• 27 Temmuz 2017, Perşembe 11:50
MURATBAŞARAN

MURAT BAŞARAN

BİR MEKTUP, BİN ENDİŞE!

 

Sevgili kardeşim, yazar arkadaşım, gönül ehli Arif Akdaş’tan bir mektup aldım.

Öncelikle onu paylaşmak istiyorum.

“Bismillahirrahmanirrahim

PİMİ ÇEKİLMİŞ BOMBA VEBAL VE 2019!!!

Kıymetli ağabeyim Murat Başaran, bu mektubuma nereden ve nasıl başlayacağımı düşünürken zorlandım açıkçası. Binlerce masum kimsenin ve dahi Reise gönül vermiş ailelerin ve Fetöcü ithamına maruz kalmış çocuklarının sesi olabilir miyim ve acaba bir işe yarar mı diye uzun uzun düşündüm. Biliyorsunuz, sürekli seyahat ediyorum ve dostlarla, okuyucularımla, yeni- eski birçok arkadaşla temas halindeyim. Birebir konuştuğum ve Ak Partili ailelerin dahi içinde bulunduğu çok kalabalık bir kitlede derinden gelen ve görünmeyen ve gittikçe büyüyen bir öfkenin bilinmesi gerekir düşüncesiyle size yazıyorum. Çünkü bu bir vebal.

Ak Partiyi bitirmek ve Reise düşmanlığın artması için Ak Parti’nin içinde görünmeyen bir el veya eller, görünmeyen bir bombanın pimini çoktan çekmişler.

Yukarılardan ve rahat koltuklarından bakarak halkın derdini kimse anlayamaz. Mevki ve makam derdine düşmüş olanların gözleri koltuklarından başka bir şeyi göremezler. Biz sürekli halkın içindeyiz ve Anadolu’muzun birçok beldesine çeşitli araştırmalarımız için gidiyor ve oralardaki halk ile birebir muhatap oluyoruz. Neticede taban çok rahatsız ve Ak Partiye karşı görünmeyen bir öfke var. Fetöcü diye içeri attıkları on binlerce insanın içinde o kadar çok masum insan var ki.  Araştırsınlar, genelde Reise gönül vermiş ailelerin mensupları ve böylelikle kopmalar çok hızlı bir şekilde gelişiyor.

Her masumun arkasında bıraktığı 5-10 kişi var öfkesi büyüyen. Onuru kırılan. Fetöcü diye dışlanan. Bunu hakaret gören.

Bu bir tuzak ve girdap gittikçe büyüyor.  Cezaevlerinde binlerce masum insan yatıyor. Halkın bu öfkesini, başkanlık seçimlerinde alınan sonuçtan görmeleri lazım idi.
Referandumda olması gerekenin çok altında bir oranla geçtiler bunu görmeleri lazım idi. Bu, yarın 2019’da çok daha tehlikeli bir boyut alır.

Bu öfke bir yerde patlak vermeden, bu adaletsizliği yapanları durdurmaları lazım ve dahi onuru zedelenmiş aileler ile devletin barışması ve devletin hatasını anlayıp bir an önce gereken neyse üzerine düşeni yapması lazım. Yoksa hem Ak Partiyi hem reisi zor günler bekliyor. Bir de şımartılan 15 Temmuz gazileri olayı var. Sanki onlar bu vatanı kurtardı.  Bakın, kurumlarda çalışmaya başlayan 15 Temmuz gazilerinin birçoğu haddini aşmış durumda. Kurum müdürlerini bile bu kimseler kaâle almıyor ve “Üstümüze gelirseniz sizi görevinizden aldırırız” tehdidiyle karşı karşıya gelen birçok kurum müdürü pasif kalıyor bu şımarıklar karşısında. Muhtemelen bu gazilik işini de devletin sağladığı avantajlar sebebiyle istismar ediyorlar.

Dost acı söyler, saatli bombanın tik taklarını çok net duyuyoruz. Fetö ve haçlı zihniyetin ekmeğine yağ sürüyorsunuz bilginiz olsun…

Bir de bu olayların maneviyat tarafından da bir sitem var, bir kırgınlık var. Maneviyat ehlini üzdüler. Ağzı duasız, yüzü nursuz Peygamber düşmanları ekranlarda gözüktükçe ve adeta devlet tarafından destekleniyor gibi gözüktükçe, gerçek maneviyat erlerinin içi sızlıyor. Biliyorsun bütün seyahatlerim ve araştırmalarımda gönül ehli büyükleri arayıp buluyor, onlarla görüşüyor, sohbet ediyorum. Onlar elini duadan çekerse gerisini siz düşünün. Bu haksızlıklar bir an önce düzeltilmeli, bu resmen zulümdür. Bunun önüne geçmek isteniyorsa halkın içine inilmesi lazım.  Tepelerden hiçbir şey göremezsiniz, başkaları size güllük gülistanlık gösterir, bu illüzyona aldanmayın. Bunlar düzeltilmezse, Allah korusun 2019’da vahim sonuçlar olabilir, bunu riske atmazlar inşallah. Vesselam.”

Arif Kardeşim böyle söylüyor.

Daha doğrusu gezip dolaşıp gördüklerinden derlediği sonuç bu.

Çok çok üst makamlarda bile “Yahu adam Bank Asya’da memur olarak çalışmış iki üç ay, şimdi iş bulamıyor hiçbir yerde” benzeri şikayetleri duymak mümkün. Bu aşırı hassasiyet ve beceriksizlik…

Bir de hesap kesenler var. Bunlar ya Fetöcü… “Biz yandık onlar da yansın” diye en kritik isimlerin bile adını çıkarıp toplum içinde veya devlet nezdinde itibarsızlaştırıyorlar.

Ya da bazı muhteris tipler, kendi önlerini açmak için rakiplerine iftira atıyorlar.

Ak Parti, parti olarak silkinemiyor. Tayyip Bey ne kadar ikaz ederse etsin… Ne kadar çabalarsa çabalasın. Sanki sıfırdan bir parti kursa daha hayırlı olacak.

Arif’in de dediği gibi, milletin yani Anadolu’nun ehl-i sünnet samimiyetine ters reformist, düzenbaz, mealci adamların dini hassasiyetlere hakareti ve buna ses çıkarılmaması…

Siyasi dengelerin zorladığı değil de milletin ortalamasının uzlaştığı isimlerin vitrine çıkmaması ayrı bir dert.

Diğer taraftan Milli Eğitim Bakanı müfredat değişikliğini açıklıyor. Akılda kalan tek şey cihat… Nesini açıklıyorsun.  Neyi düzelttin? Sorarlar adama. Gereksiz bir tartışma fitili ateşleniyor.

Kibir abidesi Fatih Terim görevden ayrılıyor. Ayrılırken aldığı para bütün millete lanet okutuyor.

Velhasıl vatandaşın psikolojisini hesaba katmamanın faturası ağır olur.

 

 

 

 

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık