• 17 Mart 2020, Salı 17:04
MURATBAŞARAN

MURAT BAŞARAN

Mezarlıkta ıslık çalıyoruz!

Mars’a gitmenin…

Bilgisayarı cebe sokmanın…

Velhasıl bilumum teknolojik zerzevatın “medeniyet” olmadığını esaslı bir şekilde tekrar anlamanın fırsatını yaşıyoruz karantina günlerinde.

Muasır, çağdaş, bilmem ne batı, nihayetinde “bırakalım ölsünler/ geçer gider”, “eve tıkalım, balkonda şarkı söylesinler” arasında bir formül peşinde ve sıkışmış vaziyette.

Biz de halihazırda yapılabilecekleri gayet makul ve zamanında yapıyor oluşumuzu seyrediyoruz.

Fakat virüsü aşan bir kriz dayanmış kapımıza, bir şekilde eziyor, daha da ezecek gibi duruyor.

İslamiyet’in vazettiği temizliğin üzerinden hamaset kasmayacağım çünkü o İslamiyet’in ne kadar yakınında durduğumuz epey tartışılır… Temizlikten ibaret de değildir.

Klasik medyanın -bir- konjonktürel olarak etkisini yitirmesi ve -iki- ülkemizde birbiriyle dalaşan vicdanını bir kenara koymuş iki batıl tarafa dönüşmesi sonucu sosyal/ digital medyanın farklı bir anlam kazandığını düşünüyordum lakin virüsle beraber ciddi tereddütlerim oluştu.

Sosyal medyanın “çöp” boyutu virüsle beraber metan sıkışması yaşıyor sanki; takipçi kasma derdindeki kopillerin sığ aforizma gayretleri patlamış lağım gibi ekranlarımızdan akıyor.

Bir miktar aklı başında hesabı bir kenara koyarsak, herkes enfeksiyon uzmanı, herkes derin istihbaratçı, herkes birbirine laf çakma peşinde ve herkes birbirinin tırtıkçısı/ arakçısı…

Diğer taraftan klasik medyadaki kibirli, hastalıklı ve satın alınmış kör dövüşü sosyal medyaya da sirayet etmiş gibi…

Halbuki virüs, “Ulan oturun evinizde, bırakın her türlü ekranı ve insanlığınızla yüzleşin” ayarı çekiyor.

Ve bizim bu ayara cidden çok ihtiyacımız var.

Türkiye’ye çemkirip İtalya’ya giden sanatçıya halâ ve milyonuncuya ayar vermenin nesi sosyal paylaşımdır Allah aşkına?

Ve madem çok temiziz, niye marketleri boşalttık, piyasada kolonya yok ve sokaklar bomboş?

Niye?

Talimatlara mı çok bağlıyız?

Hayır efendim; bilakis her türlü yasağı delme konusunda maharet kesbetmiş değil miydik?

Resmen tırstık…

Bu tırsma- korkma hali tevekkülü bozmaz; elbette tedbirli olmak lazım.

Ama hal böyleyken eve sıkışıp internetten hamaset kasmanın da alemi yok…

Tarifini yapamadığımız bir düşman, tam da kaybetmemek için takla attığımız iktidarın konforunda mıyışmışken yakaladı, aklı başa almanın tam vakti velhasıl…

Kendimize gelelim…

Dedim ya, özenilecek, tribe girilecek bir çağdaş batı yok, biz de gaz aldığımız maneviyatımızdan ve geçmişimizden epey uzağız…

Hazır fırsat, bol bol düşünelim tam da olmamız gerektiği yerde miyiz?

Veya ne yaparsak oluruz…

Rabbim bu beladan ve bu belanın yol açacağı krizlerden muhafaza buyursun. Amin.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık