• 01 Eylül 2014, Pazartesi 18:41
MURATBAŞARAN

MURAT BAŞARAN

“Rabbim verdikçe veriyor” ama!

“Amerikan Tarım Bakanı Roma’da yaptığı bir konuşmada, biz gıdayı silah olarak kullanmaktan vazgeçmeyiz. Çünkü bağımlılık yapan en etkili araçtır, diyor.”
“Koka kola isimli ilaç 1880 yılında siyahi Amerikalı kadınların kısırlaştırılması için doğum kontrol ilacı olarak reçeteli satılan bir ilaçtır. Ve beyazlara yazılması da yasaktır. 1894 yılında eldeki bulgular bu ilacı kullanan kadınlarda kısırlığın yüzde 2’den yüzde 14’e çıktığını ortala koyuyor. Bunun üzerine bütün dünyada gizemli ilaç olarak pazarlamaya başlıyorlar.”
“Türkiye 75 milyonluk bir ülke. Fakat yıllık doktora müracaat sayısı toplamda 600 milyon dolayında.
Ameliyat oranı yüzde 12. Hastanede yatan oranı yüzde 16.
Eczanelere günde 5 milyon insan giriş çıkış yapıyor. Kişi başına ilaç kullanımı ortalama üç kutu. İlaç tüketimi neredeyse gıda tüketimine eşitlenecek düzeyde.”
“2002 yılında Türkiye’de 2,2 milyar dolarlık ilaç tüketilirken, bu rakam 2011 yılının sonunda 20 milyar dolara ulaşıyor. Üstelik Türkiye, ilaç fiyatlarını üçte bire kadar aşağı çeken ve örnek gösterilen bir ülke. Buna rağmen ilaç tüketimi 10 yılda 10 kattan çok daha fazla artmış.”
“Türkiye’de 1920’li yıllarda kadın başına çocuk sayısı 5,2 iken, 1930’da 7,1’e çıkıyor. 2000’lerin başına geldiğimizde Türkiye’de kadın başına çocuk sayısı 1,9’a düşmüş durumda. Şu an bu seviye daha da aşağılarda. Nüfusumuzu stabil tutabilmek için doğum oranının kadın başına 2,3 çocuk olması lazım.
2,3’ün altına düştüğünüz anda nüfusunuz erimeye başlar. Elimizdeki veriler gösteriyor ki, 2023’e geldiğimiz zaman okullarda okuyacak çocuk kalmayacak. Mevcut okulların yarısını kapatmamız gerekecek. 2030’a geldiğimizde yüz çiftin 25’i çocuk sahibi olabilecek.
Avrupa Birliğinin ocak ayında yayınladığı rapora göre dünyada 2050 yılında her yüz çiftin sadece 5’i normal yollarla çocuk sahibi olabilecek.
Yani önümüzdeki kırk yıl içinde dünya bir soykırımın neticesini yaşıyor olacak.”
“Başbakanımız üç çocuk talebinde bulunuyor. Ancak bu üç çocuğu elde edebilecek ne kadın ne erkek var. Neden böyle diyorum? 1970’li yıllarda Türk erkeklerinin menilerinde bir milimetreküpündeki sperm sayısı 250 milyon iken bugün 15 milyona düşmüştür. Ve 15 milyon kısırlık baremidir. Şu an bütün erkekler potansiyel kısır.”
“Türkiye’de 17 çeşit aşı çocuklara zorla yapılıyor. Mesela bir tetanos aşısı var. Bunun kısırlaştırıcı etkisi dünyada binlerce kez ispatlandı. Oysa bundan 20 yıl önce tetanos aşısı inşaatlarda düşüp paslı bir çiviyle yaralanmış bir işçiye yapılırdı. Ne oldu da bütün çocuklara tetanos aşısı yapılmaya başlandı?”
“İngiltere’de Tavistok Enstitüsü diye bir enstitü var. Bu enstitü 1915’li yıllarda kurulmuş. Güya bir hastane, bir klinik olarak, Freud’un kızı tarafından. Bunun hakkında internette hiçbir şey bulamazsınız. Hemen filtrelenir. Ama 15 bin dolayında uzmanın çalıştığı, neredeyse bir yer altı örgütü kimi hareket eden enteresan bir müessese burası. Kimin popüler olacağını, kimin şarkılarının tutacağını, hangi rengin moda olacağını, hangi kıyafetin ne şekilde giyileceğini belirleyen bir mekanizmadan söz ediyoruz. Sıradan bir klinik gibi lanse edilir ama bir klinikte 15 bin uzman niye çalışır, nasıl çalışır, bunlarla ilgili her makale neden internetten kaldırılır?”
Domuz gribi nasıl bir yalandır ve kimin sahibi olduğu firmanın aşıları pazarlanmıştır?
Kuş gribi adı altında nasıl tavuk katliamı yapılmış ve çeşitli sağlıklı tavuk ırkları nasıl yok edilmiş ve daha sonra kimin sahibi olduğu şirketin civcivleri piyasayı ele geçirmiştir?
Ambalajlı gıdaların arkasında ne gibi bir gerçek var?
Yukarıdaki paragraflar Gıda Hareketi Başkanı Kemal Özer’e ait. Aralık 2012’de Kadir Mısıroğlu’nun daveti üzerine Osmanlılar Vakfı’nda iki hafta üst üste iki hafta konferans verdi. O konferanslardan derledim. Ve o konferanslarda cevabını açıkladığı ilginç soruları da yukarı da sordum.
Sonuç şu:
Siyonist Rothscild ve Rockafeller aileleri insan ırkına karşı ahlaksız bir soykırımı yüzyıllardır sürdürüyor.
Ve daha neler neler…
Youtube’dan ve üstad Kadır Mısıroğlu’nun sitesinden bu konferanslara ulaşabilir ve dinleyebilirsiniz.
Tavistok’u rahmetli Aytunç Altındal’dan da okuyun ve veya youtubedaki eski programlarından dinleyin.
Üstad Kadir Mısıroğlu’nun, Aytunç Altındal’ın konferans ve programlarını internetten indirebilir, ses dosyasına çevirebilir ve özellikle işe gidip gelirken lüzumsuz nağmeler ve bıktırıcı haberler yerine dinleyip, lüzumlu ve şaşırtıcı gerçeklere ulaşabilirsiniz.
Osmanlı nasıl yıkıldı?
İsrail nasıl kuruldu?
Türkiye Cumhuriyeti nasıl kuruldu?
Vatikan’ın içyüzü.
Siyonizm.
Yakın tarih.
Ve asla bir türlü göremediğimiz büyük fotoğraf…
İçimizdeki devşirilmiş, satın alınmış kalemler, siyasiler, aydınlar, gazeteciler, sanatçılar…
Fırsat ve imkân bulduğumuzda tavsiye ettiğimiz bütün bu konferans ve programların önemli bölümlerini ve deşifrelerini sitemizde yayınlamak istiyoruz.
Kılcal damarlarımıza bile sızmış düşmanımızı tanımadan, nasıl savaşacağız?
Siz bu kadar basiretsiz adamın “muhalefet” olmasını tesadüf mü sanıyorsunuz?
Türkiye bu kadar çapsız, bu kadar komik, bu kadar kendine bile ihanet içinde muhalefeti hak ediyor mu?
Arınç’ın dediği gibi, “Rabbim verdikçe veriyor…” ama…
Biz bir zamanlar Pensilvanyayı da örgüt değil “hizmet” zannediyorduk.
Demek ki, halkın seçtiği Cumhurbaşkanı oluyor; liyakatlı olan Başbakan olacak diye ıslık çalmak yerine, hangi köşe başında hangi tanıdık sima çelme takar diye temkinli olmamız lazım.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık