• 13 Nisan 2018, Cuma 20:27
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

Adalet 5 Numarada

Adalet 5 Numarada

 

28 Şubat davası nihayet karara bağlandı.

Ama benim içim karalar bağladı.

Adalet dağıtıcıların adalet dağıtma şekli sebebiyle.

Adaletin 5 numarada bir kere daha üzerinden geçildiği için.

28 Şubat’ın mağdurları hala içerde yatarken, muktedirleri “Yaş ve Sağlık sorunları” sebebiyle adli kontrol şartıyla cezalarını çekecekler.

Adalet bunun neresinde peki?

Ondan sonra “Adalete” inanmamızı ve güvenmemizi bekliyorlar bizden.

Hiç kusura bakmayın beyler.

Kişiye göre, adamına göre kararlar verdikçe siz, biz de adalet dağıtımınızdan hep şikayet edeceğiz.

Avrupa Birliği uyum yasaları sebebiyle tutuksuz yargılanmayı 5 yıla çıkartabilirsin.

160 km. hızla giderken 18 yaşında bir genci ezerek öldüren adama 4 yıl 8 ay ceza vererek Yargıtay yolunu da kapatır anayı gözü yaşlı ve acılar içinde bırakabilirsin.

Ama aynı cezayı almış iki kişiden birini içeride birini dışarda tutamazsın.

Müebbet hapis cezası alan 1944 doğumlu Nazlı Ilıcak içeride, aynı cezayı alan 1949 doğumlu Erol Özkasnak dışarda.

Adalet bu mu?

Nazlı Ilıcak savunusu yapmıyorum.

Ama darbeye “iltisaklı” ve yayın yoluyla örgüt propagandası yapan, darbeyi fiilen yapandan daha mı fazla suçlu yani?

Ayrıca; 12 Eylül generallerinin rütbeleri söküldü ve bütün hakları ellerinden alındı.

Peki idama çarptırılıp ellerini kollarını sallayarak gezecek olan bu 28 Şubat’ın tank ve mal yürüten muktedirlerinin de rütbeleri sökülüp, devletin Ülkeyi korumak için verdiği silahı millete doğrultmanın cezası olarak, hakları ellerinden alınacak mı?

Ama; yaşlı zaten canım, bu saatten sonra prostattan çişlerini bile tutamayan bu adi herifleri içeri atsan ne olacak diyecek aklı evvelere şunu derim.

Atalarımız der ki; “Harmanda ettiğin ahırda ağzına gelir.”

Bu atasözü onlarda, bundan sonra bu işlere tevessül edecek kanı bozuklarda unutmaması için, bilhassa çişlerinde boğulsunlar diye bilakis içeri tıkmak gerekiyor.

Neticede bugün, Ankara’da hakimler var diyemedik.

28 Şubat’ın muktedirlerini adalet eliyle kurtarıp, adaleti de 5 numara da viziteye mahkum ettik…

Hayırlı olsun efendim….

 

***

 

Kim Medeni Kim Barbar

 

Avrupa’nın çeşitli şehirlerinde bilhassa Türk derneklerine veya Diyanetin yaptırmış olduğu camilere son zamanlarda artan bir saldırı var.

Bunların bir kısmını biz Suriye’de PKK/YPG’ye darbe indirdikçe Avrupa’da ki PKK’lılar yapıyor.

Dinsiz PKK’lılar askerin karşısından fistan giyip kaçarken, Avrupa’da ki yandaşları kimsenin olmadığı saatlerde camilere molotof atabiliyor ancak.

Ama bir kısmını da Avrupa’nın ırkçı ve fundamantalist Hristiyanları yapıyor.

Biz Avrupa ile yüzlerce defa harp ettik ama hiçbir zaman bizim ülkemizin delisinin de, sarhoşunun da, şehit yakınında aklına bir kiliseye saldırmak gelmedi, gelmezde…

Biz saldıracaksak mabetlere değil, suçu işleyene saldırırız.

Ama kahpe Avrupa böyle mi?

Tarihte de böyle değildi, şimdi de değil…

Soralım?

Pek medeni Avrupa, 700 sene İspanya'da binlerce dini yapı inşaa eden Endülüs'den geriye ne bir müslüman ne de bir tane İslam eseri koymazken, barbar İslam dünyası ne gayri müslim halka ne de ibadethanelerine asla zarar vermedi.
1400 senedir İslam topraklarında kilise ve sinagoglar aynen ayakta duruyor.
Ve bugün; ağızlarından salyalar akarak 8 defa Kudüs'e gelmeye çalışan Haçlı sürülerinin torunlarının yaşadığı Avrupa'da, camiler yakılıyor, saldırıya uğruyor.
Avrupa; algı çalışmalarına ve modern görünümlerine rağmen, cilalarını kaldırdığınızda; bin yıl önce Piyer Lermit'in peşine takılan soysuz ve çapulcu geçmişlerinden farkı olmadığını görebilirsiniz.

Peki;
Kim medeni kim barbar?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık