• 11 Şubat 2019, Pazartesi 0:27
MURATBAŞARAN

MURAT BAŞARAN

Aynı kazuratın laciverti!

 

Deprem elbette insanı ürkütüyor.

Ama görüyoruz ki bizi yıkan deprem değil zihniyetimiz.

Kartal’daki binada kullanılan deniz kumu, kaçak katlar, belediyeciliğin kokuşmuşluğu, vatandaş olarak menfaat- cehalet odaklı “malı götürelim/ bize bişey olmaz” ahmaklığı sadece dünyamızı değil, ahiretimizi de karartıyor.

99 depremini yaşadıktan sonra bilim adamlarının milleti korku manyağına çeviren çelişkili açıklamaları o dönem bu işin üstüne gitmeme sebep olmuştu ve başını Celal Şengör’ün çektiği ekselanslar sahte bir akıl- bilim tapınması eşliğinde bir sonraki depremin ne kadar yakın ve ne kadar yıkıcı olduğunu pompalayıp bu işin rant kısmına odaklı heyecanlar içindeydiler. Şener Üşümezsoy ve ona yakın düşünenler gerçeği inkâr etmeden daha makul bir çizgiyi takip ediyorlardı.

Şengör de, Üşümezsoy da benim dünyama yakın insanlar değil…

Ancak Üşümezsoy aykırı duruşu ve hayat tarzına rağmen kendi içinde daha tutarlı ve namuslu bir bilim adamı olarak fikirlerine ve söylediklerine itibar ettiğim bir isim oldu.

Derenin içine ev yapıp sel gelince ağlamak, deniz kumundan inşaat yapıp, kaçak kat çıkıp, kolon kesip ve sonra bina tepene yıkılınca feryat etmek ise bilimin sahasına girmiyor.

Keza özellikle 99 depreminden sonra Esenyurt, Beylikdüzü, Bakırköy sahili vs. gibi İstanbul’un en riskli bölgelerindeki vahşi yapılaşma da herhangi bir siyasinin çıkıp açıklama getirebileceği bir durum değildir.

Toparlarsak, problemimiz deprem kuşağında olmamız değil, umursamazlığımızdır.

Xxx

Din ve tarih asla taviz veya gevşeklik kabul etmeyen iki sahadır.

Celal Şengör’ü deprem sırasında zaten çizmiştim; sonrasındaki hezeyanları yok saymanın ötesinde varlığını bu millet için “tehlike” olarak görmeme kadar götürdü beni. Allah’ın ateist sözde jeoloji bilmemnesi, tarih sahasına girip geçmişime sövüyor ne Fatih’in umurunda, ne İlber’in… İnançsız cüretkar İslamiyet’e dil uzatıyor, ekranlara çıkmaya devam…

Dolayısıyla Şengör’ün yanında rahatça oturabilen her kim ise, ister İlber Ortaylı olsun, İster Fatih Altaylı, “tehlike”yi meşrulaştıran aktörler olarak zihnimde suç ortağıdır.

Sapkın Edip Yüksel’in, “gezizekalı” İhsan Eliaçık’ın fikirlerini beğenen ve bunu sosyal medyada ilan eden Mustafa İslamoğlu ile Celal Şengör arasında ne fark var?

İkisi de bu milletin müktesebatına karşı saldırgan ve düşman…

Kimin kiminle düşüp kalktığına, birbirini yaladığına dikkat etmeyeceğiz, sonra bunların şürekası devlete sızarken mal mal seyredip, tepemize bomba yağdırdıklarında “Vay anasını…” diye diz döveceğiz…

Xxx

Fetö Papa’nın önünde belini kırarken bu rezilliği tevil etmekle Kartal’daki binayı deniz kumuyla ve sonra kaçak kat çıkarak inşa etmek aynı ahmaklığın eseri…

Kadir Mısıroğlu İslamoğlu için “Fetö’den daha tehlikeli” derken kulak arkası edenler, “bina başlarına çöktüğünde” ağlamayacaklar!

Şengör’e hesap soran yok…

İslamoğlu’na “Sen kime hizmet ediyorsun” diyen yok…

xxx

Dağdaki eşkıyayı ihayla- sihayla hallediyoruz da, saraya, kurullara, medyaya velhasıl devlete sızanları, üstelik gevşek gevşek temenna çakarlarken nasıl tespit edeceksiniz ve nasıl tesirsiz hale getireceksiniz?

Dövizle oynuyorlar…

Nefesimiz kesiliyor. Vakit kaybediyoruz…

Domates- biber- patlıcanla oynuyorlar…

Baş edemiyoruz.

Ne olacak halimiz?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


m ozturk m ozturk 11.02.2019 20:18

iyi olacak iyi, daha iyisi gelecek inş

Emre Emre 11.02.2019 23:11

Dur hele dur... diyordu Mustafa efendi! sonrası malum maskaralık, Ali İmran Suresinin 31 ve 32 Ayetinin tefsiri'ne bakıp Sebebi Nuzülünü araştırırsanız orada karşınıza bir isim çıkacak Abdullah İbni Übeyy, konuyla ne alakası var derseniz bu mustafa efedinin Üç Muhammed isimli kitabı varya işte tam bu noktada Abdullah İbni Übeyy ile yolları kesişiyor. Adamın arka sağlam murat abi cumhurbaşkanı danışmanın biriyle samimi pozu yine bir cumhurbaşkanı danışmanının bu mustafa efendi! hakkında samimi bir tweete var.Boz(dağ)geyikle Alâ(efkan) geyik bu işin cabası... Mustafa efendi! Allah ile araya protokol koymayı sevmez amma, bülent arınç için ahh... bir görebilsem zati ali lerini der.Yakın zamanda kendisiyle yapılan bir röportajda Cumhurbaşkanı ile hiç görüşmediği ama görüşürse kendisine çok şeyler anlatacakmış.

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık