.
Daha doğrusu nakletmişti demek daha doğru olur aslında.
Olayın kahramanı babası olunca.
Cumhuriyet dönemi kutsayıcılarının hiç ağızlarına almadıkları yukarıda bahsi geçen mevzulardan biri olan Bandırma vapurunun muhkem ve o güne göre büyük ölçekli bir gemi oluşu bir yana, tam teşekkülü bir kurmay heyetle ve beraberlerinde, o yokluk günlerinde padişah tarafından verilen 40 bin Osmanlı altınla yola çıkışları ile ilgili babasının şehadetini anlatmıştı.
Babasının o yıllarda 103 yaşında ve sağ olduğunu belirterek, Bandırma vapuruna 6 kasa altını elleriyle yükleyen laz tayfalardan biri olduğunu söylemişti.
Tabi şu an en pişman olduğum mesele, gidip kayıt altına almamamdır.
Umarım Lokman amca veya birileri kayıt etmişlerdir.
Bugün 19 Mayıs ve yine birileri iyi kötü bir şeyler yazacak.
Ama unutmamız gereken; tarihi gününün şartlarıyla ve dosdoğru gelecek nesillere aktarmak, yeni rejimi oturtmak adına beyinlere yalan dolanı şırınga etmeden, gerçekleri tahrif etmeden aktarmak lazım.
İyisiyle, kötüsüyle, vatansever ve hainiyle bu bizim tarihimiz.
100 sene sonra hala birilerini kanunlarla koruyarak, gerçeklerin üstünü örtmek ne ilme ne insafa sığar...
Bırakın artık herkes eteğinde ki taşları rahat rahat döksün…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Fatih Fatih 19.05.2018 13:08

Mil miş

Yasemin Yasemin 19.05.2018 17:43

En çok canimı acıtan ünv ye gelene kadar hep bu safsatalara inanarak hayatımızı geçirdik. Zamanla yaratılmak istenen mükemmel adam'ın hiç zaafı yok mu bu rahatsız edici derecedeki mükemmeliği sorgulayınca ancak gerçeğe ulaşabilirsiniz

Adem Adem 19.05.2018 23:28

Artık bu Masallara bi son verilsin 6 yaşındaki günahsız çocukları kandırmayı ve kendilerine bağlamayı bıraksınlar

orhan orhan 20.05.2018 12:30

Benim anlayamadığım; M. Kemal'in hem Padişah tarafından görevlendirildi deniyor hem de geminin İstanbul'dan İngilizlerin kontrolünde ayrıldığı, Samsun'a gelindiğinde de İngilizler tarafından törenle karşılandığı söyleniyor.İngilizler Padişah tarafınan vatanı kurtarmakla görevlendirilen bir Osmanlı Paşa'sına neden izin veriyor?

mtn erdğn mtn erdğn 20.07.2018 17:25

Kaleminize sağlık.(cesur yürek)

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık