• 30 Nisan 2019, Salı 22:01
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

Amerika’nın Küstahlığı

Amerika’nın Küstahlığı

Son yüzyılın en talihsiz kuşağı belki biziz.

Osmanlı’nın darbeyle istila edilmesinden bu yana, başta Türk dünyası olmak üzere bütün İslam alemi, hatta mazlum milletler boynu bükük ve mahzun halde.

İslam dünyasının zevali; Batı’nın, bilhassa İngiltere ve daha sonra Amerika’nın ikbalini getirdi.

Bizi içimizden devşirdikleri ev zencileriyle suni gündemlerle oyalayıp, bilim ve teknolojide atılım yerine olmadık siyasi, etnik ve dinsel farklılıkları kaşıyarak enerjimizin boşa gitmesine sebep oldular.

Bugün 57 İslam devleti içinde kendi ayakları üzerinde durabilen, tam bağımsız, bağlantısız hiç yok.

Kendi ürettiği kendine yeten, katma değer üreten markaları olan, uzun menzilli balistik ve nükleer füzelere sahip olan hiçbir İslam Devleti yok.

Üstelik; nerede bir İslam devleti varsa; Batı’nın istihbarat laboratuarlarında suni olarak üretilmiş sözde “İslami” tedhiş örgütleri tarafından tehdit altında.

Tehdit edilmiyorsa, o ülke kesin Amerika’ya boyun eğmiş demektir.

İşte bu karamsar tablo içinde yine de Türkiye kendi kendine yetebilme durumuna henüz gelememiş olsa da, buna aday en yakın ülke.

Jeopolitik durumu dolaysıyla tarihin her döneminde en ağır omuzlarına misyon yüklenmiş bu aziz topraklar üzerinde var olduğumuz sürece, biz hep itiş kakışın içinde olacağız.

Kıyamete değin, rahat ve huzur olmayacak.

Bu toprakların sahibi olarak ayakta durmak, varlığını sürdürebilmek için, her daim teyakkuz halinde olmak, güçlü devlet olmak zorundasın.

Ekonomik olarak güçlü olsan da, bunu devam ettirebilecek ve koruyabilecek her türlü donanıma sahip değilsen yine kurtlar sofrasına yem olmaktan kurtulamazsın.

Bunun için; ne yapıp edip silah teknolojisinin her türüne sahip olup, senin üzerine planlar kuranları caydırmak zorundasın.

Açık yazayım; Abd bugün teknolojik üstünlüğü yanında silah sanayindeki açık farkıyla bütün dünyayı tehdit edebiliyor.

İstediğini alamadığı ülkeye; senin rejimini beğenmiyorum, senin liderini beğenmiyorum diyerek, demokratik usullerle gelmiş, gelmemiş hiç umursamadan yaptırım uygulayıp, darbe yapmaya kalkışabiliyor.

Darbeyle gelen ya da ailedeb devrolunan krallıkları da, isterlerse her tür hukuksuzluğu, insan hakları ihlallerini yapsalar bile, Amerika’nın menfaatleri ile örtüştüğü sürece görmezden gelip, her tür silah, teçhizat ve uluslar arası kurumlarda destek verebiliyor.

Uluslararası ilişkilerin ve adaletsizliğin bu kadar pespaye ve iğrenç olduğu başka bir zaman dilimi olmuş mudur bilemiyorum.

Kızılderilileri katlederek ülke kuran, dünyayı sömürerek zenginleşen bu Avrupa’nın Kralş artıkları ve katilleri ne yazık ki şu an hamburgerlerinde ki köfte küçülmesin diye dünyayı ateşe verecek kadar gözleri dönmüş haldeler.

İşte bu Amerika; 70 yıldır her dediğine peki diyen Türkiye’nin artık adaletsizliklere ve kendi bölgesinde gelecekte kendi hayat damarlarına yönelik yaptırımlara karşı çıkması üzerine, kuşatma ve nihayette şiddet kullanarak yola getirme yoluna gidiyor.

Bunun için gizli-açık tehditler savuruyor.

Ona bu cesareti veren de; savaşı kendi topraklarında, kendi insanlarının zarar göreceği biçimde yapmayacak oluşu.

Kıta Amerika’sından 10 bin kilometre uzakta Orta Doğu’da uçak gemilerinden ateşlenen füzeler ve kalkan uçaklarla atılan bombalarla yapılacak bir savaşın esas yıkıcı etkisi muhatap ülke olacak.

Kazansanız bile neticede harabeye dönmüş bir ülke, binlerce yetim çocuk ve milyonlarca kayıp.

İşte Amerika’yı küstahlaştıran, Türkiye gibi yeni yeni ayakları üzerinde duran, elinde kıtalar arası füzesi, nükleer silahı olmayan ülkeleri de çaresiz bırakan bu.

Bugün eğer Amerika ile hükümet kanadı lisanı hal ile diyalog kurmaya çalışıyorsa bilin ki bu nedenlerle.

Ve içimizdeki devşirme çocukları da, uşaklığından gurur duydukları Amerika’nın bu gücüyle dayılanarak, Türkiye’de geçmişte olduğu gibi “Amerikanın Peyki “ bir devlet özlemi depreşmiş gibi.

S400 alınır alınmaz bilemem ama bizim bir an önce kıtalar arası füze imalini gerçekleştirip, nükleeri de bir yerden temin etmemiz gerek.

Ha birileri bana nükleer hikayeleri yorumları yapmasın.

Nükleer silah varsa gizli tutulmaz.Çünkü o caydırıcı bir güçtür.

O varken saldıran bilir ki; can yakarsa canı yanar.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık