• 20 Ocak 2020, Pazartesi 16:33
MURATBAŞARAN

MURAT BAŞARAN

Korku!

Oysa en çok Allah’tan korkmalıydık…

Ne güzeldir O’ndan korkmak…

Çünkü korktukça uzaklaşmaz, yakınlaşırsın…

Ve biz korkularımızın esiri olarak uzaklaştık hakikatten…

Mesela cumhuriyetin kurucusunu konuşmaktan korktuk. Gerçi kanunla korunması bu korkunun haklı sebebiydi belki… Ama belki…

Çünkü hakikat karşısında hangi kanun hakikat olmayanı ilelebet koruyabilir ki?

Sonra inanıyorsak, inancımızın gereği olan her ne ise, her türlü kanunun önünde gelmesi gerekirdi varoluşumuzu anlamlı kılabilmek adına…

Eğilip bükülmeden…

“Ilımlı” “tatlısu”ların geçici konforuna aldanmadan…

xxx

Fetö’den bile korktuk.

Devleti ele geçirip var zannettiğimiz devletin kendisi paralel hale gelirken kulp taktı hep birileri ve hep tevil etti “hizmet” namına…

Papa’nın önünde kuyruk sallamanın nesini tevil edeceksin halbuki…

Çok önce olması gereken işte bu korkular sebebiyle olamadı ve ne hikmetse tarih 15 Temmuz’u beğendiği zaman ortaya çıkan çarpışma sırasında “Yeter artık!” dedik ve fakat arkasını getiremedik.

Eğer getirebilseydik bugün damatlı düzenden de korkuyor olmazdık.

İki satır yazarken veya iki cümle laf ederken ucu nereye dokunur endişesi yerine Allah’ın rızasını gözetirdik aklımızı başımıza alıp…

Korktuk ama…

Korkularımız sebebiyle ses çıkarmadığımız için İstanbul’u ve Ankara’yı kaybettik.

Aslında biz kaybetmedik. Kaybettirildik.

Korktuklarımız tarafından kaybettirildik.

xxx

Korkularımız sebebiyle Trabzon’un kazuratında boncuk mu var diye soramıyoruz. Kartal İmam Hatip haricinde bu memleketin okullarında adam yetişmiyor mu?

Kademci kızlar yüzünden erkekler hanımlarından korkar oldu. Milletin basiretini hadım ettiniz sonra üç çocuk istiyorsunuz demek pelikan kuşlarını ürkütüyorsa kabahatli mi oluyoruz?

Özelleştirmeyle devletin hantal yapısını sattınız; iyi ettiniz de, TMSF nasıl bir hantallıktır, Basın İlan nasıl bir arpalıktır, RTÜK ahlak elden giderken kimin işine yarıyor diye sormayacak mıyız?

Veya sorsak da cevap gelmediğinde “Ulan ben milletim. Beni cevapsız bırakmaya ne hakkın var?” azarıyla haddini aşanlara neden had bildiremiyoruz.

Önümüze sandık geldiğinde, ilk 27 senesinde cumhura gidilmeyen cumhuriyet düzeninin yüz yıllık zulmünde yine aldatılır ve oylarımız boşa mı gider korkusuyla ehven-i şer’in peşine takılıyoruz. Ehven-i şerler şerrin şeddelisi olurken, kısık ateşte haşlanmaya devam ediyoruz tatlı bir rehavetle…

xxx

Halbuki geriye dönüp baktığımda özlediğim kim varsa çoktan ahirete göçüp gittiğini ve vaktimin azaldığını görüyorum.

Neden korkayım o zaman?

Allah’tan korkmak yerine neden korkayım?

Firavunlar tarih olmuş… Nemrutlar toz toprak…

Her şeyin sahibi olan vaadini tutmuş ve elbet tutacak…

Benim beka meselem budur!

Allah’tan korkmak yerine, dayatılan korkulardan korkarsam kaybedeceğim.

Sadece dünyamı değil, ahiretimi de…

Damattan mı korkmalıyım? Kayınvalidesinden mi?

Atarlı giderli Kasımpaşalı ümidimiz Reis’ten mi?

İstanbul’u kaybeden Roma’yı nasıl alır?

Bu işte bir terslik yok mu?

Ankara’yı elinin tersiyle iten Şam’da ne yapabilir?

Veya Türkiye'yi kaybederken, dünyayı nasıl elinde tutabilir?

Bu soruları sormaya neden korkayım?

Din Dersi, Matematik, Coğrafya kitabında Kamal Atatürk’ün posterinin işi ne diye sormak neden suç olsun?

Bu paganlığı bugüne kadar düzeltemeyen iktidara hesap sorulmaz mı?

İçimizdeki beyinsizler yüzünden neden helak olmayı göze alalım?

Xxx

Oysa en çok Allah’tan korkmalıydık…

Ne güzeldir O’ndan korkmak…

Çünkü korktukça uzaklaşmaz, yakınlaşırsın…

Biz korkularımızın esiri olarak uzaklaştık hakikatten…

Ve korktuklarımız bilsinler ki, onlardan da uzaklaşıyoruz…

Ve korktuklarımız bilsinler ki, bizim kaybetmemiz onlara kazandırmayacak artık!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Erdal Koyuncu Erdal Koyuncu 22.01.2020 12:38

Allah' dan korkmak yerine sevmeyi benimsiyorum. Yazının 4. bölümünü alkışlıyorum.

osmangurdal osmangurdal 23.01.2020 14:48

eyvallah

osman kibar osman kibar 25.01.2020 13:00

"Din Dersi, Matematik, Coğrafya kitabında Kamal A’ün posterinin işi ne diye sormak neden suç olsun" DENMİŞ.. hmm o da bi'şey mi.. lise II-III.sınıflar seçmeli osmanlıca kitabı ilk sayfasında da war aynısından. biz "absurdumo" we "ironia" ya da "siyasi manyaklaşma" derken yalnızca edebi bi sanattan bahsediyor değiliz / herâlde.

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık