• 18 Nisan 2018, Çarşamba 12:58
MURATBAŞARAN

MURAT BAŞARAN

Bu elimde görmüş olduğunuz...

O kadar itilip kakılmışız ki…

Yalnızlık ve kimsesizlik hissi o kadar kuşatmış ki…

Yüzyılın sonunda bu artık bizde bir korku refleksine ulaşmış; karakolun önünden geçmek nasıl ürpertiyorsa, düzene/ düzenin gidişatına ters bir söz veya hareket karşısında hemen siniyor, tepki vermiyor, dikkate değer bulsak bile belli etmemeyi tercih ediyoruz.

“Aman Yarabbi, başımıza bir iş gelmesin… Neme lazım?”

Xxx

Halbuki yeri gelip de çoğunluğun veya içinde bulunduğumuz “taraf”ın hal ve hareketine uygun bir söz söylediğimizde, kimse beğenmekten, onaylamaktan, birkaç kelime teşekkür veya destek ifadesinden kaçınmıyor, hamasetin rüzgarında hep birlikte yelken şişiriyoruz.

Xxx

Köprüler, tüneller, kavşaklar, parklar, bahçeler yapıldı diye geçmişle kıyaslayıp takdir etsek…

Alkış kıyamet… Aferin bedava… Yürü koçum afakı titretiyor…

Fakat “Ulan bu beton yığınları, dikine imar, her karış toprağa bina, rant…” desek, derin bir sessizlik… Yahu herkes mi müteahhit oldu veya bu kıyamet ulaklarına malzeme satıyor?

Neden bu görmezlik?

Xxx

Dalga geçiyorum. Artık gerçekten dalga geçiyorum.

Neyi nasıl yazarsam kaç kişi okur, kaç kişi okuduğunu belli eder, kaç kişi kulağının üstüne yatar ve hatta içinden söver, bilerek ve umursamadan yazıyorum.

Benim okuyucum “Nebbaş Hazretleri”ni anlamayacak kadar dangalak mı? Değil…

Fakat, haksızlık ettiğimi düşünüyor bir kısmı. E kardeşim elbet ironi var, elbet köpürtme var. Çünkü tehlike çok büyük… Helali- haramı gömdük. Tesettürü bitirdik. Yokuş aşağı frenimiz boşalmış… Bunu görmeyelim mi?

Buna rağmen içimizde tek tük de olsa insan var ki, taş yağmıyor başımıza…

Xxx

Geçenlerde Boydak Holding’in tekrar Fetö bulaşığı ellere geçtiğini, hatta yaptığımız yayınlar sonrası koca koca adamların devreye girip ortalıkta “Gitmeyin bu işin üstüne” yaygarası kopardığını yazmaktan vazgeçip, ilk yaptığımız habere istinaden gidip savcılığın arzusu üstüne ifade verdim.

O yaygara koparan adamlar, Şamil Tayyar’ın isyanını haklı kılacak kadar kalın adamlar…

İddiaya göre, iddia dememi anlıyorsunuz siz, o adam müsveddeleri Reis’in her fotoğraf karesine girmekten çekinmeyen adamlar.

Reis bir mum, ümmete ümit olurken dibine mi ışık vermiyor, bilemiyorum.

Xxx

Şimdi son bir fantastik hikâye ile ve belki seçimler yaklaşırken akıllar başlara devşirilir ümidiyle bu defteri kapatıyorum. Elbette memleket her türlü kurtulsun isterim ama bu benim harcım değil. Bir tuğla koyabilsem ne mutlu bana. Hem sonra kendini kurtaramayan adamdan başkasına ne fayda? (Ahireti kastediyorum elbette…)

Efendim, fantastik dedim, yine sessizlikle karşılaşacağımı bilmeme rağmen o çok az okuyucuma veya okumayıcıma hikayedeki şablonu ellerine alıp havaya kaldırmalarını ve boşlukları hayal dünyaları ile doldurmalarını tavsiye ederim.

Vakt-i zamanında herifin biri “Bu vatan- millet için çırpındık. Bu yolda cefa gördük. Hapse düştük. Yılmadık. Şimdi de hizmet ediyoruz. Ucundan şu parmağımıza bulaşan balın tadına bir bakalım” diye düşünmüş…

E tabii bal bu… Ama şifalısı var. Deli balı var.

Hem zaten şifalısına bile haram karışırsa, şifa mazarrata döner, böyle inanırız.

Tabii, bu herif balı yalanırken, etrafındakilerin de ağzının suyu akmış. İnsanoğlu, ne yapsın, elini daldırıp çanağa, isteyen herkesin ağzına sürmüş sesleri kesilsin diye…

Bir müddet sonra tuttukları bal çanağını öyle sahiplenmişler ki, gerçekten kendilerinin sanmışlar. Ve hatta bu zan, memleketteki bütün balların ve bal çanaklarının aslında kendilerine ait olduğunu düşünmelerine sebep olmuş.

Çok berbat bir anlatım oldu di mi?

Vallahi ben bile sıkıldım yazarken, okuyan çoktan topuklamıştır…

Neyse, yine de sonunu getirelim…

Bu yaşını başını almış herif fazla balın azgınlığıyla, “çıtır”a heveslenmiş. Üç çıtırı üstüste koymuş ki, toplamı azgın herifin göbeğinden daha az yer kaplıyor.

Iyyy. Düşünmesi bile tiksinç…

Bir zamanlar (gençliğimizde) komedi erotik filmlerin Latin Amerikalı kıllı göbekli bir artisti vardı; herif giyinikken bile gözlere zarar… Don paça genç kızların peşinde koştururdu. Ahan da tam o hesap…

Sen her toplantıda faziletkârane haller sergile… Konuşmalar yap…

Sonra makamını kerhaneye çevir!

Bakmışlar adamın banka hesaplarında bir zamanlar Amerika’nın Kuzey Irak’tan girmek için bize vaat ettiği paraya yakın bir meblağ var…

“Yuh” demiş şahit olanlar.

Vurmuşlar ensesine, çekip atmışlar bir köşeye, “Bu herif-i naşerif mide fesadı oldu! Artık hizmet edebilemez!” deyu…

Böylece o memleketin ahalisi bir ursuzdan kurtulup, huzura ve refaha ermiş.

Xxx

Allah’tan böyle şeyler bizim ülkemizde olmuyor!

Ne kadar sevinsek azdır.

Kimse okumadı mı? Olsun.

Kendime terapi.

Bu da bişey.

 

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


m oz m oz 18.04.2018 13:46

yaz abi yaz, kardeşlik hukukuna binaen ikaz vazifemizi yapalım, sonuçta aynı safta namaza duruyoruz, bunlar ne kadar dünyanı eline düşmüş kıvranıyor da olsalar, ikaz bizim vazifemiz...

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık