• 30 Ağustos 2018, Perşembe 14:08
MURATBAŞARAN

MURAT BAŞARAN

Kelle gitti, işlem tamam!

 

Herkes gibi benim de takıntı sayılabilecek derecede mesele ettiğim konular var.

Şu emniyet şeridi ihlali, çakarlı ve sirenli araç meselesi…

Hakkı olmadığı halde, kanuna muhalefet ederek ve/ veya valilikten ve emniyetten bir torpille aracına geçiş üstünlüğü, çakar ve siren taktırarak şahsiyetsizliklerini ve değersizliklerini “önemli adam havası” ile tahkim etmeye çalışanlara öfke ve nefret doluyum.

Dolayısıyla İstanbul Milli Eğitim Müdürü’ne kurulan kumpasta ben de kumpasa geldim ve son derece ağır bir şekilde eleştirdim.

Daha doğrusu eleştirmiştim.

Müdürü tanıyan ve hadisenin içyüzünü anlayan bir dostum aradı ve beni ikaz etti.

Uzun uzun konuştuk.

Milli Eğitim Müdürünün neden konuşmadığını, neden bütün çıplaklığıyla meseleyi anlatmadığını sorguladım.

Aynen şu cevabı aldım:

“Daha üst makamlardan konuşmaması için talimat almış. FETÖ ile ilgili başka bir mesele var. Çok büyük bir hain kelle alınacak yakında.”

Belki tamı tamına bu cümlelerle değil ama…

Yaklaşık olarak böyle.

Dedim ki, “Yanlış iş. Üst makam filan bilemem. Ama üstündeki bu şaibeyi atması lazım. Bunun bir yolu olmalı. Ve bu asla susmak olmamalı… Her naneyi FETÖ’ye dayamak adet oldu. Bu alışkanlık FETÖ’den daha büyük tehlike…”

Bu görüşmede şunu bir daha anladık ki, devlet bürokrasisi- devlet protokolü rezil- kepaze bir karşılama- uğurlama telaşesi içinde enerjisini ve zamanını harcayıp duruyor.

Aradan o kadar zaman geçti; Türkiye’de sistem değişti, bırak solcusunu sağcısının bile bayram ettiği süper müthiş yeni bakan bile geldi, operasyon neticelendi ve İstanbul Milli Eğitim Müdürü üzerindeki şaibe kaldırılmadan, içine düştüğü kumpas ifşa edilmeden, adeta kuyruğuna teneke bağlanarak yollandı.

Adamcağız “çakarlı müdür” olarak yaftalandı kaldı.

Milli Eğitimde kimin bayrağının dalgalandığını ise yakında anlayacağız muhtemelen…

Peki pişman mıyım?

Bilerek bir hata işlemedim. Kumpası öğrenince de konuşmasını istedim.

Şimdi müdür bey kendisi düşünsün. Allah yolunu açık etsin. “Sus” diyen amirleri, abileri kimler ise onlarla hayatına devam etsin.

Madem devlette çalışmayı göze aldın, her türlü hile ve desisenin de hesabını yapacaksın…

Pişman değilim ama üzgünüm.

Velhasıl Milli Eğitim milli olabilecek mi bilemiyorum ama özel okullarda okuyan öğrencilere verilen devlet yardımının kaldırılacağını, küçük ve orta ölçekli kolejlerin hayat şansının kalmayacağını, özel eğitimin “birkaç” “tekel”de toplanacağını tahminen söyleyebiliriz.

Yeni bakanı öyle bir gazla ve ucu açık krediyle donattınız ki, kuyruğunuza basarsa günün birinde sesinizi çıkaramayacaksınız.

Şimdi yeni çağdaş isimlere hazır olma zamanı…

Çakarla uğurladığımız kumpasla bitirdiğimiz milli ve yerli kadrolar için dinlenme vakti…

Korkuyorum, bir zaman gelecek ve “Biz kiminle ne için mücadele ettik ve elimizde ne kaldı” diye mal mal aynaya bakacağız.

Üç beş incik boncuğa ve birkaç şişe viskiye özgürlüğünü sattığının farkında olmayan Kızılderililer gibi…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık