• 10 Nisan 2018, Salı 1:39
MURATBAŞARAN

MURAT BAŞARAN

Yersen!

 

Üzerimde bir yorgunluk…

“Bahardan…” der geçerdim ama bu saatten/ yaştan sonra kimse yemez.

İtiraf; masadaki mönü beni aşıyor...

Yani turşuyu severim, dondurmayı da ve fakat ikisinin bulamacı neye benzer, hayali bile mide kaldırıyor.

Erkek arkadaşıyla her naneyi yiyebildiğini iddia eden başı örtülü kız camide de erkek arasına karışmak istiyor. ABD savaş gemileri Suriye’ye yaklaştı. Rus jetleri taciz ediyor. Esed manyağı kimyasal silah kullandı. Yerel seçimlere az kaldı. Kılıçdaroğlu Meral Akşener’i ziyaret edecek. Süleyman Soylu kayıp veya medya görmüyor. Fransa ne iş? Dolar dört lira. Ülker’den sonra Şahenk de borç yapılandırması peşinde. Birileri tüyüyor galiba. Süper teşvik. Emekliye ne bileyim ne…

Beyni pırıl pırıl arkadaşlar okeye dönüyor kahvehanede…

Köşeden bir çıkıntı yayın yapıyor; “Hepsi Tayyip’in başının altından çıkıyor!”

Bu arada “Evet” ile “Kabul ettim” arasındaki fark gürültüye mi gidiyor acaba?

Bu karmakarışık tablonun kerameti kendinden menkul uzmanlarını seyretmektense, adi bir suçlu muamelesi görme pahasına, “Yemekteyiz”e takılmak ve birbirinin çorbasına çemkiren tipleri anlamaya çalışmak daha mantıklı olabilir mi, düşünüyorum.

Akşamüzeri x kanalda doların yükselişini yorumlayan dallama, vakit gece yarısını bulurken 4.,5. kanal dememiş konsomatris gibi herkesin gönlünü hoş eyleyip, Ortadoğu’dan yerel seçimlere, Afrin’den İkinci Abdülhamid Han’ın faziletlerine kadar engin kültürünü üzerimize boca etmiş…

Yemek programından mikrofon uzatsalar elbet turşu ve dondurma üzerine de konuşacaktır; her şey bir tarafa ondan başka kimsenin yaşamadığı “Bir zamanlar…” kırkıncı odasının kilidi de avucunda duruyor, yeter ki isteyin açar gösterir, olmadı anlatır nazlanmadan, görmüş gibi olursunuz.

Sınıra gidip askere moral vermek baş göz üstüne…

Kamuflajdan ısmarlama elbise fiyakası beklemek ne kadar normal, ben bunu da bilmiyorum, bilmediğim çok şey gibi…

Evet, Ajda Pekkan’ın ne kadar moral verdiğine kafa yormadım; yazımın başında dediğim gibi zaten, oldukça yorgunum. Bülent Hanım niye icabet etmedi, davet mi edilmedi, o da malumatım dahilinde değil.

Bütün bunları turşusuyla, dondurmasıyla bir kenara koyup bohem takılmak da mümkün, anlaşılır tarafları yok değil fakat geçen birkaç ay içinde başıma gelenlerin, zaten hep başıma gelenler olduğunu düşününce, anlatmaya ve kayda değer tarafı olmadığı kanaatindeyim.

Fakat herkesin yakinen bildiği ve benim çokça tecrübe edip asla bıkmadığım “Büyük konuşmayacaksın azizim!” dersli yaşanmışlıklar a la carte tercihe dahildir; fiyatı can yakar…

Hayat, haşin bir tavır içinde “Doyduysanız, ufak ufak yollanın!” bakışıyla taciz ediyor.

Uzatmanın alemi yok.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık