• 24 Şubat 2019, Pazar 1:03
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

Amerikan Vakıflarının uçkur derdi!

Türkiye’nin en büyük iş adamlarından Vehbi Koç, kurup büyüttüğü ve yıllarca yönetim kurulu başkanlığını yürüttüğü holdingdeki bütün görevlerini oğluna devretmiş ama kısa adı TAPV olan “Aile Planlaması Vakfı”ndaki yöneticiliğini ölene kadar sürdürmüştü.

Şu anda da bu vakfın başkanlığını torunu Mustafa Koç’un dul eşi Caroline Koç sürdürüyor.

Her ne hikmetse, 94 yaşına gelmiş bir koca iş adamının bütün derdi bu milletin şeyinin çetelesini tutmaktı.

İşte bu vakfın 1985 yılındaki kurucularından biri de Türkız Gökgöl Kline’ydi.

Bu isme dikkat çekmek istiyorum.

Hacettepe psikoloji bölümünü bitirdikten sonra Harvard Üniversitesinde “demografi ve istatistik” üzerine doktora yaptı.

Doktora sonrası Boğaziçi Üniversitesinde hocalık yapmaya başladı. Amerikalı eşi David Kline de aynı okulda “Demografi ve istatistik” dersleri veriyordu.

Kendi ifadesiyle hocalığı pek sevmedi ve Harvard’da doktora yaparken tanıştığı Pathfinder Vakfı’nın Türkiye temsilciliğini aldı.

14 yıl boyunca Türkiye, Orta Doğu ve Afrika ülkelerinde bu vakıf adına nüfus planlaması, demografik yapılar ve demografilerin sosyal, kültürel dağılımları konusunda saha çalışmaları yaparak Amerika merkeze raporlar verdi.

Daha sonra bu vakıftan ayrılıp BM Nüfus Fonu (UNFPA) için Türki Cumhuriyetlerde nüfus çalışmaları yaptı.

Daha sonra Willows Vakfı’nı kurarak “Üreme sağlığı ve hakları” konusunda çalışmalar yapmaya başladılar. Bu vakfın Türkiye’de uzun yıllardır yaptığı çalışmalara gelmeden önce biraz eşinden ve kendisinin faaliyetlerinden bahsedelim.

David Kline Harvard’da “İnsan Kaynakları Eğitimi “ aldı ve bu alanda dersler verdi.

Bu okulun birçok öğretim görevlisinin CIA çalışanı olduğu bellidir.

Yine hoca olarak 80’li yıllarda eşiyle birlikte çalıştığı Türkiye’de ilişkide bulundukları şahıslar dikkat çeken isimlerdir.

Hem David Kline hem eşi Türkız Gökgöl Kline, o dönem CIA Orta Doğu İstasyon şefi olan, karanlıklar prensi John Kare Aho’nun Taksim’deki sözde Alcatel ve ITT temsilcilik ofisinin gedikli ziyaretçilerindendiler.

Ayrıca çalıştıkları alanlar ve bu alanlardaki raporlamaların devamlı Amerika’ya aktarılması zaten yeterince şaibeli konulardır.

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’ndaki görevi süresinde, Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra ortaya çıkan Kazakistan, Tacikistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Azerbaycan’da yapılacak nüfus sayımı ve benzeri demografik projeleri ve uygulamaları yer almıştır.

 

Dünyanın en zengin enerji ve yeraltı rezervlerine sahip bu ülkelerin demografik, etnik, dinsel, kültürel yapılarına yönelik projeler yürütülmektedir. Amaç ise Büyük Orta Asya projesi kapsamında bu ülkelerin küresel Amerikan sermayesi emperyalizminin hegemonyası altında kalıcı olarak tutulu kalmasını sağlamaktır.

Daha sonra çalıştığı Buffet Vakfı da yine aynı konularda faaliyet gösteren bir vakıf.

Uluslararası Buffet Vakfı’nın ve CIA’nın temel amaçlarından birisi de budur. Çünkü Warren Buffet günümüz küresel Amerikan emperyalist dev sermayesinin beyin takımında yer alan üyelerden biridir. Böylesine büyük bir tröstün bu düzeye erişmesi ve bu düzeyden daha da ileri düzeylere yükselmesinin kaçınılmazlığı ancak adı geçen ülkelerin amaçlanan politikalarla zayıflatılmalarından ve parçalanmalarından geçmektedir.

Türkız Gökgöl Kline daha sonra Varren Buffet’in eşi Susan Buffet adına kurmuş olduğu Buffet Foundation’un CEO’luğuna geçmiştir.

Kendi kurmuş olduğu Willows Vakfı’ da aynı şekilde çalışmaktadır.

Yılda 3 milyon dolar üzerinde para harcayarak görünürde üreme sağlığı üzerine saha çalışması yapılmaktadır.

Bütün bu çalışmaları da Sağlık Bakanlığı ile ortak yürütmektedir.

Türkiye’de bilhassa İstanbul’un varoş semtlerinde, Batman, Urfa, Diyarbakır gibi nüfus yoğunluğu ve doğurganlığın yüksek olduğu illerde faaliyet gösteriyorlar.

Willows Vakfı görünüşte kadın sağlığı, sağlıklı üreme, anne ve bebek ölümlerini önleme gibi cafcaflı ifadeler kullanmakta, resmi söylemlerinde yetkilileri bu tarz dilleriyle ikna etmektedirler.

Ayrıca; Türkiye direktörü olan Rahime Akdoğan AK Parti kurucularından, İstanbul İl Yönetim Kurulunda görev almış ve milletvekili adaylığı olan biri olarak mevcut iktidarla ilişkileri sağlıklı bir şekilde yürütmektedir.

AK Parti içindeki birçok yetkili isimle çok samimi ilişkileri sayesinde vakıf çalışmalarına ilişkin her hangi bir inceleme yapılmamaktadır.

Ama saha çalışmalarından aldığımız haberler çok iç açıcı değil maalesef.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan her yeni evliye artık 4 çocuk yapın derken, Amerika uzantılı bu vakıf ve benzerlerinin doğumları önlemek azaltmak için sahada canhıraş çalışmalar yapması biraz ters değil mi?

Saha çalışanları gittikleri evli çiftlere kalıcı doğum kontrol tavsiye etmekte, 10 haftalık olmayan gebelikleri de kürtaj için yönlendirme yapmayı bırakın haftada iki gün semtlerden belirli(!) hastanelere bu gebe kadınları sevk ederek kürtaj yaptırıyorlar.

Sağlık müdürlüklerinin kontrolünde ve toplantılarında konunun bu kısmı hiç dile getirilmeyip, süslü laflarla sahada kaç kadına bilgilendirme yaptıklarına dair istatistiklerle göz boyuyorlar.

Yine aldığımız duyumlara göre şu an bu vakfın sahada üç yüzden fazla çalışanı var.

4 ayda neredeyse 30 bin aileye ulaşıyorlar.

Bu ailelerin bütün sağlık bilgilerinin Amerika’ya raporlanması fecaatinden geçtim, çalışanlar kadınları kalıcı doğum kontrol yöntemlerine ikna etmeleri halinde dolgun primlerle ödüllendiriliyorlar.

Yani Amerika’da kurulmuş bir vakıf Türkiye’de kadının gebeliğini engellemek için neden çalışanına ödül verir?

Ayrıca; Pathfinder Vakfı, Willows vakfı, İnsan Kaynakları Vakfı, Türkiye Aile Planlaması Vakfı ve daha ismi dikkatimden kaçmış bu vakıfların derdi ne bu ülkenin uçkuruyla?

1820 yılından 1923 yılına kadar misyoner örgütleriyle, daha sonra bürokraside yerleşmiş kadrolarıyla bu ülkenin her zerresine duhul etmiş bu Amerikan NGO’larını, vakıflarına dur denmediği takdirde “bağımsızlıktan” bahsetmek abes olur.

Başkan Erdoğan’dan ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’dan beklentimiz; bu ve benzeri vakıfların çalışmalarının titizlikle takip edilmesidir.

Sağlıklı nesillerin Abd projeleriyle değil, kendi yerli ve milli gayretlerimizle olacağını bildiklerini ve bu konuda gerekli olanı yapacaklarını umut ediyoruz.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık