• 07 Nisan 2016, Perşembe 20:45
MURATBAŞARAN

MURAT BAŞARAN

"İlk gece hakkı" ve CHP

(Terbiyesiz siyasetçi Kemal Kılıçdaroğlu'nun şerefine...)

 

Cesur Yürek filmini seyrettiğim zaman “Oha, bu kadar da olmaz.” demiştim.

Kimi zaman yavaş ve sonradan öğrenen ve bundan da asla gocunmayan biri olarak hemen ansiklopedilere müracaat ettim.

Evet, dönemin Britanya’sında ve bir takım ilkel kavimlerde, zifaf gecesini “Kral”la geçirmek mecburiyeti rezilliği yaşanmış.

Geçmişiyle ve hatalarıyla yüzleşmeyen, hatta bu hataların tarafları varsa, bu taraflardan özür dilemeyen insanlar ve toplumlar, “temiz” ve “önder” olamaz.

Aslında birçok konu sıralanabilir.

Ancak özellikle “Boraltan Köprüsü” faciası ile “Açık oy gizli tasnif” rezilliği için CHP’nin önce milletinden sonra insanlıktan özür dilemesi, bu anlamda yapılanları reddettiklerini ve temiz bir sayfa açtıklarını beyan etmeleri gerekir.

(Bununla ilgili CHP’yi temsil yetkisi olan herhangi bir kişi herhangi bir zamanda bunu yapmışsa ve bilmiyorsam, düzeltmek boynumun borcudur.)

Türk’ün karakteristik vasıflarından ikisi kendisine sığınanı korumak ve devlet kurma kabiliyetidir.

Bakın devlet kurma kabiliyeti, o an sahip oldukları devletin yıkılmasını da göze aldıkları veya bir takım genetik kodlarından dolayı engelleyemedikleri gerçeğini ortaya koyar.

Yani, hiçbir namuslu, onurlu ve insan olmanın temel ahlak kriterlerine sahip varlık “ilk gece hakkı”na boyun eğemez. Ölümü tercih eder.

Ve hiçbir Türk kendine sığınanı düşmanına teslim etmez.

Faziletin bedeli ortaya çıkarsa, hiç düşünmeden kabul eder ve öder.

Boraltan Köprüsü yüz karasında iade edileceklerini anlayan Azeri kardeşlerimiz, “Bari bizi siz öldürün. Burada ölelim. Teslim etmeyin.” demelerine rağmen, onları gözünü kırpmadan ölüme yollayan ve Lozan’da Misak-ı Milli sınırlarına sahip çıkmayan İnönü’nün Türk olduğuna inanmıyorum.

(Sene 1944. Komünist rejim baskısından kaçan 146 Azeri aydın, o zamanki sınırı kapımız olan Boraltan Köprüsü'nden Türkiye'ye yani anavatana, kardeş vatana iltica eder. Sovyet Rusya bu kişilerin iadesini ister. İsmet İnönü de 146 canı, 146 aydını 146 Türk'ü idam edileceklerini bile bile iade eder. Boraltan Köprüsü'nden kardeşlerimiz geçer ve kızıl orduya teslim olurlar. Kardeş vatandan kovulan, kardeş vatanın ismet'den daha fazla sahibi olan 146 can. Rus birliği 146 Türk'ü teslim alır almaz ellerini arkadan bağlar diz üstü çöktürür ve hemen oracıkta kurşuna dizer.)

Tam da bu noktada, muhipleri kadar frekans tutturamadığım İsmet Özel gibi düşünüyor ve “Türklük” kavramını “ırk” ötesi bir mukaddes tarif olarak da kabul edebileceğimi beyan ediyorum.  

“Türk, küffarla cihad edene denir” diyor Özel şair.

Gayet hoş.

Fakat Boraltan Köprüsü’nün CHP adına kulp takılacak hiçbir tarafı yok. Yok saymakla bu rezilliği sadece alınlarında taşımaya devam ediyorlar.

Ne olması gerektiğini Rahmetli Özal ile Siyonizm’e “Bi dakka” diyebilen ve dünya panayırının kürsüsünde “Dünya 5’ten büyüktür” diyebilen Recep Tayyip Erdoğan’dan öğrenmeyi içlerine sindirmeliler.

Sahi Devlet Bahçeli’nin aklı epey karışıktır bu hesaba. Bilmem ki içinden çıkabilmiştir: “Dünya 5’ten büyüktür. Hımmm. Nasıl oluyor bu. Kaç devlet var? Büyük değil, çok demeliydi. Vs.vs.”

Her ne kadar İnönü ve muhiplerinin ve dahi CHP’nin utancı olsa da, o gün temsil ettikleri devletin bir ferdi olarak, bu utancı benim bile içim kaldırmıyor ve mevzuyu bir yandan ister istemez dağıtmaya çalışıyorum; klavyeyi parçalamamak, ekranı kırmamak için hırsımdan…

Ey CHP!

Bu konuda sözünüz ve tavrınız nedir?

Balık hafızalı mısınız?

Gelelim ikinci rezilliğe.

Bu ülkede bir tek parti dönemi yaşandı. Ve tek partinin olduğu zeminde seçimler yapıldı.

Masada bir elma var ve soruyorsun:

“Masadaki mevyayı seç!”

Ulan elmadan başka bir şey yok ki!

Hadi geçelim. Bu anlamsızlığın dünya üzerinde, rejime büründürülen örnekleri var.

Allah aşkına, “açık oy, gizli tasnif” nedir?

Hadi yaptınız.

Partinizin marifeti.

Yüzleşsenize.

“Evet, bu oldu. Ve yanlıştı. Öykündüğümüz ve taptığımız liderler maalesef böyle bir hataya düştüler. Millet iradesini gasbettiler” gibi, veya ne bileyim, kendi dandik ve güdük öztürkçenizle bir şeyler gevelesenize…

Bu aşağılık dayatmaya maruz kalan aile büyüklerim adına hesap sorma hakkım var.

Bunu nasıl reva gördünüz?

Bu, genlerinizde yasakçılık ve diktatörlük olduğunu göstermiyor mu?

Velhasıl, kapısının önünden geçmediğim halde, bu iki milli mesele ile yüzleşmediği sürece CHP’den utanmaya devam edeceğim.

CHP benim tarihimin yüz karasıdır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık