• 01 Ağustos 2017, Salı 14:51
MURATBAŞARAN

MURAT BAŞARAN

“KUZEY MÜSLÜMANLIĞI” YANİ EHL-İ SÜNNET YOLU

 

Adapazarı’nın 70’lı yıllarında annemin rahmetli dayısı Eşref Dede, oğulları şehrin merkezinde manavlık yaparken, matbaaya gider “Bal Tefsiri” bastırır, sonra dolaşıp dağıtırdı.

Bunu “hizmet” edinmişti kendine…

Bazen ailece ziyarete giderdik.

Eski bir evin kapısından içeri girer girmez iki basamakla çıkılan sağdaki ilk odası erkeklerin ağırlandığı odaydı.

Odada kuzine, yük dolabı, iki divan ve bir duvar saati bugün gibi hatırımda.

Eşref Dede otururdu köşesinde. Oğulları rahmetli Talat ve Nihat dayılar. Ve rahmetli babam…

Ben de bir köşede zaman ve mekân boyutunu aşan bir yavaşlıkta seyreden hasbihali takip eder anlamaya çalışırdım.

Eşref Dede cebinden çıkardığı takvim kağıtlarının arkasından işaretlediği yerleri okuturdu gözleri iyi görmediği için.

Zaman zaman kösteklisini çıkarıp bakar namaz saatini gözlerdi.

Sohbetin içinde Efendimiz Aleyhisselam’dan ve O’nun mübarek arkadaşlarından bahisler geçer, Eşref Dede’nin gözleri sulanır, babam ve dayılar “Şimdi nerde o insanlar” yollu serzenişlerle birkaç cümle konuşurlardı.

Zaman, devlet mekanizmasının İslamiyet’i hor gördüğü zamanlardı.

Ve ben buna rağmen İslamiyetin hiçbir boşluk kalmamacasına kuşattığı bir atmosferde büyüdüm.

Xxx

Ulan dingil modernist/ reformcu/ mealci/ filozof/ zıpçıktı siyasal İslamcı hergele…

“Bal Tefsiri” desem dudak bükersin.

Hurafe dersin…

Velakin o adamların o zor zamanlarda yaşadığı ve yaşattığı ahlak, bugün nerede?

Anam, babamdan gücü yetmeyeceği bir şey istemezdi. Hatta hiçbir şey istemezdi. Helali ve haramı olan bir hayattı dudak büktüğünüz cahil Müslümanların hayatı!

Otuzsekiz lira verip fokurdattığın nargile’nin parasından başlasak belki kaçacak delik arayacaksın.

Yaşar Nuri’si, İsmail Nacar’ı, Zekeriya Beyaz’ı, Mehmet Okuyan’ı, Mustafa İslamoğlu’su, Caner Taslaman’ı, Alpaslan Kuytul’u… Say sayabildiğin kadar…

Bizim sağlam Müslümanlığımızı bozamazlar.

Milletin imanını çalamazlar.

Arnold Toynbee’nin o gizli raporunda işaret ettiği “Kuzey Müslümanlığı”, sizin cahil dediğiniz Müslüman halkın Osmanlı’dan tevarüs ettiği sünnet-i seniyye üzerine olan “Ehl-i Sünnet Müslümanlığı”dır…

Xxx

İşte o işaret edilen Kuzey Müslümanlığı/ Ehl-i Sünnet Müslümanlık, Ahmet Yesevi’den günümüze, Efendimiz Aleyhisselam’ın yoludur. İtikatta İmam-ı Maturi’di ve İmam-ı Eşari, amelde İmam-ı Azam, İmam-ı Şafi, İmam-ı Malik ve İmam-ı Hanbel’in yoludur.

Geçmiş zamanda var olup da bugün müntesibi bulunan başka hak mezhep yoktur!

İbn-i Teymiyye’niz, Cemaleddin Efgani’niz, Muhammed Abduh’unuz, Ali Şeriati’niz, Seyit Kutup’unuz gibi Efendimiz’e ve arkadaşlarına, siyasal islam mücadelesi perdesi altında karşı gelenlerinize bizim Yesevi’miz, Gazali’miz, Rabbani’miz, Birgivi’miz, Konevi’miz, Geylani’miz, Buhari’miz, Şah’ı Nakşibendi’miz, Mevlana Halid’imiz….

Bitmez ki…

Kabir ziyaretini şirk sayan dangalaklar, Kastamonu’ya gidince Şaban-ı Veli’nin huzurundan mahrum kalır. Aziz Mahmud Hüdayi’yi tanımaz halkı cehaletle suçlayan ve fakat elin gavurunun bütün kafası şişik düşünürlerine hayran olan züppe…

Üsküdar’da kimler var? Abdülfettah-ı Akri, Aziz Mahmud Hüdayi, Mustafa Devati, Nasuhi Efendi vs… Hadi gitme ziyaretine. Sadece isim listesini çıkar. Onların en meşhur hocaları ve talebelerini de dahil et listeye…

Ve o isimlerin telif ettiği kitaplara bakalım?

Olmaz mı?

Olmaz. Kafan almaz. Elinde meal ayet numarası çatlatarak mal mal bakarsın sadece.

“Derdim bana derman imiş!”i kavrayacak gönül yok. Slogan çok…

Xxx

Ben neticeye bakarım…

Eşref Dede’nin ahlakı ve ameli, televizyona çıkan bütün din adamlarınıza tur bindirir.

Hazır söz etmişken Bal Tefsiri’ni de alalım da, belki nasibi olan istifade eder…

Xxx

BAL TEFSİRİ

Bir gün Peygamber efendimiz aleyhisselam, Eshab-ı güzin hazretleri ile oturur idi. Kudretten ortaya bir ak tas geldi. İçi ak bal ile dolu idi. Üstünde bir ak kıl vardı. Hayret ettiler. Resulullah efendimiz buyurdu ki:

(Gelin her birimiz bu üçüne bir temsil getirmeyince el sürmeyelim.)

Hazret-i Ebu Bekir buyurdu ki:

(Resulullah hazretleri bu tastan nurludur. Resulullah ile konuşmak bu baldan tatlıdır. Resulullahın sünnetini yerine getirmek bu kıldan incedir.)

Hazret-i Ömer buyurdu ki:

(İman bu tastan nurludur. İman getirmek bu baldan tatlıdır. İman ile gitmek bu kıldan incedir.)

Ondan sonra Hazret-i Osman buyurdu ki:

(Kur'an-ı kerim bu tastan nurludur. Kur'an-ı kerim okumak bu baldan tatlıdır. Kur'an-ı kerimin buyurduğunu tutmak bu kıldan incedir.)

Ondan sonra Hazret-i Ali buyurdu ki:

(Misafirin yüzü bu tastan nurludur. Misafir ile yemek yemek bu baldan tatlıdır. Misafirin hatırını yerine getirmek bu kıldan incedir.)

Ondan sonra Hazret-i Âişe validemiz buyurdu ki:

(Helal [zevcin] yüzü bu tastan nurludur. Helali ile söyleşmek bu baldan tatlıdır. Helalin hizmetini yerine getirmek bu kıldan incedir.)

Ondan sonra Hazret-i Fatıma-tüz-Zehra buyurdu ki:

(Kız çocuğun yüzü bu tastan nurludur. Annesini-babasını sever olması bu baldan tatlıdır. Kız çocuğunun ayıpsız evlenmesi bu kıldan incedir.)

Ondan sonra Fahri âlem efendimiz buyurdu ki:

(Ümmetimin yüzü bu tastan nurludur. Ümmetim için şefaat bu baldan tatlıdır. Şefaatin kabul olması bu kıldan incedir.) [Menakıb-ı cihâr-i yâri Güzin, Kırk ikinci Menakıb]

xxx

Neticede Eşref Dede'ye hürmet edecek seviyede bir Diyanet İşleri Başkanı beklentimiz var.

Mezhepsizleri ve modernistleri dayamaya çalışacak değil...

Boşuna milleti üzmeyin üç tane entele yaranacağız diye...

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık