• 18 Ağustos 2018, Cumartesi 23:39
MURATBAŞARAN

MURAT BAŞARAN

Bal gibi biliyorsunuz!

BAL GİBİ BİLİYORSUNUZ

Trump’un suratını gördüğüm zaman, bir Müslüman Türk olarak tiksinti duymamam mümkün mü?

Dolayısıyla Trump’a ve temsil ettiği her türlü müptezelliğe karşı, karşısında kimler var ise onlarla bir arada olmamam düşünülebilir mi?

Ve elbette İzmir’de ensesinden tutup titrettiğimiz herifin bu müptezelliğin müşahhas bir faili olduğunu, hiçbir şekilde taviz verilmemesi gerektiğini, sığır çobanlarının bu aşağılık pervasızlıklarına en sert tutumu sürdürmek lazım geldiğini düşünüyorum.

Düşmanlarımızın ve içimizdeki kripto yardakçıların birlikte oynadığı finans katakullisine karşı da birlik olmamız lazım. Öyleyiz zaten.

Aksi düşünülebilir mi?

Bu tavrım imanım bir refleksi olarak şüphe edilmemesi gereken bir durumdur.

Ancak en küçük bir Ak Parti eleştirisinde…

Damat meselesine itina ile seçilmiş cümlelerle ifade ettiğim muhalif fikirlerimde…

Neden düşman gibi algılanıyorum? Ahlaksızca yaftalanıyorum?

Bu nasıl bir biat anlayışıdır ki, liderin her türlü hatadan münezzeh olduğu düşünülecek ve her halükârda alkışlanacak?

Peygamberimize saldırdıkları zaman bile bu kadar öfkelenmiyor malum yalakalar…

1-Ak Parti milletvekili aday seçimi son derece yanlıştı. Siz farklı düşünebilirsiniz. Arınç’ın Ağar’ın oğluyla, milletin görmekten usandığı siyaset kaşarlarıyla, nevzuhur aile/ akraba/ ahbap çevresi çetesiyle ortaya çıkan tablo milleti derinden yaralamıştır. Buna rağmen feraset sergilenmiş fakat yüzde 50’leri rahatça bulması gereken bir sonuç yüzde 42,5’ta kalmıştır.  Recep Tayyip Erdoğan liderliğinin ve devrimlerinin karşılığı olarak düşünüldüğünde bu oran başarısızlıktır.

2-Yeni Türkiye, yeni Ak Parti, yenilenmiş kadrolar, metal yorgunluğu kandırmacadan ibaret kalmış, 16 kişilik bakanlar kurulu, dördü de meclisten koparılıp getirilerek milleti şaşkına çevirmiştir.

3-Malum medyanın bir kısmının aşık olmasının ötesinde, millette karşılığı bulunmayan damat Muharrem İnce’nin en ince esprisi ile “Esnaf lokantasının kasasına oturtulmuştur!” Eğer bu damat bulunmaz Bursa kumaşı ise… Güven problemi bu kadar yüksek seviyelerde seyrediyorsa… Vah benim 80 milyonluk Türkiye’m…

4-Bu rezil finans operasyonu sırasında, ilgili koltukta değil damat, mahallenin sütçüsü otursa arkasında durur desteklerim. Doğu Perinçek abimiz bile gemisini doğru seçmişken, benim ve benim gibi düşünenlerin ihanet edebileceğimiz nasıl akla gelebilir. Bu olsa olsa fırsat bu fırsat sesini çıkaran herkesi FETÖ’cü ve/ veya benzeri bir iftira ile karalayalım anlayışıdır. Sonra içe dönüp manzaranın yanlışlığına dikkat çekmek, neden Babacan veya Şimşek’i istemek olsun ki? Gül, Davutoğlu, Arınç vs. gibi lidere ikircikli ve yanlış yapmış hiçbir kimseye tahammülüm yok.

5-Daha finans operasyonu bitmemişken, damadın kontrolündeki medyanın ve yazarların pelikan vraklamasıyla koro oluşturup “Reis ve Berat olmasaydı…” güzellemeleri hem çok erken değil mi ve hem bir proje kokusu salmıyor mu ortalığa?

6-Ahanda kongre oldu. Şimdi bu yeni Ak Parti mi? Seçime giderken o milleti perişan eden listelerin kahramanları yerlerini almadılar mı parti yönetiminde… Neyin yenilenmesi?

Xxx

Bir kısım medya ve bazı mihraklar damat aşkıyla gün gelir korkarım Reis’i bile çiğnemekten utanmazlar…

Keşke bütün o içime sinmeyen vekiller ve açıklandığında hepimizi şaşkına çeviren bakanlar, performanslarıyla ve başarılarıyla yüzümü kara çıkartsalar da utancımdan sesimi soluğumu kesip kaçacak yer arasam…

Hiç gocunmam…

Yeter ki vatanın, milletin hayrına olsun her şey…

Xxx

Bu gayet net ve fakat samimi endişelere karşılık, Selçuk Bayraktar’ı niye çok seviyorum, hiç tanımamama rağmen?

Süleyman Soylu’nun ilkeli duruşu neden hoşuma gidiyor?

Yerlilik ve millilik hassasiyetinin yükselmesi neden hiç olmadığı kadar ümitlendiriyor beni?

Bana her ters gelen mevzuyu dillendirmek için bahane aradığımı mı zannediyorsunuz?

Asla…

Aksine bütün tersliklerin arasından pozitif gelişmeler bulup paylaşmak için gayret sarf ediyorum.

Dişe dokunur kitaplar keşfetmeye çalışıyorum.

Youtube’da dinlenmeye değer adamları bulmaya uğraşıyorum.

Mesela Temel Kotil’in yeni bir konuşması var mı, takipteyim…

Şimşirgil’i, Ekinci’yi, Sifil’i, Gencer’i ve benzeri birçok ilim adamı, akademisyen ve müteşebbisin konuşmalarını, konferanslarını bulmaya çalışıyorum.

Çünkü medya onları yok sayıyor…

Ben de medyayı yok sayıyorum.

Gazetelere hiç bakmıyorum. Televizyonda ise nadiren ortada olduğunu düşündüğüm bir- iki kanalın ana haberinin özetlerine kulak kesiliyorum.

Barlas sülalesi… Bilindik, sonradan görme, yer koruma çeteciliği oynayan ve her konuda utanmadan konuşan zevat… Goy goy yalama geyiği… Düpedüz seviyesiz bir işgal…

Nesine vakit harcayayım.

Vallahi hepsini birden “trol” deyip aşağıladığınız sosyal medya karakterlerinin arasında habercilik de, analiz de çok daha üst seviyelerde… Çok daha doyurucu ve anlamlı…

Gazetelerin tirajları düşüyor… Daha da düşecek…

İnternet versiyonları ise “emekli” haberleriyle tıklama sahtekarlığının ve reklam anarşisinin içinde boğulacak.

Kamudan ve inşaatçılardan gelen hazır reklamlar elbet bitecek…

Xxx

Ak Parti’nin kazandırdıklarını, Ak Parti’nin kaybettirmek üzere olduklarıyla heba edemeyiz…

Yaptığı her hizmetin hakkını teslim ediyoruz.

Ama gereksiz ısrarlar ve bitmek bilmeyen bedel ödemeler…

Yahut sürekli kazanmanın körlüğü…

Veya akıl erdiremediğimiz sebeplerle…

2023 hedefleri şaşarsa…

İşte o zaman bizim de öyle bir feleğimiz şaşar ki…

Birileri 10. yıl marşıyla teslim eder memleketi sığır çobanlarına ve efendilerine…

Bir yüz yıl daha yazılır kayıp hanesine…

Korkum Trump terbiyesizinden, karşılıksız rezil para doların yükselmesinden değil…

Bal gibi biliyorsunuz.

Şimdi yerel seçimler yaklaşırken, nelerin oy kaybettireceğini listelesem, bu yazı o kadar uzar ki…

Üstelik felaket tellallığı ile suçlanırım.

TMSF dosyasını açmadık. Kuramer’i bekletiyoruz. TRT'de dönen işler... Yok Kızılcahamam ekibi... Yok filancanın köylüsü, falancanın yeğeni...  Diyanet başlı başına facia. Aile, imar, belediyeler, kayırmacılık, hala bitmeyen FETÖ temizliği, kriptolar vs.vs. 

Milletin midesine kramp sokan bin tane mesele...

 

 

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Mehmet Mehmet 19.08.2018 12:24

Murat bey, Sizi inanın hiç tanımıyorum. Aylar önce tesadüfen okuduğum bir yazınız sonrası fırsat buldukça yazılarınızı okumaya çalışıyorum. Bu yazınızda benim için çok anlamlı idi. Aynı görüştü olduğumuz bu kardeşlerimize yapılan yanlışları düzeltmesi için ikazda bulunduğumuzda aldığımız tepkiyi anlatmaktan bile haya ederim. Bu insanlara birilerinin hata yapmanın normal olduğunu, fakat yapılan hata ve yanlış ile alakalı özeleştiri yaparak düzeltmenin bir erdem olduğunu anlatmalılar. Siz 100 yıl diyorsunuz ama ben bu fırsatın bir daha geri gelemeyeceğini düşünenlerdenim. Gerçekten o kadar yanlışlar var ki. Bunları sizlerin dile getirmesi lazım. Değilse çok geç olabilir. Onun için sizin yüksek sesle yanlışları dile getirmeniz çok değerli.

Gürcan ışık Gürcan ışık 20.08.2018 12:40

Yine döktürmüşsünüz murat bey. Ağzınıza sağlık. Bu devirde herşeye rağmen doğru bildiğini çekinmeden söyleyen, dava sahibi kaç gazeteci kaldı ki

Anadolu Anadolu 22.08.2018 19:18

Sessiz çoğunluğun sesi bir yazı. Ama geniş pencerede iş farklı beyler. Ülkede para-imkan konusunda sınırsız gücü olan fetö 40 yıl hazırlık yapmış, adı bürokrat olan korkaklar sadece rüzgara göre dönmüş Anadolu insanı ise hiç sahaya sokulmamış. Adam yetiştiren cemaatlere de Fetö köpeği gibi leke sürülmeye başlamış Devletin diyaneti eliyle. Devlet regüle etmezse-yetiştirmezse çok yazarsınız, siyaset artık FETÖCÜLER VE ONLARIN BOŞLUĞUNU ONLARLA DOLDURANLARIN sahasıdır.

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık