• 22 Aralık 2017, Cuma 14:49
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

AMERİKAN YARDIMI ALDATMACASI

 

AMERİKAN YARDIMI ALDATMACASI

BM’de ki Kudüs oylaması öncesi Başkan Trump’un üye ülkeleri tehdit ederek, evet oyu verenleri kaydederek yardımları keseceklerini söylemesi belki de  hayırlı oldu.

Öncelikle bugüne kadar geniş propaganda ağıyla maskelediği çirkin emperyalist yüzünü saklamaya gerek duymadı.

Barış ve demokrasi kisvesiyle girdiği ülkeleri birer harabeye çeviren Amerika’nın artık bütün dünya’da gerçek yüzü görülür ve her alanda onun çöküşünün başlangıcı olur.

Gelelim şu kesmekle tehdit ettiği Amerikan yardımalarına.

Amerika bir devlete silah ve ayni yardım yapar.

Yardımlar; borç olarak veya hibe şeklinde de olur.

Nakdi yardım çok azdır ve bunlar genelde “proforma fatura” şeklinde yapılır.

Yani diyelim bir devlete 100 milyon dolar nakdi yardım yapılacaksa, çoğunluğu Amerika’lılardan teşekkül eden bir komisyon kurulur.

Eskiden tamamı,  şimdi en az %70’i Amerikan menşeeli firmaların ürünlerin satın alınması durumunda bu para komisyonca peyder pey serbest bırakılır.

Yani al şu parayı koy kasana, lazım oldukça harcarsın şeklinde olmaz.

Hani Kırgızistan Devlet Başkanı:”Erdoğan Abi 50 milyon Dolara ihtiyacım var dedim verdi.Senden başka abim mi var elbet senden isteyeceğim” diyerek Türkiye’nin verdiği bir yardımı açık etmişti, işte Abd böyle yapmıyor.

Bize verdikleri Marshall yarıdımını hatırlayın.

8 komisyon kurdular hala kurtulmadık 70 senedir o kazıktan.

Her şeyimizi Amerika kontrol etti.

Çiftçimizi, sanayimizi, ne üreteceğimize o karar verdi, ne yiyeceğimize bile.

Çocuklara halis sütümüz dururken süt tozu içirtti.

1950’li yıllarda askeriye içinde bulunan hayvanların koşum takımları bile Texas’dan geldi.

Bunun sonunda yerli deri sanayimiz, tabakhanelerimiz battı.

Velhasıl yardım ettiği ülkelerin her şeyini kontrol eder.

Siyasetini de, eğitimi de, tarımını da velhasıl her şeyini kontrol altına alıyor.

Zaten paranın büyük kısmını bu komisyonun gideri olarak harcatıyor.

Hibe kısmına gelelim…

Bir ülkeye güya kalkınması için emtia, teknik destek ve askeri birlikler için silah hibe eder.

Şunu iddia ediyorum; Amerika’nın ister ekipman, ister silah hibe ettiği ülkeler kalem kalem incelensin şu ortaya çıkar.

Hibe ettiği kalemler yerli üretimde kıpırdama yaşanan, veya olan alanlardır.

Yerli üretimin önünü kesmek, tamamen Amerika’ya bağımlı hale getirmek için hibe eder.

Türkiye bunun için iyi bir örnektir.

Ayrıca; hibe ettiği ekipman ve silahlarla ilgili öyle ayrıntılı sözleşmeler yapar ki, bunları kullandıkça siz bütün parçaları Amerika’dan almak zorundasınızdır.

Yani hibe edilen bir mayın arama tarama gemisi ki ayrıca artık yenisi üretildiği için Amerikan ordusundan emekli edilen türdendir, 100 milyon dolar değerindeyse, 30 yıllık kullanımda sık sık arıza yapacağı için size hibe geminin maliyeti 3 katına mal olacaktır.

Amerika; Mısır ordusuna, veya bilmem filan latin ülkesine şunları hibe etti diye bir şey okursanız, o ülkelerin satılmış idarelerince ülkelerine büyük bir kazık atıldı diye anlayın…

Ama ne yazık ki dünya üzerinde genellikle demokratik kültüre sahip olamayan despot idareciler, kendileri saltanatlarını sürdürmek için, Amerika’nın desteğiyle ayakta durdukları için bu sahtekarlıklara ortak olup, kendi halklarının emeklerini Amerika’lı obez veletlere yediriyorlar.

Keşke dünya üzerinde ki hiçbir ülke bu çirkin Amerika’lıdan yardım ve hibe almasa.

Dünya eminim daha yaşanır bir hale gelir.

 

***  

 

OYLAMA ÜLKELERİNE BAKMAK…

 

BM’de ki oylamada 128 evet oyu çıkması kesinlikle Türkiye’nin diplomatik zaferidir.

Yaptırım gücü filan gibi seslere itibar etmeyin.

Bu tavır;  bütün dünyanın zorbalık, tehdit ve şantaj karşısında gösterdiği yiğit bir duruştur.

Ret oyu veren Abd ve İsrail dışında ki diğer devletler kesinlikle ne siyaseten ne ekonomik olarak dünya’da etkin değiller.

Katılmayan 21 ülke var.

Bunları İsrail gazeteleri kendilerinden sayıyor ama aslında hiç de öyle değil.

Bunların büyük ekseriyeti aslında bu kararın yanında olmakla birlikte ekonomik ve siyasi olarak Amerika karşısında tavır koyamayacak liderlere sahip ülkeler.

Çekimser kalan ülkeler içinde büyük ekseriyeti de aynı durumda.

Rusya etrafında kendilerini Amerika korumasında güvende hisseden, ya da Amerika’nın komşusu olan bir kısım ülkeler.

Tabi bu arada Polonya gibi Katolikliğin ağır bastığı ülkelerin İsrail yanında yer almasını izah edemiyorum.

O ülke ile ilgili detaylı bilgimin olmayışına bağlıyorum.

Avrupa’da ki bazı ülkelerin tavırlarını yine yakın komşu oldukları Almanya gibi ülkelerin tavırlarında aramak yerinde olur.

Sırbıstan gibi..

Sonuç olarak, 21 Aralık 2017 Birleşmiş Milletlerdeki oylama bir uyanışın dışa vurumudur.

Ve bunun mimarı kim ne derse desin Erdoğan’dır.

O Arap sokağının değil sadece, dünyanın bütün sokaklarının ezilen insanlarının gür sesi olmuştur.

Bazıları için kabul etmesi zor olsa da…

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık