• 20 Şubat 2018, Salı 0:41
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

ABD Bloğunda Nasıl Kalacağız?

Bir marketiniz var, ortak.

Ortak dediysem 70 yıllık bir ortaklık, dedenizden miras.

Dükkanın idaresini hep o yapmış, yıl sonunda eline ne kadar kar payı verdiyse, “Çok şükür” demiş, duyunu şükranla, arzı hürmetler etmişsin hep.

Onun akrabasından biri senin evden komşun.Senin çocuğu zırt pırt dövmüş, bahçeni talan etmiş, sen de bir gün kızıp onun oğlanı dövünce, senin ortak seni cezalandırmış, 2 yıl kar payını vermemiş.

Son zamanlarda senin bu ortağa bir haller olmuş.

Senin düşmanın olan, hiç sevmediğin birine, sermaye verip, mal verip bir market açtırmış.

Onun desteklediği bu yeni marketi açan herif ondan aldığı cesaretle, seni tehdit edip, daha dur senin dükkanında yarısını alacağım diyormuş.

Defalarca kendisini uyarmana rağmen, seni oyalıyor, “biz bak senle dededen ortağız, bizim dostluk baki” deyip habire yeni dükkana mal yığıyor.

Ne yapardınız?

Basit anlatmaya çalıştım biraz ama; bizim Amerika ile ilişkimiz bundan daha beter.

Bugünlerde bazı yorumcular ve köşe yazarları;

“Ama bizim de yerimizi belli etmemiz gerekir.Hangi bloktaysak ona göre davranmamız lazım.NATO içindeysek, ona göre davranmamız gerekiyor” diyorlar.

Hatta bazıları; “Ama Türkiye bir ona bir buna yaklaşıyor, ikili politika izliyor, sözünde durmayan aslında bizim ülkemiz” diyor.

Şimdi biz 1947’den beri Amerika ile beraberiz, 1952’den beri de NATO içinde “stratejik müttefikiz.”

Fakat 1991’den beri bölgede ki olaylarda Amerika hep Türkiye’nin gelecekteki çıkarları hilafına davranıyor.

Saddam Hüseyini önce tahrik edip Kuveyt’e saldırtıp, sonra da onu cezalandırmak için Körfez harekatını yaptığı günden bu yana Türkiye fatura ödüyor.

Türkiye’de konuşlanmış Çekiç Güç eliyle K.Kürdistan federe devletini güçlendirmek, PKK’ya lojistik ve silah desteği sağlmaak hangi ortaklığa sığıyor?

DAEŞ’in oluşumu için gerekli zalimlikleri yapıp sonrada bu örgütün iplerini eline alıp, joker gibi kullanarak bölgede ki istikrarı ve huzuru bozmak hangi müttefikliğe sığıyor.

Suriye’deki muhalefeti silahlandırıp Rejim ve DAEŞ eliyle milyonlarca sığınmacıyı Türkiye’ye göçe zorlayıp, ülkenin ekonomisini ve istikarrını bozmak nasıl bir stratejik ortaklıktır?

15 Temmuz NATO ve Fetö darbesini tertiplemek hangi ortaklık kitabında yazıyor?

Bizim Amerika ile 70 yıllık ortaklığımız Temel’le Dursun’un ortaklık hikayesine benziyor.

Temel ve Dursun iyi arkadaşlar çocukluktan beri.

Temel’in babası çok zengin ama o hiçbir işin ucundan tutmuyor.

Dursun’da hep çalışıyor ve usta oluyor.

Bir gün Temel’in babası vefat ediyor.

Yaş olmuş 35, ama hiçbir meslek bilgisi, ticaret bilmiyor.

Dursun’a diyor;

“Babamdan baya servet kaldı, ama biliyorsun hiçbir iş yapmadım.Tecrübem yok.Sen de de ustalık var para yok.Biz arkadaşız, gel beraber iş yeri açalım.Ben para sen sanatını koy.”

Olur derler ve açarlar.

Bir yıl sonra Dursun’u yolda gören biri sorar:

“Ula sizin Temel’le ortaklık nasıl gidayi”

Dursun der ki:

“Ula bizim ortaklık bittu.”

“Ne oldu ki sonuç “ diyor.

“Ya, Temel tecrübe ben para kazandum…”

Bizim 70 yıllık Amerika ile stratejik müttefikliğimizin hülasası da bu…

Biz yediğimiz kazıklarla tecrübe, Amerika hep para kazandı.

Gelelim bizim ikili oynadığımıza, bir Abd’ye, bir Rusya’ya yanaşma meselemize…

Evet biz iki süper gücün oyun sahasının tam ortasında olan bir devlet olarak, bu dalgalı denizden gemimizi sağ salim çıkarmaya çalışıyoruz.

Bunun içinde habire manevra yapıyoruz.

Yukarıda da bahsettiğim gibi 70 yıllık ortağımızın bize atmaya çalıştığı kazığa, yine NATO’dan ve Batı Bloğundan çıkmadan, ipleri koparmadan, Rusya ve Çin bloğuna tam teslim olmadan engel olmaya çalışıyoruz.

Suriye’de PYD/PKK koridoruna mani olacaksak, Amerika ile anlaşarak engel olmanın mümkün olmadığını, bilakis Abd’nin gözümüzün içine baka baka, peşi sıra yalanlar söyleyerek bunu gerçekleştirmeye çalıştığını bilirken, nasıl ortak çalışacağız.

Türkiye bütün yapılanlara rağmen, yalanlara, sözlerin yerine gelmemesine rağmen yine de köprüleri atmıyor/atamıyor ve Abd ile ilişkileri belirli seviyede yürütmeye gayret ediyor.

Biliyor ki; Amerika’ya teslim olmak, PYD/PKK koridorunu kabul etmek demek.

Onun için Rusya’ya yaklaşmak, iyi geçinmek zorunda.

Hava sahasını açması için Rusya’ya da tavizler vermek mecburiyetinde kalıyor.

Bütün bunları bile bile; Türkiye’yi suçlamak hem de bir Türk vatandaşına yakışır mı?

Bazılarını dinlerken zaten Türk vatandaşı mı diye de ayrıca düşünüyorum…

Her şeyi Amerika’ya bırakıp, onun sadece jandarmalığını yaparak nasıl mutlu olabiliyorlar şaşıyorum…

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık