• 07 Eylül 2019, Cumartesi 11:37
MURATBAŞARAN

MURAT BAŞARAN

Ömer dediğin Hazreti Ömer mi?

 

İsmet Özel’in “Kime Türk denir?” sorusuna binaen şekillendirdiği “Kafirle çatışmayı göze alan Müslüman’a Türk denir!” tarifindeki netliğe sahip, acilen bir hakiki Ak Partili profili tespit etmemiz gerekiyor.

Çünkü işler karışmış durumda…

Bu tarife mahal bırakmayacak ve kafa karışıklıklarını dindirecek lider uzun bir yıllık izine çıkmış gibi… Yerine kötü bir dublör bırakmış gibi…

Yani eskinin iyi konuşma metinlerine de, yeninin berbat çiziktirilmiş hamasi ve tutarsız metinlerine de, elinin tersiyle “Van minut” çekecek lider, adeta nadasa bırakılmış bir tarla gibi; suskun, verimsiz, yeni bir mevsime kadar dönüp bakmaya değmeyecek bir işlevsizlik halinde…

Bayram Şenocak’ı İstanbul’un kalbine saplayıp, sonra haddi aşan bir söylemle “Bize yeni Ömerler lazım!” gevelemesi, en hafifinden hem mana itibariyle tutarsız, hem kastettiği Ömer Halisdemir değil de Hazreti Ömer Radıyallahü anh ise ayıbın tüy dikilmiş hali?

Adama sorarlar, sen kendini ne yerine koyuyorsun da “Ömerler!” bekliyorsun?

Evet, Hazreti Ömer mübarek, her zaman örnek verilebilir, rol model olarak gösterilebilir. Ama bunu yaparken önce izanına guslettirerek yapacaksın ve hürmet ifadesini yanına onluk çivi gibi çakacaksın ve dahi “Ben de bu örnekten beri değilim” duygusuyla başın önüne eğik olacak.

FETÖ’nün ağababaları fink atıyor, zavallıları hapishanelerde çürüyor. Göremiyor musun?

“Bize yeni Ömerler lazım!”

Sana ne lazım geldiğini henüz çözemedik. Fakat senden ümidimizi kesmediğimiz için karşına geçmeden, hala yanında sayılabilecek bir noktadan ve fakat bir Kasımpaşalının hoşuna gitmeyecek hallere yükseliyorsak da, yeri gelmişken söyleyelim; bize İstanbul’u heba edecek Bayramlar lazım değil.

Mesela benim en yakın arkadaşım Trabzonlu ama milleti Trabzon kayırmasıyla bu delikanlı şehrimize düşman etmek üzeresiniz.

Neyse…

Ak Partili kimdir sorumuza dönelim.

Ak Parti’nin mana itibariyle doğru çizilmiş tarifinin hakkı kimsenin tekelinde değildir.

Anavatan Mesut Yılmaz marifetiyle tarihe gömülmüş… 28 Şubat’ta Demirel’in aslında kimin tarafında olduğunu göstermesiyle Adalet Partisi/ Doğruyol Partisi çöpe gitmiş… Rahmetli Erbakan’ın üzerine yapışan haksız ithamlarla “Milli Görüş” o tarihler için geleceğini kaybetmiş…

Ve durumdan vazife çıkaran birileri, Milli Görüş’ün belediyecilik başarısını da sahiplenerek çok ihtiyaç duyduğumuz iki kavramı önceleyip “adalet” ve “kalkınma” üzerine bir yeni bina inşasına girişmişler.

Yokluğun içinde yeşeren bu filize millet sahip çıkarken, işte o millet Ak Partiliydi.

İstanbul’u susuzluktan, çöpten, kıraç halden kurtarıp ihya eden partiye oy verenler Ak Partiliydi.

Şiir okuduğu için hapse gönderilen adama hüzünlenenler Ak Partiliydi.

Milli Güvenlik Konseyinde had bildiren adama sevinenler Ak Partiliydi.

Kur’an-ı Kerim okuyan, sonra dönüp işini adam gibi yapan adama muhabbet duyanlar…

E-muhtıra paçavrasını yırtıp atan cesareti alkışlayanlar…

Davos’ta siyonizmin suratına tüküren devrimle heyecanlananlar…

“Biz bu millete sevdalıyız, hizmetkarız” haykırışına oy verenler Ak Partiliydi…

Xxx

Keselim hamaseti…

Diyecek ki şimdi bazı Ak Partili olamayanlar; “Tamam işte, bizden bahsediyorsun!”

Yok…

Sülüklerden, kenelerden bahsetmiyorum her ne kadar vücuda yapışık görünseniz de; nihayetinde zararlı kımıllarsınız.

