• 29 Ekim 2019, Salı 17:04
MURATBAŞARAN

MURAT BAŞARAN

Cumhuriyet yalanları...

Turmp’ın “Müthiş bir iş başardık. Harika bir haberim var” yalanı/ sahtekarlığı kadar samimiyetsizdir milleti keriz yerine koyan ve her fırsatta soyup soğana çeviren firmaların “Atatürk, bayrak, cumhuriyet” pazarladığı içi boş reklamlar…

Ulan DEAŞ’ı siz kurdunuz…

Apar topar başındaki adamı da hangi saikle ve alelacele yok ettiniz? Ettiniz mi? Belli değil.

Yeni terör yılanları besleyip büyüteceğinize de eminiz…

Ama biz sahtekarlığı markalaşmış Batı’yı bırakıp “Bayram”ımıza gelelim…

xxx

Resmi tarih kitaplarından aşırma ezber aforizmaları sanat diye kakalayan reklam metin yazarlarının hamasetini elimizin tersiyle itelim…

5816 belasına bulaşmamaya çalışarak…

Hem böyle bir rezillik yürürlükte iken ve yakın tarih yalanlarından ayıklanmamışken…

İhtiyacımız var diye…

Evet var…

Birlik beraberlik harcını deniz kumuyla karmak, gelen depremle dalga geçmektir.

Cumhuriyet nedir?

Cumhuriyetle aslında ne olmuştur?

Ve 15 Temmuz’da atm’lere koşup tankları alkışlayanların paganist tapınmalarla kutladığı bir bayramı gerçekten milli ve milletin bayramı yapmak mümkün müdür?

Xxx

İtiraf etmeliyiz ki Türkiye’deki en beleş ve promosyonu bol tarikat Atatürkçülüktür…

Ve Atatürk kanunla korunup kollandığı için konforu ayrıca yüksektir.

Cahil de olsanız ve hatta yönleri bilmeseniz bile “Atatürkçüyüm” diyerek otomatikman “ilerici” olursunuz.

Bırakın çağı anlamayı “zaman” mefhumuna dair bir düşünceniz yoksa bile “Kemalistim” diyerek “çağdaş” sayılabilirsiniz.

Kendinizi “Atatürkçüyüm” diye ifade etmekten öte bir göreviniz yoktur.

Cumhuriyetle “halkın kendi kendini yönettiği” bir sisteme geçildiği ezberletilmiştir ve fakat bu alenen yalanın daniskasıdır. Osmanlının son döneminde meclis vardır. Meclis yapısı itibariyle Avrupa’daki örneklerinden ileri seviyededir. Fakat Cumhuriyet bu meclisi feshedip, vekili olduğu şehri görmemiş atanmışlarla “kız gibi” meclisler oluşturarak iş tutmuş ve millete sormadan milletin hafızasını silmiştir.

Evet, Teoman Duralı Hocanın dediği gibi alfabe değiştirilip dille oynanarak “soykırım” yapılmış, binlerce yıllık medeniyet müktesebatıyla ilişkimiz kesilmiş ve sonra yapılana da ironik bir şekilde “bilimsellik” etiketi vurulmuştur.

Xxx

Pekâlâ biliyoruz ki, Kemal Paşa kaçarak değil, emir ve izinle yola çıkmış, “iş” olgunlaşana kadar da padişaha, hilafete, dinine, diyanetine bağlı bir havayla yürümüştür.

Ve yine Doğu Perinçek’in yayınladığı el yazılarından ve rejimin sonraki uygulamalarından pekâlâ biliyoruz ki Atatürk bütün dinlere karşı öfkeli ve tanımaz bir liderdir…

Esasen liderin inancı öncelikli meselemiz değil, liderin milletin inancına olan tavrı meselemizdir.

“Zafer mi hezimet mi” olduğu tartışılan ve ancak hilafet kaldırıldıktan sonra İngiltere’nin imzaladığı Lozan sayesinde tanınmış bir devletin yakın geçmişi karanlıkta kaldığı sürece “bayram” ancak dayatmayla kutlanabilir.

Öyle de oluyor.

Xxx

1950’ye kadar millete gitmeyen ve millete rağmen ve milleti “Ulan öküz Anadolulu” olarak gören azınlığı anlamak için artık “Demokratik Osmanlıdan Totaliter Cumhuriyet”e kitabı acilen yazılmalıdır.

Xxx

Ben bu vatanı ve milleti…

Ve dahi bayrağımızı seviyorum.

Seve seve canımı veririm.

Bu yazıdan bunun tersini anlamak için cahil çağdaş olmak gerekir ki, cahil çağdaşın ve yön bilmez ilericinin tarifini yukarıda yaptım…

Xxx

Demokratik Osmanlıdan Totaliter Cumhuriyet’e kitabıyla beraber, “Mustafa Kemal ve Arkadaşları” kitabı da yazılmalıdır. Kimse kusura bakmasın “Tayyip Bey ve Arkadaşları” kitabı da…

Kimlerle yola çıktın?

Ve yola çıktıkların, yolda buldukların ve sonrakilerin maceraları…

Düşünün bir lahza…

Kıvırmaya gerek yok…

Bugün “Vahdettin haindi. Ülkesini satıp kaçtı!” diyebilen aklı başında tarihçi kaldı mı?

O zaman bayramı anlamlandırmak, yalanlardan temizlemekle olur…

Sigaraya fetva vermekle değil…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Sabri Can Sabri Can 30.10.2019 19:06

Muhteşem

İsimsiz İsimsiz 07.11.2019 23:27

Ama Mustafa Kemal parlamenter demokrasi ile yönetmedi ki :)

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık