• 14 Ocak 2021, Perşembe 15:07
MURATBAŞARAN

MURAT BAŞARAN

Film koptu!

FİLM KOPTU

 

Sırtımda kocaman bir çanta…

Çantada iki tane kallavi fotoğraf makinası…

İlave objektif birkaç tane…

Flaş vs…

Epey de film tabii…

Makinayı çıkarıp kocaman teleobjektifin üstünden netlik ayarı yaparken, etraftan gelip geçenler için ilgi odağı olurdum.

Olurduk.  

O zaman öyleydi.

Netlik yapacaksınız. Sonra ışık ayarları. Diyafram, enstantane… Kadrajı ayarlayıp en uygun anda deklanşöre basacaksınız.

Çünkü her seferinde bir poz film yanıyor, gidiyor.

Neticede makara 36’lık…

Yani bir sonu var.

Şakır şakır basamazsınız deklanşöre.

Şimdi kot pantolonun arka cebine sığan telefonlar herkesi fotoğrafçı yaptı.

Fotoğrafı da harcıalem bir iş haline getirdi.

Bas gitsin, çek gitsin…

Binlerce kare…

Ve fotoğraf çöplüğü…

Eskiden fotoğraf albümleri vardı, özene bezene heyecanla açıp baktığımız.

Şimdi fotoğraf çöplüklerimiz var.

Kıymetsiz.

Xxx

Bu savrulmanın feci tarafı fotoğrafçılığın ve eş zamanlı olarak başka saiklerle de medyanın dönüşümü ve bitişi değildir.

Asıl feci taraf şudur:

Eskiden okumuş, hazmetmiş ve ağzından çıkacak cümlelere dikkat kesildiğimiz mütehayyizan vardı.

Gerçek aydınlar.

Durumu tarif ederlerdi. Tespit ederlerdi. İşe yarar tavsiyeler verirlerdi.

Ağızlarının içine bakardık. Konuşsunlar diye beklerdik.

Şimdi sosyal medya bulvarında, midesindeki gurultuyu ağzıyla mabadı arasında çalkalayıp ishalle kusmuk arası kokuşmuşlukta servis ediyor herkes.

Çünkü “de”yi, “da”yı ayıramayanlar bile Cemil Meriç, büyük harften habersiz dallama Mevlana’yı koluna takmış, söylediğinin ne manaya geldiğini bilmeyen densiz fetva veriyor bir satır okumamış olmasına rağmen.

“Kes kopyala yapıştır” bile yapamayacak cehalet abideleri ahkam kesiyor.

Böyle bir vasatın altı kalabalığın içinde kayıp vaziyetteyiz.

Artık kanaat önderlerimiz yok.

Çünkü o kadar çok oldular ki, onun için yoklar…

Xxx

Keşke sadece fotoğrafçılık ziyan olsaydı.

Onunla kalsaydı teknolojinin ve modern zamanların azizliği.

Suratına/ sıfatına aşık adamların günde on farklı portre paylaşımına maruz kalıyoruz; takipçi sayımız azalmasın diye angut ayıklamaya elimiz varmıyor.

Çünkü biliyoruz ki, öyle bir temizliğe girişsek fildişi kulemizde yalnız kalacağız ve yalnızlık korkutucu.

Binlerce ve hatta on binlerce vasat altı kalabalığı takipçi olarak peşimize taktığımızda güya “itibar” devşiriyoruz bataklıktan.

Bu nasıl mantık?

Sonra o vasat altına doğru içimiz çekiliyor sıkletimizle beraber.

Bir zaman sonra neye dönüştüğümüzü, neye düştüğümüzü fark edemez hale geliyoruz.

Xxx

Hepimiz olduk.

Hepimiz müthişiz. Harikayız. Bi taneyiz. Milyonlarca bi taneyiz.

Hepimiz fotoğrafçıyız. Haberciyiz. Yazarız. Aydınız. Entelektüeliz. Filozofuz.

Ve hep beraber ortaya bi b.. koyamıyoruz.

Birileri tarafından koyun gibi güdülüp, mışıl mışıl uyutuluyoruz.

Film koptu.

Farkında bile değiliz.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Ahmet Faruk Ahmet Faruk 14.01.2021 15:19

Allah razı olsun kardeşim

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık