• 15 Ağustos 2018, Çarşamba 2:59
MURATBAŞARAN

MURAT BAŞARAN

Değer mi?

DEĞER Mİ?

Aslında son 8-10 yılımı bir kenara koyarsak, önceleri ben de “Ölümlü dünya, kefenin cebi yok!” anlayışını abartarak gelirimden çok harcar, yeni ve marka ürünlere kendi çapımda ilgi gösterirdim.

Derken hayat epey bir silkeledi, boşa harcadıklarımın faturası türlü çeşit imtihan olarak karşıma çıktı.

Bunu baştan itiraf edeyim; sonraki satırlarımdaki eleştireler her zaman olduğu gibi önce kendimedir…

Xxx

Birkaç maaştan daha pahalı bir telefon için bahane/ açıklama hazırdır:

-Ya mecburen bazı aşırılıklara ayak uydurmak zorunda kalıyoruz. İş hayatı, çevre, ilişkiler buna zorluyor…

Geçenlerde bir arkadaşıma şunu söylemiştim:

-İrice siyah Mercedeslerin hepsi benim için aynı. 150 bin euroluk ile 500 bin euroluk arasındaki farkı anlayamam. Bir otomobile 3-4 milyon lira vermek nasıl bir kafanın işidir?

İçimden de “Konuş. Bol keseden salla. Hangi konuda atıp tuttuysan başına geliyor. Gerçi 3-4 milyonluk araba ile imtihan da fena olmaz” diye kendi kendimle eğlenmiştim.

Tayyip Bey Amerikan şişirmesi telefonun sifonunu çekti ve bazı markaları örnek verdi.

İşin doğrusu son dört- beş yıldır Casper marka telefon kullanıyorum.

Özellikleri itibariyle meşhur markalardan fazlası var ve fiyatı da onların yarısı kadar.

Bilgisayarım da aynı marka.

Yerli malı yurdun malı/ beleş reklam… Helal olsun…

Xxx

Bir kişinin standardı, kullandığı malı zayi ettiğinde hiç problem ve üzüntü yaşamadan aynısını yerine koyabilecek güçle ölçülürmüş.

Biz şartları zorluyoruz.

Çünkü pahalı telefonla…

Trilyonluk arabayla…

Şahsiyetimizi tahkim ettiğimizi zannediyoruz.

Eğer bizi arabamızın hatırına adam yerine koyacaklarsa…

Adamlığımız tartışmalıdır…

Eğer bize arabamızın hatırına iş vereceklerse, o işin içinde bir ahlaksızlık mutlaka vardır…

Xxx

İş İsmet Özel’in dikkat çektiği konuya geliyor.

Kadınlar kocalarından çok para değil helal para istediği zaman…

İşte o zaman hem huzur hem kalkınma…

Parayı bul da nasıl bulursan bul anlayışı, sabah namazlarında cemaate yetişmekle dengelenmiyor maalesef…

Xxx

Yakın gelecekte büyükşehirlerin rezidansları/ kuleleri bol semtlerinde sosyo-ekonomik değişim/ dönüşümler olacak.

Vahşi betonlaşma, sözde lüks konutlar ve fakat kilitlenmiş trafik, yüksek ve gereksiz bedellerin ödendiği çevre ve güvenlik giderleri cazibeyi azaltacak, bugün milyon dolarlar sayılan daireler üç otuz paraya modern gecekondu muamelesi görecekler…

O binaların bakımları yapılmayacak…

Varoşlardaki hevesler bu bölgelere kayacak fiyatlar ucuzladığı için…

Aklı başına gelenler ise nefes alabilecekleri, sakin, az katlı hayat alanları için varoşları dönüştürmeye başlayacaklar daha doğru planlamalarla…

Bu tür bakımsız heyula binaların zaman içinde ne hale geldiklerini filmlerde görüyoruz. Benzer maceraları başka ülkeler de zamanında yaşamış.

Kaldı ki, imar oyunları ve toplumsal kul hakları çimentosuyla yükselen bu binalarda, ilahi adalet huzursuzluk ve mutsuzluk olarak tecelli edecek büyük ihtimal…

Yani para hangi şartlarda geldiyse, o şartlarda bedel ödetecek…

Milyonu kolay mı kazandın? Şaibe mi var?

Onu sağlık problemlerine harcayacaksın muhtemelen…

52. katta denize karşı afiyetle çay içmek, gelen geçenin o kadar ahı varken, maalesef mümkün olmayacak.

Xxx

İsraf…

Kibir…

Mala düşkünlük…

Sonra?

Vatan-millet-sakarya!

Olmuyor.

Ne ürettik? Neyi hak ettik? Gerçekte ne kazandık?

Elbette Rabbim zenginliği istediğine vereceğine işaret ediyor. Nasip meselesi.

Amenna…

Fakat “ipin” hesabını verene kadar göbeği çatlayan hamalın menkıbesini hatırda tutmak lazım.

Xxx

En büyük zenginlik sağlık…

En büyük zenginlik ağız tadı…

En büyük zenginlik sevgi ve muhabbetle demlenen sohbetlerde beklenen olmak…

Gerisi lafı güzaf…

Şer görünende hayır vardır mucibince, bu finans kavgası ülkemize ve milletimize daha doğru bir yol tutturacak inşallah.

Batının domuzları da, domuzluklarında boğulacaklar.

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık