• 15 Nisan 2019, Pazartesi 19:28
MURATBAŞARAN

MURAT BAŞARAN

Tuhaf işler!

TUHAF İŞLER

 

Ekrem İmamoğlu’nun soyadı değişikliğinden tutun da babasının ve kendisinin “rant” iştahı dahil “Pontus”luğuna kadar bir dolu “acaba”sı seçim öncesinde dile getirilmediği için ne kadar tuhafsa, Yunan Medyası’nın "Pontus kökenli bir Rum İstanbul’u fethetti" tezahüratlarına İmamoğlu’nun tepki göstermemesi ve “Hoop kardeşim. Ben Türküm ve Müslümanım” dememesi de o kadar tuhaf…

Araya “Yasin” sıkıştırmak ve sonra fotoğrafçı eşliğinde gizlice (!) türbe ziyaretleri tamamen tribün şovmuş demek ki…

İstanbul’da komedyen genel başkanıyla sahneye çıkmamak için ve dahi destekçisi PKK’nın görüntü vermesine mani olmak için miting yapmayan/ yapamayan İmamoğlu’nun kalibresine denk düşmekten imtina etmeyen bir isim de Abdullah Gül…

Yahu sen nasıl bir adamsın?

Cumhurbaşkanlığı koltuğundan indiği günden beri vakti zamanında “Kardeşim, dava arkadaşım” dediği ve oturduğu bütün koltukları borçlu olduğu Recep Tayyip Erdoğan’a güç verecek bir cümle edemezken, en nazik anlarda çıkıp en itici beyanatları vermek nasıl bir karakteri tarif eder?

Seçim sonuçlarının gecikmesi ülkeye zarar verirmiş…

Peki seçimlerdeki hırsızlık ile ilgili fikrin yok mu?

Aslında seçimlerde dönen dolaplar kadar Gül’ün İmamoğlu’na tur bindiren telaşı ve Karamollaoğlu’nun Çamlıca Camiine çemkirmesi derin ve sinsi cephenin bütün kirli motiflerini gözler önüne seriyor.

Gezi ittifakı solcu görüneniyle, sağcı görüneniyle, Kürtçü görüneniyle nasıl ihanetin yekpare mücessem hali ise aynı tablo 31 Mart ve sonrasında da karşımıza çıkmış bulunuyor.

Halbuki bütün bu görüntüde birbirine benzemezler, görüntüde birbirine benzememelerine rağmen kendi görüntülerine uygun olarak Ak Parti’nin birçok konuda karşısında yer alabilirler ve yerel yönetimler adına farklı farklı muhalefet sergileyebilirlerdi.

Vicdanen rahatsız olduğumuzda biz de zaman zaman muhalif tutum takınmaktan çekinmedik.

Ama mesele Fatih’in İstanbul’u fethettiği ruha karşılık Bizans ruhunun hortlatılması olduğunda tarafımız bellidir.

Ak Parti’nin daha doğrusu Cumhur İttifakının en büyük yanlışı “Beka Meselesi”ni anlatamayışıdır.

Bu da tuhaftır.

“Beka Meselesi” sanki seçim stratejisiymiş algısına denk düşecek bir kapalılıkla servis edildi.

Üstelik millet dilim dilim patates, soğan, biber, patlıcan komplosuyla doğranırken…

Tuhaf olmayan ve manzaranın en veciz anlatımı sayılabilecek olan Binali Yıldırım’ın “Bu seçim mundar edilmiştir” tespitidir.

Sonuç nasıl tescillenirse tescillensin, 31 Mart İstanbul yerel seçimi CHP’nin “Açık oy gizli tasnif” vandallığının hortladığı ve irade gaspı bir seçim olarak tarihe geçecektir.

Teşkilat sıkıntılarından aday yanlışlıklarına, liderin kuşatılıp yanlış yönlendirilmesinden, parti içi hesaplaşmalara kadar Ak Parti’nin her halükârda çözmesi gereken meseleler ise asla ertelenmemelidir.

Diğer taraftan Recep Tayyip Erdoğan’ı desteklediği varsayılan medya mı daha çok oy kaybettirmiştir yoksa çıkarsız- beklentisiz eleştirenler mi diye soralım ve şu tuhaflığı da not edelim…

Fatma Betül Sayan Kaya ile fotoğraf vermek ve Can Bartu’nun cenazesinde bulunmak yerine bütün Ak Parti’nin yaka silktiği Hayati Yazıcı’nın taziyesini tercih etmek Binali Bey’in “ekip problemi” yaşadığını gösteriyor.

Tuhaf ama kaçınılmaz gerçek olarak bu seçim yenilenmelidir ve taraflar da mevcut durumu analiz edip durdukları veya denk düştükleri pozisyonu revize etmelidir.

Türkiye’nin yaptığı bir seçimin sevineni, kim kazanırsa kazansın “Rumlar” olmamalıdır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Emre Emre 16.04.2019 10:43

Patrikhaneye bundan iki üç ay önce önemli ziyaretler oldu, devlet başkanları seviyesinde, sözde Fatih Müftülüğüne bağlı olan bu yer, yeterince yetki aşımı yapmış durumdadır. Faaliyetleri artık yakından yakına takibe alınmalıdır. Demekki Rumlar bu denli seviniyorsa bildikleri birşeyler vardır. Medya bizi patates soğanla uyuturken,hee birde poşeti unutmayalım, o medya sahipleri ne yapsın kanallarında Dinler Arası Diyalog son gaz devam ederken, kalkıpta Patrikhanenin faaliyetleri ile ilgili haber yapıp milleti şuurlandıramazlar. Malûm işleri güçleri kadın istihdamı , ağızlarıyla İsrailoğullarını kınayanların, yaptığı icraatlarla İsrailoğullarını aratmaması ve onların düştüğü hataları haber veren Fahri Kainat Hz.Muhammed Aleyhisselamın Hadisi Şeriflerine kulak tıklamaları, tarihselcilik serüvenine katılmaları, düştükleri durumun özetidir. Allah'ım hepimizi tövbeye muvaffak eylesin. Özelliklede Peygamber Efendimiz Aleyhisselatu Vesselamın Hadisi Şeriflerinde bizi uyardığı konuları görmezden gelenleri Tövbe i Nasuha muvaffak eylesin.

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık