• 16 Eylül 2018, Pazar 18:34
MURATBAŞARAN

MURAT BAŞARAN

Aman Yarabbi!

 

Şöyle okkalı derin analizlerin olduğu…

Hatta her şeye rağmen birilerinin iktibas etmek mecburiyetinde kalacağı…

Dolu dolu, derin derin, ezoterik- okültik, mistik ve dahi ontik- eksantirik çözümlemeler için mideme kramplar sokuyorum… (Evet, bilerek ben sokuyorum…)

Sonra vazgeçiyorum.

Kaç tane öyle yarım bıraktığım yazı var; hesap edemezsiniz.

Birincisi mevzulara yetişemiyorum.

İkincisi her şey birbiriyle çelişiyor.

Yahut kestirmeden söyleyeyim; siz de rahat edin, ben de rahat edeyim: cahilim, cahil!

Xxx

Tam üçüncü havalimanındaki işçilerin tahta kurusu meselesine gireceğim…

Oradan da sevdiğim damatın Teknofest'ine bağlayacağım işi...

Ama...

Mahmutbey trafiğine takılıyor kafam.

Takılıyor çünkü, oradaki trafik Yavuz Sultan Selim Köprüsü açılınca bitecekti; bitmedi…

Oradaki trafik gişeler kaldırılınca bitecekti; bitmedi…

Şimdi bir yetkilinin “Dolar tekrar üç liraya inince trafik rahatlayacak!” açıklamasını bekliyorum.

Mala bağladım anlayacağınız.

Anlayacağınız ben bu oynaştan bir şey anlamadım.

Xxx

Gerçekten sağlık alanındaki gelişmeler akıllara zarar.

Şehir hastaneleri beş yıldızlı otel gibi.

Filan…

Ama Samatya’ya Reis veya Bakan koluma girip aniden gezmeye var mı; çok merak ediyorum.

Veya İstanbul’da benim götüreceğim başka hastaneler de var.

Zaten, iki sene sonra ikinci krizi geçirip yine anjiyo yapacak yer ararken Mimaroba’da açılan devletin şahane hastanesini teğet geçtik, sonra Büyükçekmece Devlet Hastanesini es geçtik, sonra Tüyap’ın karşısına, Gürpınar’ın girişine yeni yapılan yine şahane devlet hastanesini yok saydık, özel Kolan ile Özel ne bileyim ne hastanelerinden birine mahkûm kaldık.

Neden?

Beş yıldız konforundaki binaların içinde ya sağlık personeli yok, ya cihaz, ya da Türk’ün milli hastalığı kalp krizine vaziyet edecek bir birim…

Betona devam velhasıl…

Sakın bana mikrofon uzatmasın A Haber, fena çakarım… Ne sağlık kalır, ne huzur…

Savaş Ay’ı da rahat bırakın artık.

Sui misal emsal olmaz demiş ecdat. Artı tedavülden kalktı.

Ayrıca, yönetemediğimizin bin misali var, Silivri Devlet Hastanesi’nde iki defa başımıza rezillik geldi; hasta haklarında hasta hakkı ararken hastaneyi savunan görevli öfkemden dolayı savcılığa suç duyurusunda bulunmuş. Başhekim tonton da komşum çıktı iyi mi? Göz doktoru hasta seçip, sana bakmıyorum deyince, ilk önce başhekimi ziyaret etmiştim. Bir karış suratla karşılayınca, “Hasta olan ve canı sıkılan benim, sen niye surat asıyorsun” dediğimde önce bocaladı, sonra hasta haklarına havale etti. Gazeteci eskisi olduğumuzu öğrenince de kumpas peşine düşmüş garibim.

Halbuki sen oyna başhekimciliğini; ben hayattan vaz geçtim, sana mı takacağım!

Xxx

Bak vatandaş modu; ne güzel…

Trafik tamam.

Sağlık tamam.

Emekli maaşında sıra…

Yahu on yıldır ilk defa Temmuz’da yüzde 10 zam almıştık ya…

Keşke almasaymışız…

Öyle fena burnumuzdan geliyor ki…

Aman Yarabbi…

Yok stokçusuymuş, yok zam fırsatçısıymış, yok bilmemneymiş…

Kimi kime şikâyet ediyorsunuz; alooooo!

Ekonomiye kim bakıyor? Hazineye? Maliyeye?

xxx

Mehmet Yoldaş… Samsun’dan yer bak bize… Orada “Azıcık aşımla…” oluyor hala demek ki…

İstanbul fena!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık