• 05 Aralık 2018, Çarşamba 13:33
MURATBAŞARAN

MURAT BAŞARAN

Ne güzel cahildik!

NE GÜZEL CAHİLDİK!

 

Bu başlığı verdiğim yazım epey ilgi görmüştü…

Sonra birkaç yıl önce çıkan son kitabımın da ismi olmuştu.

Cehaletin iki türlüsü var.

İlki öğrenmeden, farkına varmadan yaşanan cehalettir ki, başlıkta dikkat çektiğim cehalet türüdür. Konforludur. Mutluluk verir. Kahvehanede okeye dönen işsizi bile tatlı heyecanlara sürükler.

Diğeri ise öğrendikçe ve farkına vardıkça artan cehalettir ki, insanın rahatını kaçırır, huzursuz eder, daha çok öğrenmeye ve anlamaya mecbur bırakır.

Rahmetli Özal, rahmetli Yalçın Özer abimize verdiği son röportajın yayınlanmayan ve fakat dinlediğim kısmında şöyle diyor:

“Maalesef sistemi değiştiremedim. Ama en azından eskisine dönülemeyecek şekilde delikler açtım. Macun tüpten çıktı. Kimse tekrar sokamaz. Fakat bundan sonrası için çok çalışmak lazım!”

İfadeler tam da böyle olmayabilir. Hatırlayabildiğim kadarıyla aktarıyorum.

İşte Özal’ın şikâyet ettiği sistemde medyanın patronları hükümet kurup, hükümet yıkıyordu hatırlarsınız. “Balans ayarı”, “Genç subaylar rahatsız” türünden ihanet manşetleri ile toplum mühendisliği yapılıyor, birilerinin menfaati üzerine kurulu sistemin devamı için ellerinden geleni küstahça sergiliyorlardı.

O sistemin bugün bile değiştiğini, milletin yararına döndüğünü söylememiz çok zor…

Mevlüt Uysal 10 milyon liralık saçma sapan tebrik kartı yollayıp tarihi bir skandala imza attığında da, Fetöcü patron salıverilip 15 Temmuz gazisi her türlü gazilik nişanı ve imkanını iade ettiğinde de medya suskun kaldı. Yaşanan rezillikleri “yok” saydı.

Ama Allah’tan sosyal medya ve digital imkanlar milletin “haber alma” ihtiyacında yeni bir soluk olarak önümüzdeydi.

Tabii sosyal medyayı da boş bırakmıyorlar.

Medyanın rahatça ve istediği gibi yaptığı yönlendirmeleri şimdi sosyal medyada “algı operasyonları” olarak görüyoruz.

“Fenomen” olarak adlandırılan kerameti kendinden menkul züppeler ve kriptolar toplumu kandırmak veya maddi çıkar sağlamak için sıradan sosyal medya kullanıcılarının aklına bile gelmeyecek profesyonel çalışmalarla isimlerini/ hesaplarını parlatıp “kanaat önderi” rolü oynuyorlar.

Peki ne yapacağız?

İşin doğrusu net bir reçeteye sahip değilim, hem yorgunum ve hem de cehaletin mutluluğuna özenmeye başladım.

Haklı taraflarım var; artık mutlaka görülmesi/ bilinmesi gereken sıkıntılara cesaretle ve üstelik bedel ödemeyi göze alıp temas ettiğim/ ettiğimiz zaman, gözü/ aklı ve kalbi hamasi algı oyunlarıyla örtülmüş olanlar hunharca karşı çıkıyor ve hatta hakaret ediyor.

Halbuki fikirlerime veya haberlerime karşı çıkılması, itiraz edilmesi beni rahatsız etmez. Fakat “kıskançlık”, “menfaatperestlik” ve hatta “ihanet”le suçlanmak elbette kabul edebileceğim bir şey değil ve hatta yazmaktan, paylaşmaktan nefret ettirecek hale sokuyor.

Hele fikirsiz, bilgisiz, klişe karşılıklarla cevap yetiştirmeye çalışanlar…

Böyle yaparak güya vatanseverlik, dava sadakati, dürüstlük gibi değerleri ahmakça kullananlar “pes artık” noktasına getiriyor.

Memleketin ne problemi var, değil mi?

Her şey güllük gülistanlık…

Biz derbi maçları tartışalım, Acun’un eğlencelerine takılalım, cemaati kaçırmayalım aman laf olur ve ilişkilerimize zarar vermeyelim ki işlerimiz bozulmasın.

Bir yıl içinde 365 farklı “emekliye zam” haberiyle uyuşalım…

"Deist" olan gençler şehir efsanesi...

Zaten Reis bilhassa dış politikayı Allah nazardan saklasın aslanlar gibi götürüyor.

Diriliş, Abdülhamit, Kut’ül Amare… Ver mehteri…

Bulduk da bunuyoruz yani…

Olur…

Televizyonlarda ve idari kadrolarda boy gösteren ve cömertçe pohpohlanan mezhepsiz hainleri görmezden gelelim…

E bal tutan parmağını yalar/ (Halbuki parmak yalasalar neyse. Bal çanağını bile kemiriyorlar… Yok, yok, bir şey demedim. Kıskançlık benimkisi…) o kadar olur…

Liyakat meselesini de ben ölçecek değilim; di mi ama!

Allah rızası için ve gerçekten iyi niyetle ama üzülerek paylaştığım bazı haber ve iddialar için “İspatlasana” tarzı yaklaşımlar bir miktar haklılık taşısa da ferasetin şunu sağlaması lazım ki, detaylara inmek, olayları tek tek ortaya koymak zararı büyütmekten başka işe yaramayacak. Bunun anlaşılmasını bekliyorum. Ama anlaşılmıyor.

Benim şahıslarla ne işim olur?

Telefon rehberimde bir tane siyasinin numarası yok.

Hiçbiriyle bir temasım, alış-verişim yok.

Bu çarpıklık canımı sıkmaya başladı, cehalete sığınıyorum/ sığınmak istiyorum.

Çünkü yarın öbür gün seçimlerde alınacak muhtemel kötü sonuçlar için bile “Sizin yüzünüzden oldu” diye çemkirecek izansızlar var.

Şu anki hissiyatım bu şekilde.

Yüzyıldır hasret kaldığımız bir lider olarak gördüğüm Sevgili Recep Tayyip Erdoğan’ı ve doğru yaptıklarını, kazandırdıklarını kaybetmek istemiyorum. Çünkü yirmi yıla yakın bir zamanda acı çeke çeke kazandıklarımızı bir anda elimizden alırlar, bunu biliyorum.

Özal’ın rahmetli olduğu gün, “Yarabbi, bu milletin başına Özal’dan daha ihlaslı, daha cesur, daha dirayetli bir lider nasip et” diye dua ederken doğrusu insani bir zaafla ümitsizdim, mutsuzdum.

Ama Rabbim Erdoğan’ı nasip etti.

Lakin Üstad Kadir Mısıroğlu’nun kader perspektifinden ele alıp beyan ettiği “Bir gün Recep Tayyip Erdoğan gittiğinde de yerine daha iyisi gelecek inşallah” sözü Allah’a güvenmek ve teslim olmak gerçeğini hatırlatıyor ve içimi serinletiyor.

Vaki olanda hayır vardır.

Ve Allah sonumuzu hayreylesin…

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


İbrahim Yıldız İbrahim Yıldız 05.12.2018 20:16

Teşekkür ederim bizde aynı sizin gibi düşünenlerdeniz. Yanlış gördüğümüz şeyleri paylaşınca hemen muhalif damgası veya muhalefetin eline koz veriyoruz manası çıkarıyorlar, oysa maksatımız yanlıştan dönülsün düzeltilsin istiyoruz. Biz reise ulaşıp bilgi veya belge verecek konumda değiliz belki paylaşımlarınızı gören bir yetkili olurda ulaştırır. Rabbim hayırlısını nasip etsin

m oz m oz 05.12.2018 20:21

bundan böyle her gelen bir öncekinden daha iyi olacak biiznillah, az kaldı; gelen geliyor

m oz m oz 05.12.2018 21:31

https://www.youtube.com/watch?v=cQnSYnbrtzs

Mehmet Mehmet 06.12.2018 00:44

Senide herkez kendi gibi bilir

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık