• 25 Mart 2020, Çarşamba 15:01
MURATBAŞARAN

MURAT BAŞARAN

Daha Mars'a gidecektik!

Kutsal inekleri “bilim”e tapanlar, ne bilimin tarifini yapabildiler namusluca, ne bilim adına bir gayret gösterdiler paganist bilimsellik ritüellerine sığınmaktan başka…

Ve onca zaman kaybından sonra ne muhasebeye girişebildiler ne de özeleştiriye…

Geldiğimiz nokta, tam da Mars’a gidecekken, bir paket tuvalet kâğıdı için birbirini linç eden sözde modern insanların çaresizliğinden ibaret…

Yok mu tuhaflık?

Rakı-balık, heykel ve dekolte eşliğinde sergilenen bilimselliğin bizi bir yerden bir yere götüremediğine dair söylenecek sözünüz yok mu?

Bütün dünyayı eve hapsedecek virüslerin cirit attığı bu gezegeninin canına okumuşken, Mars’ta ne işimiz var?

Aşı orada mı yoksa?

Xxx

Hayır…

Ne bilimi aşağılamak gibi biri niyetim olabilir “İlim Çin’de de olsa gidip alınız” diyen bir medeniyetin aşığı olarak…

Ne de geldiğimiz noktayı büsbütün içimizdeki zavallı karşı cenaha yıkmak derdindeyim.

Xxx

İnsana fayda üretmeyen her türlü sözde gelişmenin/ ilerlemenin ve dogmanın sakince gözden geçirilme mecburiyetinin olduğu iflas günlerindeyiz.

Belki de bir fırsat bu.

Ne bilimi kullanarak huzur ve refah sağlayabildik…

Ne de müminleri olarak mutluluk ve güven aradığımız inanç sistemlerine karşı samimiyiz…

Çünkü…

Havayı solunmaz hale getirirken…

Suyu içilmez hale…

Ve toprağı betona hapsederken, çimento tüccarı gönüllerimiz gayet laik, seküler, ılımlı bilmemne, estek köstek tariflerle ihanetin felsefesiyle sarhoştu.

Bilime tapan rakı-balıkçı bürokratlar ile sabah namazında cemaatte görünmeye özen gösteren müteahhitlerin emanete hıyanetleri arasında bir fark yoktu.

Biri iki kat imar istiyor, diğeri üç beş imzaya inancını veya imansızlığını satıveriyordu.

Ve bunların çocukları ağız tadında pahalı viski ve purolara karşılık pahalı nargile farkıyla ayrışsa da, aynı sömürü baronu markalarda buluşarak sefahatin dibine vururken biz birbirimizi yemeye devam ettik.  

Xxx

Manzara şu:

Taraflar çaresizlik sıkışmışlığında birbirlerine laf sokarak ölümüne mastürbasyon peşinde…

Xxx

Yeri gelmişken ben de laf sokayım biraz…

Nihayetinde insanım. Acizim.

Mikrobu Akşemseddin’in bulması bu ülkenin bir kısmında karın ağrısı yapıyorsa ve kalan kısmı bu gerçekten habersizse…

Kime ne anlatacaksınız?

Tillo Evliyalarının astronomi dehası olduğundan habersiz ahmaklar için rakı zihin açmıyor demek ki ayrıca…

Ve Zafer Bilgi’nin yeni yayınlanan Abdülhamid’in Kalkınma Hamlesi kitabının sağlık bölümünde, bu büyük padişahın Osmanlının yıkılma süreci zorluğunda açtığı tam 41 hastanenin listesi yer alıyor. (Bilim ve eğitimle ilgili yaptıkları bu yazıyı kitap haline sokar…)

Geçelim…

Xxx

FED’in çeyrek puanlık faiz kararlarıyla dünyaları titreten ekonomi teorilerinin, cahillerden yolunu bulmaya çalışan üfürükçülerin fotokopi muskalarından farkı kalmadı.

Torununun bale tütüsüne, imanlının Kâbe örtüsüne gösterdiği hürmetin üstünde bir aşkla bakan hızlı çağdaşın açmazı ile nefsinin arzularına göre ilahiyatçı arayan muhafazakarın açmazı aynı insani şehvetin zavallılığı…

Bedeli ne olursa olsun…

Ve bizi nereye savurursa savursun…

Sonuçlarını samimiyetle göze alabildiğimiz bir “hakikat” arayışımız olduğundan söz edilebilir mi?

Hayır; sadece bulunduğumuz noktaya denk, baktığımız açıya paralel düşecek sloganlar hayal ettik içi boş olsa da…

Atatürk’e taparken de maliyeti olmayan kazanımların peşindeyiz…

Din ve ahlak dersi verirken de…

Xxx

Şimdi bu faturanın altına kalın bir çizgi çekme zamanı…

Onların taptığı bilimle, bizim Çin’den bile bulup getiremediğimiz ilim, dünyanın bütün uygarlık simsarlarının hesaplarıyla birlikte virüslerin oyuncağı oldu.

Korona geçtikten sonra bir başkasının gelmeyeceğini garanti edebiliyor muyuz?

Digital dünya çöplük de…

Bizi bu karanlık tablodan koruyamayan konvansiyonel bilgi kaynağı kütüphaneler de çok masum değil anlaşılan.

Dekoratif nutuklar ve özel basım para tuzağı paganist kitaplar şifanın yolunu göstermiyor…

Takipçi kasmaktan fırsat bulup…

Ve başa dönüp…

Ne olduğumuzun, ne olmamız gerektiğinin ve neyin işe yarayacağının tarifini yapmak zorundayız.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık