• 06 Mayıs 2016, Cuma 9:30
MURATBAŞARAN

MURAT BAŞARAN

REİS, BU İŞTE Bİ TERSLİK VAR!

Dava için yola çıkacaksınız…

Yıllarınız beraber geçecek…

Zaman içinde dava ve birlik/ beraberlik için kocaman laflar edeceksiniz…

Sonra bu kadrodan Abdüllatif Şener örneği çıkacak…

İdris Naim Şahin çıkacak…

Abdullah Gül bir İngiliz soğukluğu ve güvensizliğiyle kendini hareketin dışına taşıyacak.

Tayyip Bey’in etkili hitabetlerinde salya sümük ağlayan Bülent Arınç paralel bir hizaya sokacak kendini ve Doğan Grubunun organlarıyla hayat bulacak…

Vs.vs.

İnsan üzülüyor.

Bu nasıl dava adamlığı…

Bu nasıl kader birliği diye…

Sonra Ahmet Davutoğlu gibi “hoca” ve “akil” ve “sakin” bir adam, kırılarak ama onurluca “benden bu kadar” diyecek…

“Sakiniz. Ama şaşkınız Reis.”

Bütün bu macera boyunca Ak Parti’ye gönül verenlerin “reis” diye idolleştirdikleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında en ufak bir kuşkuları yok.

Fakat son olayla herkesin gönlünde bir “sızı” oluştu.

Kim haklı… Kim haksız…

Bu kimsenin umurunda değil.

Gelinen noktadır “sızı”nın sebebi.

Hoca adam gibi gitti.

Yerine elbet düzgün biri gelir. (Ben de aman Reis diyorum. Zayıf ihtimal ama damadını sürme ortaya)

“Başkan”lık yolunda hız kazanılır.

Umarım her şey iyi olur.

Diye düşünüyoruz. Ama içimizde bir “sızı” var…

Aslında bu “sızı” Reis, Tophane’de nargile tüttürüp, okeye dönüp, ertesi gün Türkiye’nin bir ve iki numaralı adamlarının seyahatleri için bavul hazırlayanların da sebep olduğu bir şey…

Uçaklarda verdiğiniz fotoğrafta problem var Reis...

Dava adamlarının/ yazarlarının/ gastecilerinin/ çoğu makam, mevki, para, kadın tuzaklarında bocaladı/ bocalayabiliyor/ insanlık hali deyip geçilebilir belki…

Ama bocalayanların devleti bocalatmasına izin verilmemeli…

Babasının gölgesinde, anasının kucağında gazetecilik yapanlara, sosyal medya şarlatanlığıyla nefsini cilalayanlara, adam yerine koyup karşısına geçtiğiniz medya cücüklerine biraz dikkat etmeniz lazım gelirdi.

Yusuf Kaplan’ın dediği gibi, “bizim” medyanın içi “gezici” dolu, yöneticilerinin çapsızlığından dolayı…

Böyle giderse kuş dosyalarından koleksiyon yaparız…

Zaten “Pelikan Dosyası” servis edildiğinde, üç gün dut yemiş bülbüle döndü herkes.

Üç gün sonra “fitne”dir deyip ses çıkardılar ve fakat o gün de “Davutoğlu” ters köşeye yatırdı herkesi… Bu sefer ne yediklerini şaşırdılar.

Biz de şaşırdık Reis...

Yani diyeceğim…

Tamam, panik yok.

Şu oldu, bu oldu, izah edilir/ edilebilir belki…

Ama “Reis” içimizdeki “sızı”yı görmezden gelme…

Sen ki "mezhep" üzerinden ettiğin sancılı laflarla bütün bir İslam alemini birleştirme azmindesin.

Yani cesaret problemin yok...

Ama...

Bu işte bi terslik var.

Yanımıza bağdaş kurup mu anlatırsın...

Ekrana çıkıp mı toparlarsın...

Çözecek olan sensin Reis...

Bu "sızı"yı görmezden gelme...

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık