• 14 Haziran 2018, Perşembe 20:31
MURATBAŞARAN

MURAT BAŞARAN

Amerikan sapığı!

 

Bir zamanlar “rüya” ile sıfatlandırılıp anılan yeni dünya Amerika, “süper güç”, “green card” gibi yükseltici, özendirici bilumum benzetmelerini kaybetmiş ve artık insanlık aleminde “güvenilmez”, “yalancı”, “yarı yolda bırakan”, “art niyetli”, “vahşi”, “kibirli”, “zalim” gibi akla gelebilecek her türlü alçaltıcı ve tiksindirici benzetmelerin adresi olmuştur.

“Amerika’yı kim yönetiyor?” sorusu cevapsız kaldığına göre, seçimlerde oy kullanan insan mozaiğinin, o haklı rezil sıfatların sahibi bilinmez görünen yönetimin iç ırgatları olduklarını söyleyebiliriz.

Kendi özelimizde Amerika’nın Türkiye ile ilişkilerine baktığımızda yüzümüzü ağartan hiçbir detaya rastlayamayız.

Amerika bizi hep kullanmış, hep aldatmış ve hep ihanet etmiştir.

Bugün halâ Amerika’yı beğenen veya Amerika’dan medet umanların varlığını ancak Stockholm Sendromu ile açıklayabiliriz.

Terörle mücadelede predatörleri ve patriotları güya müttefik olmamıza rağmen vermeyen, Türkiye’nin sayılı hainlerinden FETÖ’yü yetiştiren, kullanan ve halâ özenle yaşatıp besleyen bir ülkenin dostumuz olduğu söylenebilir mi?

Komünizmin yıkılmasının gerekliliğine eş bir aciliyetle Amerika’nın da yönetim ve zihniyet olarak yıkılması gerekiyor.

Çıbanbaşı İsrail bu koruma ve kullanma kalkanından arındırılmalı ve ondan sonra da siyonizmin hesabı görülmelidir.

“Ya sen ne saçmalıyorsun?” demeye hazırlananlara inancını ve milletini sorarım.

Ülkeler arasında dostluk olamayacağı ve dolayısıyla çıkarlar üzerine bir denge siyaseti güdülmesi gerektiği kabul edilir. Fakat Amerika ve İsrail bu çıkar ve denge oyununda bile oyuna kabul edilmemesi gerekecek kadar ahlaksız, değersiz, üslupsuz ülkelerdir.

İtiraz olarak gösterilebilecek geçmişte var gibi görünen ilişkilerin tamamı, çıkar ve dengeden çok nasıl kazıklandığımızın ve ihanete uğradığımızın örnekleridir.

Ve esasen bu iki çıban başının birbirlerinden başkaca dostu da yoktur. Kendi aralarındaki dostluk bile tartışılır.

Tutup Ya Allah Bismillah İsrail ve Amerika’ya saldıracak halimiz yok.

Yok ama durum böyle diye o iki fesat yuvası ile bir gelecek inşa etmeyi mümkün görmek de dangalaklığın dik alâsı.

Bugün sırtını bu iki yamyamın beslediği PKK ve FETÖ şerefsizlerine dayayan gayrı milli siyasetçilerden tiksiniyorum.

Onların, hataları her ne olursa olsun Recep Tayyip Erdoğan ve Ak Parti düşmanlığında birleşmeleri de Müslüman Türk milletinin aslında hangi siyasi tercihte birleşmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

24 Haziran’a kadar sadece bağımsızlığımızı ve özgürlüğümüzü düşünüp kısır çekişmeleri ve problemleri bir kenara bırakıp dik durmalıyız ve Recep Tayyip Erdoğan’ı ilk turda Başkan, Cumhur ittifakını da mecliste ezici çoğunluk yapmalıyız,

Kendi içimizdeki kavga ve tartışmalar bu büyük badireyi atlattıktan sonra düşünülmelidir.

Bunun aksine gevşeklik göstermek ve saçma sapan propagandalara kanıp proje isim ve partilere yönelmek meşhur “Amerikan Sapığı”ndaki karakter gibi insanlıktan çıkıp kendi beynine sıkmaktır.

Birlikte bakkal dükkânı bile açmaya cesaret edemeyeceğimiz güvenilmez adamları bu ülkenin başına nasıl layık görürüz?

CHP’nin tek parti diktasını, din düşmanlığını, elitist zorbalığını nasıl unuturuz?

Demirel’in münafıklığını, başörtülü gençleri Arabistan’a yollama gayretini, 28 Şubatçıların hamisi olmasını nereye koyarız?

Margarin, ampul, gaz yağı, benzin gibi temel ihtiyaç maddelerinin yokluğu, karneye bağlanması kimin eseridir?

Askeri darbeye çağıran postal yalayıcılar kimlerdir?

Parti kapatmak için, özgürlükleri engellemek için sabah akşam Anayasa Mahkemesi kapısında zırlayanların “Adalet Yürüyüşü” nasıl ciddiye alınır?

Elimizi vicdanımıza koyup, Tayyip Beyden önce ve Tayyip Bey’den sonra diye yakın geçmişimizi değerlendirmezsek, kripto hainlerin kucağında geleceğimizi heba ederiz.

Her türlü “Ama… Fakat…” başlangıçlı itiraz cümlelerimizi 24 Haziran sonrasına saklayalım.

Pire için yorgan yakan ahmaklardan olmayalım.

Bir çuval inciri berbat etmeyelim.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık