• 21 Ekim 2019, Pazartesi 15:56
MURADÖZDİL

MURAD ÖZDİL

Sümeyye'nin oyun bahçesi...

SÜMEYYE’NİN OYUN BAHÇESİ: KADEM
Günlerdir yazıp yazıp siliyorum bir kenarda şu meşhur KADEM hakkında. Ehl-i sünnet alimlerimizden “namuslu” olanlarımız, efkar-ı umumiyeyi dert edinen büyüklerimiz kendi disiplinlerinin çerçevesinde KADEM denen ucubeliği ve meşhur İSTANBUL SÖZLEŞMESİ sapıklığını eleştiriyorlar hatta yerden yere vuruyorlar. 
Puştmodern çağın kayığında “ailenin parçalanması” ve türlü sapkınlıkların yaygınlaşmasının kayığına binmiş olan KADEM’in nereye gittiğini sorguluyorlar. 
KADEM’in kapıda son model jeepli ve kimbilir kaç milyonluk malikaneli ÜST DÜZEY YÖNETİCİLERİ de şeytani bir kibirle “SİZ DE  KİM OLUYORSUNUZ!” tavrıyla karşılıyorlardı ortadaki itiş kakışı. 
Yönetiminde Sümeyye ERDOĞAN’ın olduğunu biliyoruz ancak sessizliğini koruması bir umuttu biz “MÜSLÜMANLAR” için… 
Umudun hayal kırıklığına dönüşeceğini seziyordum tabii ki. Hayal kuranlar kırılıp inciniyorlar. 
İnsan üzerinden kırılan hayallere çok alışık bir asosyal sosyopat olarak “kurulmayan hayalin kırıklığı olmaz” düsturuyla bende kırıklık ve incinmeye yol açan durumlar “öfke” açığa çıkarıyor. 
Ve Sümeyye ERDOĞAN konuştu: 
“KADEM olarak bizim anlayışımızda kadın ve erkeğin iki cins olarak yarıştırılması yoktur. Adalet zemininde birbirini tamamlayan kadın ve erkek anlayışımız vardır. Kadınlar Allah karşısında tek başına hesap verecektir. Tüm sorumlulukların en başında bir kuldur. Kendi iradesiyle hareket etmesi gereken bir bireydir.”
Eskiden bu türlü laf salatalarını kendini “MİLLETİN SAHİBİ” zanneden Kemalist Sabetayist (özü ve aslı Yahudi) Mavi Kanlı Efendizade Beyaz Türklerden duyardık. Milletin dinine yabancı, kültürüne yabancı, örfüne adetine yabancı ve dahası DÜŞMAN… 
Şimdi KADEM’in KADIN EFENDİLERİNDEN duyuyoruz… 
KADEM meselesine maalesef bizim saygıdeğer ağabeylerimiz kendi displinlerinin çerçevesinden yaklaştılar ve sorunu ıskaladılar. 
KADEM ucubelerinin sorunu PARAYI BULMUŞ OLMAK sadece… 
Ve bu haliyle İSLAM ELBİSESİ kendilerine dar geliyor… 
Sağdan soldan kırık dökük az feminizm okumuşlar, az felsefe, az ekönömi (kasten böyle yazdım) ve yalnızca bir dertleri var…
SONRADAN GÖRMELİKLERİNE dindarlığı uydurmak. Tabii ki bunu da KASABALILIKLARININ verdiği KABALIKLA “zücaciye dükkanını kıra döke” yapıyorlar. 
MAL VE MAKAM SAHİBİ OLMAK onları şeytanın kucağına oturtmuş.
KİBİRLERİ bundan dolayı… 
Şeytan kadar merhametsizler ve bu yazımdan dolayı gazaba uğrarsam şaşırmam ve üzülmem de. 
Mutsuzluk ve öfke dolular bu MİLLET’e karşı. Bu milletin 80 yıllık mücadelesini “küçümsüyorlar”. Onlar daha kısa ve kestirme yollar biliyorlar…
Şu iktidar süresince milletin mücadele ettiği SABETAYCI EFENDİLERLE komşu oldular, aynı restoranda şen şakrak yemekler yediler, iktidarlarına ortak olduklarını hissettiler… 
Şimdi de memleketin sahiplerinin sopası olmuşlar ve “CAHİL SIĞIR SÜRÜSÜ” zannettikleri MİLLET’i  “modern dindarlar eylemek üzere EĞİTME, bireylik aşılama, ÇAĞDAŞ YARINLARA TAŞIMA” görevini SABETAYCI KAMALİST EFENDİLERDEN gönüllü olarak devralmışlar… 
Hayatında bir kere dahi erkeğinin iç çamaşırını yıkamamış, gömleğini ütülememiş, evladını sınır ötesi göreve uğurlamamış ve evladının canından endişe ederek geceleri uykusuz kalmamış KADEM KADIN EFENDİLERİ...
Milletin kadınlarına, analarına KADIN BİREY OLMAK öğretecek… 
İşte bu SONRADAN GÖRMELERİN düştükleri traji-komik durum… 
Sizin iktidarı paylaştığınızı zannettiğiniz ve kendinizi beğendirme yarışına girdiğiniz o SABETAYCI MAVİ KANLI EFENDİ zümresi arkanızdan HER YERLERİYLE GÜLÜYORLAR… 
Kendi aralarında BAŞARILARINI KUTLUYORLAR…
İçimizden çıkan ve iktidarın getirdiği hızlı varsıllaşma ve zenginleşmeyle içimizden çıkan bir grup UCUBE’yi yine bu ülkenin “DİNDAR HALKININ” başına musallat etmiş olmanın “COŞKUSUNU YAŞIYORLAR” kendi aralarında… 
KADEM KADIN EFENDİLER’e ne kıyafetlerinin “dini uygunluğu” , ne İstanbul Sözleşmesine açıktan tavır almamaları, ne LGBT yüryüşüne katılmış “BAŞI SARGI BEZLİ” beyni sakatların ulusal tv kanallarına verdikleri sapıkça röportajlara sessiz kalmaları hususlarında söyleyecek bir şey yok… 
Onlar hangi travmalarla beslendilerse onun davasını ŞEYTANİ BİR KİBİRLE sürdürmeye devam edecekler. Arkalarında PARALARI, kapılarında PAHALI ARABALARI, YÜKSEK MAKAMLARI ve bir de Sümeyye ERDOĞANLARI var…
Biz kim oluyoruz ki…
Biz “Müslümanlarız” ve sizi kendi halinize bırakıyoruz…
Siz bu “Allah katında yalnız haşrolacak özgür birey kadın” palavralarını kime anlatın biliyor musunuz…
Barış Pınarı harekatında evlatlarını şehid vermiş ANALARA anlatın yüzünüz tutarsa…
Ya da o KADINların dizlerinin dibine bir oturun da…
KADINLIK NEYMİŞ ÖĞRENİN! 

 

 

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


serkan özdil serkan özdil 21.10.2019 22:31

tespit doğru ağabey.

Mehmed ce Mehmed ce 22.10.2019 00:40

Böyle yazarların değersiz kaldığı bir ülkenin çivisi çıkmış demektir. Yerin altındakilerin maneviyatıda olmasa vay halimize kime desek boş gelio Allah c c sonunuzu hayretsin vesselam abim

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Site en altı
yukarı çık