Xxx

Oğluna ve oğlunun mezun olduğu lisenin mezunlarına vakıf, dernek, birlik velhasıl ne kadar stk varsa “Alın, hunharca kullanın” diye yol veren adamı onaylayan Ak Partili olamaz…

Milletin itirazına rağmen damadını bakan yapan -ama kızının ama hanımının zoruyla ve ama bilmediğimiz saiklerle- adamı alkışlayanlar Ak Partili olamaz.

Trabzonlu, Güneysulu, Siirtli eş dost akraba aşiretlerinin bütün ihalelere çullandığı ve buna fırsat verildiği bir düzeni vasat haline getiren adamı “Ama geçmişte şu işleri yapmıştı” eblehliğiyle savunanlar Ak Partili olamaz.

Vallahi Recep Tayyip Erdoğan’ın arkadaş kadrosundan çıktığı kadar, arkadaş kadromdan hain çıksa insan içine çıkamam; hal böyleyken aynaya bakmayı ihmal eden adamı hoş gören Ak Partili olamaz.

“E zaten o kadar hain çıktığı için çoluk çocuğuyla memleket yürütüyor” diyebilecek kadar alil olanlar zaten zekâ kusurundan Ak Partili olamaz.

Burayı ne kadar uzatabileceğimi hepimiz biliyoruz. Kadem demedik daha… Mezhepsizlere verilen primlerden bahsetmedik…

Xxx

Peki bu nasıl oluyor?

Böyle mümbit bir tarla nasıl bu kadar kıtlık içindeyken nadasa bırakılmış vaziyette?

Bilemiyoruz ve çatlıyoruz.

Elbette CHP’den ve peşine takılan ittifaktan bizim bir beklentimiz yok. İyi Partiymiş, Saadetmiş, PKK imiş… Yemezler…

Elbette şerefli bir “Eyvallah, bana müsaade” tavrı sergileyemeyen, Ak Parti’nin bugün onaylamadığımız hallerinde pay sahibi veya yeri ve zamanında siyasi hayatı bitecek olsa bile gidişata karşı çıkmayan ama bugün baş kaldıran sözde eski Ak Partili fırsatçılardan da bir şey beklemiyoruz.

Henüz daha iyisini çıkaramadık…

Reklamdaki gibi; daha iyisini yapana kadar henüz ve halâ Recep Tayyip Erdoğan dediğimiz, diyebildiğimiz için bunları yazıyorum.

Kalbim kırık…

Ve çok kızgınım…

Ak Parti’nin dejenere olmuş hücrelerinden kan emen sülüklerin hala kan emmeye devam ettikleri için güya “Reis’i savunmak adına” küfür kıyamet ahmakça karşı çıkmalarına rağmen, bağıra çağıra, belki haddi aşarak, belki muhatabımı da öfkelendirmeyi umarak, Ak Parti’yi kuran lideri arıyorum, gerçek Ak Partilinin tarifini yapmaya çalışıyorum.

Önemli olan tarif…

Tarifin adı değil…

Adalet ve Kalkınma yerine “aile” ve “kalkındırma” kelimeleri galip gelirse, tarifimiz değişmeyecek belki ama adı değişecek.

Onun için “Ömerler” arıyorum diyen adamın, “kaybettiği kendisini” bulması duasına durduk…

Bırak “Ömerler” aramayı…

Ak Parti’nin tarifini yap sen de…

Ve bak bakalım, yanındakilerin kaç tanesi bu tarife denk geliyor…

Sonra bekaya da bakarız, tankın önüne de yatarız…

Ama iş işten geçmek üzere…

Şu cümleyi tekrar ederek bitirmek istiyorum…

Bize yazık da, sana da yazık be adam!

(Hayri Baraçlı ve benzerleri dosyalarını açmıyorsam… Kayyıma devredilmiş ve sonra el konulmuş şirketin yedi makam araçlı züppe ceosunu masaya yatırmıyorsam… Bir damat halazadesi, bir hanımefendi akrabası başlıklarıyla birikmiş lağımları patlatmıyorsam… İşin sahibi el atsın diye beklediğimdendir… Ama nereye kadar? Allah büyük… Sabır…)

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Ayşe Ayşe 07.09.2019 12:13

Önce baştaki ömer adaletiyle muamele edecek ki bunu istemeye hakkı olsun

İrfan budak İrfan budak 07.09.2019 13:48

Kalemine yüregine sağlık düşüncelerimizi kaleminle aktarmışsın inşallah birilerinin kulağına giderde silkelenip kendilerine gelirler iş işten geçmeden

Yusuf Yusuf 07.09.2019 15:40

Hüzünlü, öfkeli, aglamakli halde bekliyoruz. Yine mi hüsran? Yine mi bosa cikacak Anadolu insani`nin ümitleri diye düsünüp yaralaniyoruz! Her cuma namazi cikisinda, Beyazit Camii meydaninda toplanan samimi kitleler nerede? Sirtinizi döndünüz bu samimi insanlara! Kemalist`in tasfiyesiyle olusan boslugu Fetö haini doldurmustu, onu defettin, ve fakat deftettigin yeri yine Ak Parti`li Kemalist(!) dolduruyor! Ne kadar aci öyle degil mi?.. Ak Parti`li Kemalist`ler!..Müslüman Kemaalist(!) mi olurmus? Gelinen nokta tam da bu. Eseriniz ortada. Bu ihanet degil de nedir peki?

SADIK USTA SADIK USTA 07.09.2019 17:31

ŞÖYLE YÜREĞİMİZİN YAĞLARI ERİSİN

Ali Ali 07.09.2019 18:19

Önce bunlar abdest almalı bence Sonra konuşalım niyeti

Halil Halil 08.09.2019 16:22

Murat Bey işin çok zor ama bu yarayı cerahat akana kadar deşmek lazım. Çevresinde onu pohpohlayanlar Tayyip Bey'e iyilik yapmıyorlar. Onun kendisini ikaz eden dostlara ihtiyacı var. Sizin gibi düşünenler sizin yazınızı gördükçe bu sesler daha da yukselebilir. Tayyip Bey bu ikazlara 15 temmuz dan önce kendisine yapılan ikazlara kayıtsız kaldığı gibi kayıtsız kalmaz diye umuyorum. Bilhassa da her geçen gün kuvvet toplamaya devam eden mezhepsiz ordusunun tehlikesinden o kadar bihaber gözüküyor ki. Bu mezhepsiz ordusu farklı hizipler halinde, farklı kuruluslarin çatısı altında toplandılar. Birileri "ben feto tehlikesini iki yıl üç yıl önce haber verdim" diye gegiredursun, Müslümanlar bu fetocu satiliklarin ne mal olduğunu hep biliyordu. Ama müslüman cenahin devlet kademelerine etkisi "0" (yazıyla sıfır) olduğu için hiçbir tedbir alınmasına güç yetiremedi. Tayyip Bey tedbir almadan geçirdiği yıllardan sonra karsisindakileri tam olarak tanidiginda dehşete düşmüş, Bu gözü dönmüş azgın sapiklari "haşhaşi" olarak tanımlamış, bunu söylediğinde o zamanın Türkiye'sinde adam yerine konan gerizekalilarca "artık bu kadarı da fazla, insan insana bunu söyler mi" diye kıyasıya eleştirilmişti. Bugün ise yine tedbir alınmayan bu mezhepsizler ordusu feto den çok daha tehlikeli bir yapılanma. Çünkü bu bir ideolocya örgüsüne sahip. Bu örgütün fedaileri inanmış, adanmış, bütün cahilligini kuşanmış şekilde Müslümanlara kan kusturmak için fırsat bekliyor. Çünkü bunlar hepimizin bildiği gibi İslam tarihini kana boyamış olan Hariciler dir. Hepsi de bildiklerini farklı yerlerden öğrenebilir, ama hepsinin de hedefi aynıdır. Müslümanlar a şartsız düşmanlık etmek. Bunun için gavurla işbirliği yapmaktan çekinmezler, gavurla kucaklaşıp iyi gecinebilirler ama Müslüman i asla beğenmezler. Hakaretin öfke kusmalarinin sonu gelmez. Içlerinde peygamber düşmanlığında haddi aşmış olanlar bulunur, halktan korkmasalar galiz küfürler bile edebilirler. Işte bugün bu sapkınlardan teşekkül eden ordu, fetoculer gibi ayiklayip defetmesi kolay bir yapı değildir. Ayrıkotu gibi her kuruluşun içinde binbir türlüsü vardır. Nerede başlar nerede biter bilinmez. En önemlisi karşınızda müthiş şekilde örgütlenmiş bir yapıdan ziyade bin yıldan uzun zamandır mücadele edilerek bitirilememis bir fikir sapıklığı vardır. Bu fikir kafasına vurulup inine dondurulmeyeli yüzyıldan fazla zaman geçti. Bu canavarın hangi boyutlara ulaştığını tespit etmek zor. Çünkü karşımızda sadece sıradan vatandaşlardan oluştuğunu düşündüğümüz, birbirini tanımayan Müslümanlar var. Ama kafalarında zehirli bir tohum yeşeriyor.

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık