• 25 Mayıs 2018, Cuma 19:46
MURATBAŞARAN

MURAT BAŞARAN

Resme bak, düşünme!

Eğri oturup doğru konuşalım diyeceğim fakat doğru konuşmanın pek fazla kaale alınmadığı bir süreç yaşıyoruz. Halbuki her ne pahasına olursa olsun doğru konuşmak tek sağlıklı sonuç verecek çıkış yoludur.

Cumhurbaşkanı, seçim beyannamesini açıklarken en fazla dikkatimi çeken Yeşilköy Havalimanı ve çeşitli şehirlerdeki eski stadyum yerlerinin millet bahçesi olarak düzenlenme kararı oldu.

Neden en fazla dikkatimi bu çekti? Çünkü her ne kadar tartışmaya müsait olsa da, bu iktidarın en çok eleştirilen tarafı betona yaptığı yatırım yani çarpık şehirleşme meselesidir. (Bunu söylemek ve kabul etmek, yolları, tünelleri, köprüleri yok saymak anlamına gelmiyor. Sakin olun.)

Demek ki bu konudaki mesaj alınmış ve tam nokta atışı olarak çare üretilmiş ve bu çare güzel bir vaat olarak önümüze konmuş.

Şimdi geriye dönüp, “İyi de kardeşim, olan oldu, biten bitti. Bu saatten sonra ne değişecek?” demenin de alemi yok.

Çünkü…

Kim kaybedileni geri getirebilir?

Veya anlamlı soruyu soralım; kim bu saatten sonra doğruları yapar ve yanlışların yanına doğrularını koyar?

Muharrem İnce mi?

Meral Akşener mi?

Bir anda kucağımızda buluverdiğimiz Karamolla mı?

Kim?

Allah aşkına, kasetle giden genel başkanın yerine ısrarla söylüyorum “Başka kasetler” marifetiyle gelen ve hiçbir projesi olmayan ve seçmen tarafından her seferinde tokatlanan bir genel başkan/ pardon genel müdür “Cumhurbaşkanlığı” adayı olmaya cesaret edemiyor, milletvekilliğini garantide tutmak ve en tehlikeli rakibini de saf dışı bırakmak için “Gel bakayım Muharrem”i ittiriveriyor sahaya…

Muharrem ne yapsın? Ben meydanlarda eser gürler işi götürürüm diyor ama her konuşması ayrı gaf, her teklifi ayrı komedi…

Muharrem’le Erdoğan’ın meydandaki durumu, rakıyı fazla kaçırmış bir tozkoparan garibimle onu muhatap bile almayan bir başpehlivanın hali olarak cereyan ediyor.

Bisikletli Muharrem, kamyon çarpmışa dönecek göz göre göre, Kemal’in umurunda değil…

Zaten Kemal bi parça da ablaya meyilli…

Abla desen FETÖ imalatı bir proje olarak barım barım bağırıyor. Hadi MHP’yi- milliyetçileri böldü/ bölüyor diyeceğim fakat yanındakiler ve aday gösterdiklerinin ne ülkücülükle, ne milliyetçilikle ne vatanseverlikle ilgisi var. Her biri ayrı telden…

Karamolla siyasi mizah konusu… Temel Reis fıkrası…

Dalga geçmiyorum, manzara bu. Listeler açıklanınca ben de kızdım, gönlüme göre bulmadım filan ama doğruların yanına daha doğruları, yanlışların yanına da olması gerekenleri kim koyacak Erdoğan’dan başka?

Başkan seçiyoruz.

Boru değil…

Ve Fetö’sünden, sahtekâr Avrupa’sına, domuz çobanından, Ortadoğu’daki İngiliz tasmalı zağarlarına kadar bütün şerliler “Aman Erdoğan gitsin” diye trampet çalıyor.

İki gecede dolara takla attıran üst akıl, şer cephesine “Ekonomi” kartını teslim ediyor…

Dolar- Euro canımızı yaksa da etek giyip, meydanı terk edecek ve avluya sığınacak halimiz yok.

Bugün doları tartışıp ekonomi cephesinden korku salan kim varsa ihanet içindedir.

Çünkü ekonomi ile ilgili söylenecek bir şeyiniz varsa seçim sonrasına kadar sabredeceksiniz.

Haa…

Tabii, seçim sonrası Erdoğan liderliğinde güçlü bir yönetim, bugüne kadar aklımıza gelmeyen birçok kesimi/ kişiyi rahatsız edecek.

Malını mülkünü, parasını pulunu çoktandır usul usul kaçıran kriptolar hem içimizde gibi hallerde ve hem de her an öbür ayağını sınır dışına atma pozisyonunda bekleşiyor ve bir yandan da son ana kadar şerlilerin korosuna destek veriyorlar.

Uzun lafın kısası, bütün her şey bir kenara…

Taş üstüne taş koyma ihtimali olan Sayın Erdoğan’dan başka kim var?

Birisi iptal edeceğim diyor, öbürü yıkacağım diyor, beriki zırvalıyor…

Türkiye Cumhuriyeti Başkanı- Cumhurbaşkanı titri rasgele bir adama verilebilecek ucuzlukta bir makam değil…

Bisiklete binmek, traktörü geri geri sürmek, Merkel’i oynamak başkan olmak için asla kriter bile olamaz.

Kızsak da, küssek de, hem Erdoğan ve hem de Başkanlık Türkiye’nin yüzyıllık esaretinden kurtulmak için son şansıdır.  

Ve hiç kimseye nasip olmayacak bir tecrübe ve müktesebatla “Bu millete efendi olmaya değil, milletin efendiliğine razı” bir Recep Tayyip Erdoğan ve ona destek olan Devlet Bahçeli “Allah uzun ömürler versin. Başımızdan eksik etmesin!” duasının doğru adresleridir.

İnsaf ya…

Resme bakın, düşünmeyin bile…

Devlet ile Erdoğan Sakarya!

Gerisinin tamamı angarya…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık