• 03 Ekim 2017, Salı 12:30
MURATBAŞARAN

MURAT BAŞARAN

HİKâYE

Gidecek yeri ve dönecek köyü olmayanlara...

Ana avrat sövüyordu eski arkadaşına… Görmeye tahammülü yoktu.

Beraber bir dosya takip işi yapmaya kalkışmışlar, ellerine yüzlerine bulaştırmışlardı. Bu sövmelerin ve kızmaların temelinde ahlaki bir ölçü değil, gördüğü zararın öfkesi vardı.

Tanıştığı günden itibaren yediği bütün herzeleri sıralıyordu. 

Daha çok kadınlara mahsustur.

Tepeleri attı mı, yüz yıl önceki detayları hatırlayıp sıralamaya başlarlar… Garibim erkek taifesi mal mal bakar, “Ulan böyle bir şey olmuş muydu” diye düşünür o sırada…

Kırk yıl önce komşunun evinde gördüğü boncuğun kırık kenarını erkekler hatırlamaz. Esasen boncuğu da kırk yıl önceki ziyareti de hatırlamaz ki, kırık kenar aklına gelsin.

Bu kadınlara ihsan edilmiş bir hafıza gücüdür.

Dünkü küfür kıyameti kurumamıştı ki, ikisini şen şakrak kahve içerken görmüştüm.

Hani iki faziletli insan küsse ve barıştığına şahit olsanız, hemen gidip o mutluluğa ortak olmak istersiniz ve aralarına katılırsınız keyifle…

Bu öyle değildi.

Oha’lı ve çüş’lü şaşkınlığımı da alıp uzaklaştım oradan.

Xxx

Ah zekâ ve merakın hiçbir işe yaramayan ve insanı kahreden yakıcı azabı…

Bir sebebi olmalıydı…

Olmalıydı da; “bana ne”ydi?

İyi de tarafların birbirlerine sövüp saymalarının yükünü taşımamış mıydım mecburiyetten.

Üç yol vardı görünen.

Birincisi ikisini de kendi dünyalarına gömüp, bu omurgasızlıktan uzak durmak…

İkincisi gidip hesap sormak…

Üçüncüsü umursamadan devam etmek…

Xxx

Bu üç şıktan hangisini tercih edersem edeyim, umursanmayacaktım.

Bunu biliyordum.

Xxx

“Yalanların er geç ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır!”

Ve ben sabırsız, aceleci, ne olacaksa olsuncu bir arızayla yaşamaya mahkumdum.

Benim sigaram herkesten önce biterdi.

Sakızım herkesten önce çürürdü.

Milletin çorbası bitmeden, tatlıyı götürmüş olurdum.

İyi bişey değil.

Islah olamadım bu konuda.

Yalanların ortaya çıkmasını beklemek yapacağım iş değildi.

O üç şıktan birini tercih edemeden, ilkiyle görüşmek durumunda kaldım.

“Ulan sen bu adama daha dün ana avrat sövmüyor muydun? Madem barıştın, sebebi ne? Ya yanılmışım de, boşuna adamın günahını almışım sövüp sayarak de… Ben de bileyim… Ya da şimdi aynı yatağa girmenizin sebebini söyle!”

-Ne sövmesi. Ne zaman sövmüşüm. Nerden çıkarıyorsun!

Xxx

Haklı olarak, bu kadar karakter zafiyeti olan insanların arasında ne işin var sorusu sorulabilir.

Doğru.

Ben de sordum kendime.

Fakat bir şekilde aynı dergâhın içinde diz çöküyorduk hayatlarımıza anlam katmak için…

Dergâhın sahibi bunları kovmadığına göre, ben çekip gitmeli miydim?

Kime kızıp neyi yakacaktım?

Köşede elinde tespih, göz ucuyla beni süzerken “Hata sende. Mekân büyük. Yanlış safta geziniyorsun!” bakışlarıyla hizaya getiren çok muhterem insanlar da vardı.

Lakin ben seyr-i süluka istidatlı değildim ve dergâhın bahçesinde dolanıp, ayak işlerini yapmayı nimet sayıyordum.

Xxx

Hayatın şartları o ikisini birlikte iş tutmak makamında buluşturmuştu.

Tertemiz bir sayfa açtılar.

-Ne sövmesi? tepkisini verdiğinde yumruğu geçirecektim çenesine, ani bir manevra ile aslında insanların hizmet ederken kendilerini de düşünmesi gerektiğini, aksi takdirde sağlıklı hizmet etmenin mümkün olamayacağını, daha iyi anlamam için aynaya bakmam gerektiğini söyledi.

Xxx

Suçlu meğerse benmişim.

Eyvallah dedim.

Yıllar geçti.

Dergâh yıkıldı. Yerine rezidans yaptılar.

O ikisi başka bir tekkenin çubuğunu tüttürüyorlar.

Ben de avare dolaşıyorum sahipsiz suçlara sanık yazılmak için…

Arada hikâye söylüyorum.

Yolda yürürken kendi kendine konuşan birisine rastlarsanız karışmayın, geçip gidin, o benim!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık