• 03 Temmuz 2018, Salı 22:26
MURATBAŞARAN

MURAT BAŞARAN

Ah be Muharrem!

 

O kadar insan sana umut bağlamıştı.

Gençtin. Enerjiktin. Uzatmaları oynayan bir partinin yeniden kıpırdaması sayende olabilirdi.

Üstelik başkanlık yarışında aldığın yüzde 30’luk oy üzerine milyonlarca insan katı gerçeklerin ilmi olan matematiği hayal ve hülyalarıyla mutluluğun resmini çizmek için evirip çevirip içinden tavşan çıkan sihirbaz şapkasına döndürdü.

“Bu sefer olmadı ama bir dahakine kesin…” hayalleri, gençliğin, enerjin, koşturma potansiyeline rağmen -henüz onların birçoğu farkında değil ama- çöpe gitti.

Çünkü Muharrem, yazdığın şiirlerle de genlerine sinmiş abazanlığın ve üstelik evli kadınlara çektiğin ayıp mesajlar asla peşini bırakmayacak.

Hani söylemesi ayıp, zamparalığı da eline, yüzüne, paçana bulaştırmışsın…

Genel Müdür Kemal’in baş döndüren çarkçılığından CHP seçmeni illallah etmişti.

Vallahi sen ona tur bindirdin.

Lafının yankısı bitmeden tornistan etmen, siyasetin kaldıracağı bir durum değil.

Tamam, siyaset- politika manevrayı kaldırır ve üstadlarınız “dün dündür, bugün bugün” meşrepliydi ama hiçbir balonunuz 24 saati çıkaramıyor… Daha şişmeden sönüyor hepsi…

Bilim diyorsun, endüstri 4.0 diyorsun, altından bulanık bir öğretmenlik çıkıyor.

Fizik öğretmeni= bilim insanı/ kimse yemedi Muharrem. 

Orada da doğuya gitmemekten tut, FETÖ dershanesi bulaşıklığın, ardından yasal olmayan yollarla dershane çalıştırmak vs. bin türlü sıkıntı.

Zaten üfürdüğün sözde bilimsel fişekler, çoktan Türkiye’nin gündeminde yerini bulmuş. Mekatronik diyorsun, kaç üniversite kaç yıldır bu branşta mezun veriyor haberin yok. Bor’dan bahsediyorsun, bora batıyorsun.

Genel Başkanlık yarışında yerin dibine soktuğun genel müdürün sana başkan adaylığı havucunu gösterince, “gel bakiimmm” çağrısına fırlayışın herkesin hafızasında…

Mecliste bir ara ne güzel vatansever hallerin vardı. PKK uzantılarına gayet güzel verip veriştiriyordun. Aday olduğun gün kapılarında dolaşmaya başladın. Diyarbakır mitingin adeta örgüt mitingi haline döndü, hiç rahatsız olmadın.

Sonra siyaset öyle kızıp ağzını bozmaya gelmez…

Nedir o polise çemkirmen… Bütün milletin yüzü kızardı. Bu millet “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” höykürmeli sonradan görme magandalardan nefret ediyor. Bunu bilmen lazım.

Bilmen lazım ama mitingde selfie çektirmek isteyeni sahneden atıyorsun, sana ulaşmak isteyen çocuğu azarlıyorsun…

Eğer sen çarkçıbaşına “Onursal Başkanlık” teklif edip, partinin başına geçme hevesi göstermeseydin siyasi bir mizah olarak hatıraların arasına kaldıracaktım seni de yaptıklarını da…

Ama koltuk uğruna o kadar kepazeliği için aldı, “onursal başkanlık”la da sıvadın yani…

Yılmaz Özdil ilk defa haklı galiba…

Nasreddin Hoca’nın sirke fıkrasındaki gibi, genel müdür olmasın da kim gelirse gelsin umudu, seninle birlikte endişeye dönüştü.

Gerçekten genel müdür senin yanında daha bir makul görünmeye başladı ki, Bekri Mustafa’nın imamlığına denk bir durum sergiliyor vatanımız için…

Velhasıl…

Vah benim solsuz Türkiye’m…

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık