• 20 Kasım 2017, Pazartesi 1:05
MURATBAŞARAN

MURAT BAŞARAN

KIRMIZI ÇİZGİ

İslam’ın şartı beş!

İmanın şartı altı!

İtikatta mezhep imamlarımız Maturidi ve Eşari Hazretleri…

Amelde ise İmam-ı Azam, İmam-ı Şafi, İmam-ı Malik ve İmam-ı Hanbel Hazretleri.

Edille-i şeriyye yani din bilgilerinde, müçtehid imamlara delil dört: Kur'an-ı kerim, Sünnet (Hadis-i Şerifler), İcma-i ümmet ve kıyas-ı fukaha.

Dinde içtihad edebilmek yani müçtehid olmak için Arabi ilimleri ve Kur’an-ı kerimi ezbere bilmek, her âyet-i kerimenin manay-ı muradisini, manay-ı zımni ve iltizamisini bilmek ve âyet-i kerimelerin geldikleri zamanları ve gelme sebeplerini ve ne hakkında geldiklerini, külli veya cüzi olduklarını, nasih veya mensuh olduklarını, mukayyed veya mutlak olduklarını ve kıraat-i seba ve aşereden ve kıraat-i şazzeden nasıl çıkarıldıklarını bilmek, hadis kitaplarındaki, yüz binlerce hadisi ezberden bilmek ve her hadisin ne zaman ve ne için irad buyurulduğunu ve manasının ne kadar genişlediğini ve hangi hadisin diğerinden önce veya sonra olduğunu ve bağlı bulunduğu olayları ve hangi vaka üzerine buyurulduğunu ve kimler tarafından nakil ve rivayet olunduğunu ve nakledenlerin ne halde ve ne ahlakta olduklarını bilmek, fıkıh ilminin usul ve kaidelerini tanımak, 12 ilmi ve Kur’an-ı kerimin ve hadis-i şeriflerin işaretlerini, rumuzlarını ve açık ve kapalı manalarını kavramak ve bu manalar kalbinde yer etmiş olmak, kuvvetli iman sahibi olmak ve itminan ile dolu, nurlu ve saf bir kalbe ve vicdana malik olmak gerekir.

İlahiyatta profesör olmak yetmez.

Televizyonda yavşak yavşak sırıtmak hiç yetmez.

Bütün bu üstünlükler, ancak Eshab-ı kiramda ve sonraki 200 yıl içinde yetişen, bazı büyük alimlerde bulunabildi. Daha sonraları, fikirler, reyler dağılıp, bidatler çıkıp yayıldı. Böyle üstün zatlar azala azala, 400 yıl sonra, bu şartlara haiz olan, yani mutlak müçtehid olarak meşhur olan görülmedi. Müçtehide ihtiyaç da kalmadı. Çünkü Allahü teâlâ ve Onun resulü Muhammed Aleyhisselâm, kıyamete kadar, hayat şekillerinde ve fen vasıtalarında yapılacak değişikliklerin, yeniliklerin, ahkâmın hepsini bildirdiler. Müçtehidler de, bunların hepsini anlayıp, açıkladılar. Sonra gelen âlimler, bu ahkâmın, yeni olaylara nasıl tatbik edileceklerini, tefsir ve fıkıh kitaplarında bildirirler.

Bu arada yüksek din bilgileri, tefsir, usul-i kelam, kelam, usul-i hadis, ilm-i hadis, usul-i fıkıh, fıkıh, ilm-i tasavvuftur. Bu 8 ilmi öğrenebilmek için gerekli alet ilimleri ise 12’dir. Bunlar, sarf, iştikak, nahv, kitabet, iştikak-ı kebir, lügat, metni lügat, beyan, meani, bedi, belagat, inşa ilimleridir.

Xxx

İmam-ı Azam’ı, İmam-ı Gazali’yi aşan alim mi yetiştirdiniz?

Buhari’yi sollayan muhaddis mi çıktı da haberimiz yok?

Beydavi’nin, Ebussuud Efendi’nin tefsirinin üstüne çıkan hangi deha var günümüzde?

xxx

Şimdi, “Kur’an” yeter deyip onlarca kitap yazan cahiller…

Zamandan ve mekândan münezzeh olan Rabbimizin, Kur’an-ı Kerim’i vahyederken sanki zamanın gelişmelerini yüce kitabına ve biricik sevgilisi Efendimiz Hazretlerine nakşetmemiş olduğunu zanneden beyinsizler…

“Bugünün meseleleri…”, “Çağımızın problemleri…” mavallarıyla İslamiyet’i zamana uydurmaya çalışan reformistler…

Bu milletin vicdanında asla kabul görmeyeceklerdir.

Haçlılarla nasıl mücadele ediyorsak…

Mezhepsiz ve reformistlerle de öyle mücadele etmeye devam edeceğiz.

Kadını her sahada özgürlüğe ve hakka/ hukuka kavuşturduğunu iddia ederek mahremiyetini zedelemek, annelik kutsal vazifesini köreltmek, neticede aile müessesesini yerle bir etmek “Aman da ne güzel olmuş” diyeceğimiz iş değildir.

Camide cemaate beden eğitimi yaptıran dingiller de, mabed hüviyetini ayaklar altına almışlardır.

Şiilik, Caferilik, Vehhabilik gibi sapkınlıkları kitaplara geçirmek ve meşru göstermek, beyanatlarda ehl-i sünnet dışı kavram ve üsluplarla milleti rencide etmek aziz milletimizi yaralamaktadır.

Tam da noktadan giderek artan emr-i vakiler ve zorlamalar, kalın ve koyu kırmızı bir çizgi çekmeye milleti mecbur etmektedir.

İsteyen istediğine inanır/ özgürlük var evet ve fakat Türkiye Müslümandır…

Müslüman kalacaktır!

İktidara, siyasilere, diyanete ve ilgililerine seçimler yaklaşırken önemle duyurulur.

Vatan söz konusu olursa, icabına bakarız.

İki marşla gaza da geliriz.

Yerli ve milli olan hiçbir kimseyi, yabancılara da yedirmeyiz…

Ama sandık başında gerçekte kim olduğumuzu hatırlarız.

İmanımızla oynamayın/ oynatmayız!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık