• 10 Kasım 2019, Pazar 16:06
ORHANBAYLAN

ORHAN BAYLAN

10 Kasım’da Aklıma Gelenler…

 

10 Kasım’da Aklıma Gelenler…

Osmanlı İmparatorluğunu parçalayan İttihat ve Terakki’nin A takımından sonra İttihat ve Terakki’nin B takımı yeni Türkiye Cumhuriyetini kurdu.

Cihan Harbinde Müslüman Türk milletini tarih sahnesinden silmek isteyen ve 5 yıl boyunca ülkemizi işgal eden Batı’lı devletlerin kanunlarını kanun, hayat tarzlarını örnek olarak aldı.

27 yıllık tek parti döneminde bu ülkenin kadim tarihi/dini ve yaşam biçimi yok edilmeye çalışıldı.

Önce Alfabesi değiştirildi.

Sonra dini.

Bin yıllık ezanı susturuldu.

Fethin sembolü camiler müze yapıldı.

Bazı camiler cemaati yok diye satıldı, kiraya verildi.

Dini eser basımı ve dini eğitim verilmesi yasaklandı.

Hatta bu konuda öyle sıkı takipler yapılıyordu ki; en ücra köylerde bile çocukların mahalli hocalardan asgari dini eğitim almaları engelleniyor, bunu yapanlar şiddetle cezalandırılıyordu.

Çok uzak olan köylerde her an jandarma olmadığı için bu işi öğretmen ve ormancı’lar yerine getiriyordu.

Bunun iki canlı şahidi olan annem ve babam hala ha-yattalar.(şükürler olsun)

Romanını da yazmış olduğum Irmağın Kıyısındaki Köy Bengü, Bafra’nın en büyük, en eski, en uzak köyüydü.

Köyüydü zira Altınkaya barajı yapılınca Bengü sular altında kaldı.Şu an Bengü olarak bilinen yerler Bengü’nün mahalleleri olan yaylalarıydı.

Annem daha ufak bir çocukken akşamları gizlice ya İbraam Hoca’ya ya da Avcı Hoca’ya giderdik.Eğer giderken öğretmen ya da ormancı’ya denk gelir de bize nereye gittiğimizi sorarsa; “Gelin bakmaya gidiyoruz, çocuk bakmaya gidiyoruz” diye yalan söylerdik diyor.

Düşünün Bafra’ya 64 km uzaklıkta bir dağ köyünde 7 yaşındaki bir kız çocuğu birkaç sure öğrenebilmek için ne yalanlar söylüyor.

Daha vahimi babam.

Onun ağzından anlatayım en iyisi:

“10-12 yaşlarımdayım.Köyümüzde imam olarak bilinen birinden Kuran dersi alıyorum gizli gizli.Akşam namazından sonra evine gidiyorum ve dersimi veriyorum.Yine bir akşam tam ders verirken pat diye kapı açıldı ve ayağında çizme, ayağında İngiliz kilot pantolonuyla köyün öğretmeni içeriye dalıverdi.

Bana bir tokat attı ben yere düştüm ağlamaya başladım.O esnada benim okuduğum eski Kuran’ı rahleden alıp başladı Hoca’mın kafasına vurmaya.

Bir yandan vuruyor bir yandan “Ulan ben sana çocuk okutmayacaksın” demedim mi diye bağırıyor.Velhasıl Kuran’ı hocamın kafasında parçaladı.Biz o günleri yaşadık.İşin garibi ne biliyormusun oğlum, o Hocam ölünceye kadar CHP’ye oy verdi.”

Evet bu millete bu travmaları yaşattılar.

Ve bu milletin bir kısmının gözlerini öyle korkuttular, öyle eziyet ettiler ki katillerine aşık oldular.

1937-38’de kendilerine zehirli gaz sıkan, sürgün eden, kadınlarını kızlarını çırılçıplak askerlerin karşısında zoyup zillete mahkum edenlerin şu an en büyük sevdalısı Dersim Alevileri değil mi?

Yukarıda babamdan naklettiğim olayın mağduru Hoca’nın torunlarından biri bugün Bafra’da Mustafa Kemal’in en büyük hayranlarından biri olduğu gibi…

Daha öncede bir vesileyle yazmıştım; Konya Yüksek İslam Enstitüsü’nün kurucu müdürü Ahmet Davutoğlu Hoca(siyasetçi Ahmet Davutoğlu ile alakası hiç yoktur) 1970’li yıllarda bile kafasında hala fötr şapka ile gezermiş çarşıda pazarda.

Bir gün talebeleri bunu ayıplayınca;”Evladım biz iki yıkım gördük.Bulgaristan’da ki zulümden Osmanlı’ya sığındık.Sonra tek parti döneminde ne zulümlere şahit olduk.Korku içimize işlemiş, haklısınız “ deyip ancak son yıllarında çıkarabilmiş.

Şimdi bunları masal gibi dinliyoruz değil mi?

Ama bu millet bunları yaşadı.

Sadece öylesine yazdım…

Bir amacım yok…

 

Not:Büyüklerimden dinlediklerimi romanlaştırmaya devam.

1930-40’lı yılları, yukarıda yazdıkalrımın ve daha nicelerinin benzerlerini yazdığım ikinci roman çok yakında inşallah sizlerle…

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Emine Memiş Emine Memiş 10.11.2019 17:06

Okurken bile için darlandi . Durum bu iken biz hala olmefin olemezsin diyip kutlama törenleri, anma törenleri yapıyoruz. Sınıflara mecbur tutulup resim baskılı tişörtlerle kutlama töreni yaptırıyoruz. Yazıklar olsun ..,.

Halil Halil 15.11.2019 16:34

Bunları unutmayan birileri hala hayatta çok şükür. Bunların nesriyata geçirilip sonraki nesillere de kaynak eser olarak bırakılması lazım.

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık