• 02 Kasım 2017, Perşembe 15:59
MURATBAŞARAN

MURAT BAŞARAN

ÇİFT DİKİZ AYNASI

Rahmetli Turgut Özal daha kamuoyu ne olduğunu kavrayamamıştı ki, “cep telefonu” diye tutturmuştu hatırlarsınız.

Bizim bu anlamda “çekinik” bir tarafımız var son yüzyıldır. Gerçi mayamızda da var, var olanla yetinmek ama…

Bu kanaat olarak tarif edebileceğimiz güzel hasletimiz çokça istismar edilmiş.

Biz ancak Özal dümene geçince ev telefonuyla tanışmıştık; cep telefonu da ne menem bir şeydi?

Xxx

Lozan’da, göçertilip her türlü tedbir alındıktan sonra sözde bağımsızlık verilen Türkiye’nin gizli ajandasına İngilizler kalın harflerle şunu yazmıştı:

“Kafanızı kaldırıp geçmişinize ve sınırlarınızın dışına bakmayacaksınız.”

Şöyle düşünmüşlerdi…

“Nasıl olsa 10 milyon civarında savaş artığı, kadın, çocuk, ihtiyar işe yaramaz bir nüfus… Bir daha toparlanamazlar. Zaten izin de vermeyiz!”

Buna uygun yürüyor gibiydi işler.

“Etrafımız düşmanlarla çevrili!” tezi, içeride boyunduruk tasmasıydı.

“Kendine kendine yeten 10 ülkeden biriyiz!” sloganı, kimseye ihtiyacımızın olmadığını, kafamızı kaldırıp başka tarafa bakmamızın yanlışlığını vurguluyordu. Diğer dokuz ülkeyi hiç öğrenemedik bu arada.

Zaman içinde yerli otomobil ve yerli uçak gibi acayipliklere soyunanların kafası oracıkta ezildi.

Xxx

Bize reva görülen konforun çıtası yirmi sene önceki otomobil ilanlarında apaçık görünüyor.

Montaj sanayii ile milleti soyan zihniyet, otomobile tek dikiz aynası koyuyordu. Solda ve tek…

Eğer sağda da isterseniz bunun bir bedeli vardı.

Ve bu lüks ilanlara “çift dikiz aynası” olarak yansıyordu.

Dandik teneke arabalara ilave ettikleri her bir dandik düğme için model ismi veriyorlardı utanmadan: S, L, SX, SXA,

Xxx

Olmamız gereken noktada değiliz.

Bu anlamda Türkiye Cumhuriyet’inin 100 yılda kat ettiği mesafe utanılacak bir mesafedir.

İkinci Dünya Savaşında yıkılan Almanya ile Güney Kore’nin macerasına bakarsanız, bizim ilerlemeyi etek boyuna, rakı masasına, asker postalı yalamaya bağladığımız inkâr edilemez.

Xxx

Şu an normalleşmenin sancılarını yaşıyoruz.

Çünkü artık bunlardan bir şey olmaz dedikleri Türkiye onca nüfus planlamasına, onca aşı kampanyasına, onca ahlaksızlık pompalanmasına rağmen aile kavramını korumayı bilmiş ve yüz milyona doğru koşar adım gitmektedir.

Köpek gezdirerek ihtiyarlayan ve artık makyajı dökülüp “Hasta Adam”lığı ortaya çıkan Batı’nın sancısı boşuna değildir.

Mesele “yerli otomobil” mi sanıyorsunuz?…

Mesele yerli ve milli gücün uyanışında…

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık